futbol etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
futbol etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

1 Mayıs 2012 Salı

Gözünüz aydın olsun! Artık futbolu sevmiyorum!


Galatasaray, Bursaspor, Trabzonspor, Kayserispor, Konyaspor ve diğerleri..




Yayınladığınız bildirileri aşağıya not ettim. Numara çekmeyin ve oynanan oyuna figuran olmayın, eğer oyuna dahil değilseniz..

Bu bildiriler ucuz gaz alma metodudur.. Kimse yemez bu süslü püslü lafları..

Bu kirli ve lekeli düzene ya omuz vereceksiniz ya da susacaksınız..

Oysa sen yanma, ben yanma nasıl çıkılır, bu kaotik ortamdan?

Birazcık etik değerlere sahipseniz; bu düzenin değişmesi için maçlara ya geç çıkın ya da hiç çıkmayın!

Bir çift lafım da takım fanatiklerine..

Gayri meşru çocuk gibi nasıl ve kimden geldiği belli olmayan, o veya bu şekilde üzerinde tartışma yürütülen şampiyonluklara, birinciliklere sevinen garip insanlar; bu kadar mı aklınızı ve kalbinizi tutsak ettiniz?

‘Başkan parayı bul, ne yaparsan yap ama biz şampiyon olalım’ diyen zihniyetin zeka yoksunu sizleri bu futbol çöplüğünde kaderinize terk ediyorum.

Gözünüz aydın olsun! Artık futbolu sevmiyorum!

Neden mi?

Çünkü bu akıl ve izandan yoksun fanatik topluluğun izlediği lekeli ve şaibeli futbolu izlersem, bir süre sonra ben de onlar gibi gören gözlerin kör, duyan kulakların sağır, hisseden vicdanların kapalı olmasından korkuyorum..

Gelelelim yüzde 50 oyla iktidara gelmiş AK Parti’ye

‘Arkadaş, sporda şiddeti önleme, şikeyi, teşviğe son verme yasasını sonuna kadar uygulayın, spor hukukunun ve adli hukukunun vereceği cezalara herkes razı olacak’ deme yerine ‘gerekirse 3-5 yıl Avrupa’ya gitmeyelim’ diyen bir ülkenin Başbakanı varsa; o ülkede lafın bittiği yere çoktan gelinmiştir ve kritik eşik çoktan aşılmıştır..  

Ben böyle bir ülkede yönetilen futbolu artık izlemek istemiyorum..

Gelelim ayarlı TFF Yönetimine ve Başkanına..

Bir ülkenin futbol disiplin talimatı; şike, teşvik önleme ve caydırma yerine görmezden gelme, öteleme, erteleme amacını güdüyorsa bu ülkede futbolun köküne kibrit suyu çoktan dökülmüştür.. Yakın gitsin bundan sonra..  

Tüm kulüpler yarışma, rekabet laflarını sakın etmeyin ve kapatın kepenkleri artık, kendinize başka meşguliyetler bulun!

Yuh sizlere yuh! Ulan bu dünyada zevkle ve heyecanla takip ettiğim futbol oyununu da parayla zehirlediniz ya, yüz kere, bin kere yuh diyorum..

Yazımın sonunda kulüplerin yayınladığı bildirileri aynen aktarıyorum, ister okuyun, ister okumayın…

Galatasaray’dan işte o açıklama...

"Türkiye Futbol Federasyonu’nun bugün açıkladığı kararlar, kamuoyu vicdanında büyük bir hayal kırıklığı yaratmıştır. Bu kararlar Türk kamuoyunun zekâsıyla alay etmek, adalet duygusunu hiçe saymak ve uluslararası kuralları görmezden gelmektir.

TFF bu tutumuyla Türk futbolunu telafisi mümkün olmayan bir çıkmaza götürmektedir.

Başından itibaren Galatasaray’ı şike çamuruna bulaştırma çabası ve “bu sürece Galatasaray’ı da dahil edebilirsek işin içinden daha kolay çıkarız” zihniyeti bugün somut biçimde ortaya çıkmıştır.

Bu durum açıkça göstermektedir ki, TFF yönetimi artık Türk Futbolunu temsil eden, haklarını savunan, futbolumuzu ileriye götürmeye çalışan bir organ olma niteliğini kaybetmiştir.

Galatasaray Spor Kulübü bu nedenlerle TFF yönetiminin Türk futboluna daha fazla zarar vermeden derhal istifa etmesinin zorunlu olduğuna inanmaktadır.

27 Ocak tarihli TFF Genel Kurulunda büyük bir çoğunlukla alınan 58. maddenin değiştirilmemesi yönündeki kararının hiçe sayılmış olması etik kuralların ne denli benimsendiğinin açık bir göstergesi olup, en üst organı olan Genel Kurul kararının aksine hareket etmekle TFF yönetimi daha da ağır maddi ve manevi sorumluluklar almış ve ülke futbolu adına çok büyük riskler altına sokulmuştur.

Tekrar belirtmekte yarar görmekteyiz : Galatasaray Spor Kulübü olarak bugüne kadar hiç bir kulübün, hiç bir şahsın cezalandırılması ya da verilecek cezanın şu ya da bu şekilde olması yönünde ne açık, ne de kapalı kapılar ardında bir talebimiz olmamıştır. Arkasında durduğumuz ve taviz vermeyeceğimiz tek ilke, sürecin adil, hukuka uygun ve inandırıcı biçimde yönetilmesi, futbolumuz adına kamu vicdanının tatmin olacağı kararların alınması yönünde olmuştur. Ancak bugüne kadar sabır ve iyi niyetle izlediğimiz süreçte gelinen nokta ne yazık ki, gerçeklerin “halı altına süpürülmesinden” başka bir sonuç doğurmamıştır.

Galatasaray Spor Kulübü Yönetim Kurulu olarak tüm camiamızın ilk günden itibaren sürdürdüğü soğukkanlı duruşundan taviz vermeyeceğine, herhangi bir provokasyona alet olmayacağına inancımız tamdır."



Bursaspor'un resmi internet sitesinde yayınlanan ve TFF'nin kararına tepki içeren mesajda şu ifadeler yer alıyor:

"3 Temmuz’dan bu yana Türk futbolunun kaderini büyük ölçüde etkileyecek bir süreçten ve sınavdan geçiyoruz.

Bursaspor Kulübü olarak Türk futbolunun geleceğinin dizayn edileceği bu süreçte üstlendiğimiz tek rol vardır, o da 16 Mayıs 2010 tarihinde elde ettiğimiz tertemiz şampiyonluk ve gerçekleştirdiğimiz Anadolu devrimidir.

Bunun dışında, şike soruşturması da dahil olmak üzere bir başka şaibeli olayla ilgili ismimiz bile geçmemektedir. Büyük Bursaspor taraftarıyla birlikte yönetimimiz, futbolcularımız ve teknik adamlarımızın içi son derece rahattır.

Ancak, Türkiye Futbol Federasyonu Yönetim Kurulu tarafından, haklarında bir çok iddia ve belge bulunan kulüplerle birlikte, sürecin mağdur tarafı olduğumuz halde Profesyonel Futbol Disiplin Kurulu’na sevk edilmiş olmamızı makul görmemiz kesinlikle mümkün değildir.

Bursaspor Kulübü, bu süreçte bazı kulüplere isnat edilen suçlar nedeniyle zarar görmüşken, sportif başarımız, belki de şampiyonluğumuz elimizden alınmışken ve adaletin tecelli etmesini beklerken yaşanan bu gelişmeyi dikkatle takip etmekteyiz.

PFDK aşamasından sonra verilecek kararın ardından, eğer adaletin tam olarak gerçekleşmediğine dair en ufak bir şüpheye sahip olursak ve bu gelişmeler doğrultusunda UEFA’dan gelebilecek bir yaptırım nedeniyle kulübümüzün zarar görmesi durumunda tazmin hakkımızın tarafımızdan saklı tutulduğunun bilinmesini isteriz.

Bu arada son genel kurul toplantısında oy kullanmayarak ve hatta genel kurul salonuna dahi girmeyen tek kulüp olarak, baştan beri muhafaza ettiğimiz dik duruşumuzdan asla taviz vermeyeceğimizi de bir kez daha kamuoyuyla paylaşırız."

Açıklamanın nasıl yankı bulacağı merakla bekleniyor.



İşte Kayserisporı kulübünün bildirisi...

"Hatalı hakem kararları ile mağlup edilerek şampiyonluk yarışından alıkonulduğumuz Manisaspor Maçı dolayısıyla; Türkiye Futbol Federasyonu’nun Kulübümüzü de Disiplin Kurulu’na sevk etmesi utanç verici bir karardır.

Bu karar; rezalet bile değildir, ötesinde bir kelime icat etmek artık zorunludur.

“Hiçbir şike bulgusuna rastlamadık; ama herkesi disipline sevk ediyoruz.” ifadesi; kabul edilemez bir çelişkidir.

Böyle bir sebeple Kulübümüzün Disiplin Kurulu’na sevk edilmesi onur kırıcıdır ve küme düşürülmekten bile ağırdır…

Kulübümüz, yaşanan bu kepazeliğe ortak olmayacak ve savunma yapmayacaktır…

Bu kararı alarak herkesi pisletme amacı güdenler, kendi oyunlarına devam etsinler…

Kayserispor Yönetim Kurulu"



Galatasaray’dan ihtarname

Galatasaray yönetimi, kendilerini Profesyonel Futbol Disiplin Kuruluna sevkeden ve Futbol Disiplin Talimatı’nın 58. maddesini değiştiren Türkiye Futbol Federasyonu’na jet hızıyla ihtarname çekti ve "tazminat davası açarız" dedi. Dün yapılan yönetim kurulu toplantısından sonra Futbol Federasyonuna istifa çağrısı yapan sarı-kırmızılılar, daha sonra kulüp avukatları aracılığıyla bir ihtarname hazırladı. İhtarname, akşam saatlerinde Futbol Federasyonu’na gönderildi.

Çekilen ihtarnamede, Futbol Federasyonu'nun aldığı kararlar neticesinde Türk takımlarına UEFA'dan bir ceza verilmesi ve kendilerinin de Avrupa kupalarına gitme hakkının ellerinden alınmaları halinde, kulüp halinde uğrayacakları yüksek orandaki maddi kaybın giderilmesi için gerekli tüm hakların kullanılacağı ve tazminat davası açılacağı bildirildi. Başkan Ünal Aysal’ın imzası ile gönderilen ihtarname, tüm yönetim kurulunun görüşü alınarak hazırlandı.

Böyle bir durumda uğrayacakları tüm zararın futbol federasyonunu tarafından karşılanması için dava açmaya karar veren sarı- kırmızılılar, gelecek olası cezaya ve süresine göre, tüm şampiyonlar ligi ve tribün gelirlerinin hesaplanarak, ortaya çıkacak rakamı Futbol Federasyonundan talep edecek.



Galatasaraylı ve Trabzonsporlu taraftarlar UEFA Başkanı Michel Platini’yi e-mail yağmuruna tuttu..

TFF’nin 58’inci maddeyi değiştirmesini protesto eden Galatasaraylı ve Trabzonsporlu taraftarlar, hazırladıkları faks metnini UEFA Genel Merkezi’ne göndermeye başladı. UEFA Başkanı Platini’ye hitaben İngilizce ve Türkçe yazılan metin şöyle:



“Sevgili Platini, TFF hakkında disiplin talimatnamesinin 58. maddesini değiştirmek sureti ile şikeyi yasallaştırdıkları için resmi şikayette bulunmak istiyorum. Bu değişikliğin ana amacı sizin de bildiğiniz gibi geçen sezon bir çok maçta şike yapmış olan Fenerbahçe’nin küme düşürülmesini engellemektir. Şahsınızın ve Bay Infantino’nun da defalarca belirttiği üzere bu madde federasyonların değil UEFA ve FIFA’nın olmazsa olmaz maddesidir ve bütün federasyonlar bu kurala uymak zorundadır. Lütfen bu konuda acil hareket edin ve Türk Futbolunu kurtarın.

Türk Futbolundaki siyasi müdahale ve haksız muamele hemen şimdi durdurulmalıdır. Türk futboluna disiplin talimatlarınızı uygulamak sureti ile bugünden geç olmamak koşulu ile adaleti getirin.”



"Dear Mr. Platini,

I would like to make an official complain about Turkish Football Association for legalising match fixing by announcing the change of article 58 of Diciplinary Procedure. The only aim of this change is to save Fenerbahçe SK from relegation that you know were involved in several match fixing activity last season. As yourself and Mr. Infantino mentioned several times, this is UEFA's and FIFA's must have diciplinary act and all Federations have to obey this rule. Please take prompt action on this matter and save Turkish Football. Political interfere and unfair treatment in Turkish Football must be stopped now. Bring justice to Turkish Footbal by following your diciplinary procedures no later than today."



Konyaspor'dan TFF'ye bombardıman!

Bank Asya 1. Lig ekibi Konyaspor'un Kulüp Başkanı Ahmet Şan, Türkiye Futbol Federasyonu (TFF) Yönetim Kurulu'nun son toplantısında yaptığı 58. madde değişikliği ve şike olayları hakkında verdiği kararları anlayamadıklarını, ortaya çıkan tabloda futbolun artık bir oyun olmaktan çıktığını üzüntüyle gördüklerini söyledi.

Konyaspor Kulübü Başkanı Ahmet Şan, kulübün resmi internet sitesine yaptığı açıklamada, TFF Yönetiminin önemli bir fırsatı yanlış bir kararla elinin tersiyle itip futbolu kaostan kurtaramadığını belirtti. Ahmet Şan'ın konu ile ilgili yaptığı açıklama şöyle;

"Türkiye'de şu an gelinen noktada bir kulüp başkanı olarak bende dahil insanlar futboldan nefret eder hale geldi. Türkiye Futbol Federasyonu'nun aldığı son kararı anlayabilmiş değiliz. Futbolda Süper Final oynanıyor. Oyuncular sahada birbirlerini boğazlıyor. Bunu birilerinin çıkıp izah etmesi gerekiyor. Bu maçlarda o oyuncuların davranışları diğer statlarda da örnek teşkil ediyor. Bir hakem kararına inanılmaz tepkiler veriliyor. Buna rağmen kart gösterilmiyor. Seyircisiz maçlar da şimdi bayanlara ve çocuklara açıldı. Ceza ve yaptırım yok. Şike sahaya yansımadı deniliyor.

Kamu vicdanı diye bir şey var. O kadar tapeler ve klasörler nereye gitti? Eğer bu işler yapanın yanına kar kalacaksa Türk futbolu bugünden itibaren bitmiştir. Şike yapılan bir sezonda Bucaspor, Konyaspor, Kasımpaşa küme düştü. Bu kulüplerin adı hiç geçmiyor. Bu takımların uğradığı zararların telafisi diye bir konu hiç gündeme gelmiyor. Şimdi ceza veriliyor ama suç ortada yok. Bu nasıl iş? Eğer bu zihniyetle gideceksek ne Avrupa'ya gidelim ne de futbol oynayalım. Bırakalım futbol oynanmasın. Dünyanın en önemli işi mi sanki futbol?

Türkiye Futbol Federasyonu'ndan ve karar mercilerinden bu kararlarını tekrar gözden geçirmelerini istiyorum. Bu Türk futbolu için tarihi bir fırsattı. Bu fırsat tepildi. Sırf bazı kulüplerin ekonomik kayıpları olmasın diye bu kararlar alındı. Altın yere düşmekle değer kaybetmez. Yine altındır. Ne olurdu birkaç takım cezalandırılıp Bank Asya 1.Lig'de mücadele etseydi. Tekrar şampiyon olup çıkabilirdi.

Taraftarlarımıza bu maçların bir oyun olduğunu bilmesi ve ona göre hareket etmesini, başka herhangi bir hesabımız ve çıkarımızın olmadığını bilmesini istiyoruz. Diğerleri ne yaparlarsa yapsınlar. Onlar her sene şampiyon olsunlar, Avrupa'ya gitsinler. Gelinen noktada alınan kararların kamuoyunu gözünün içine bakılarak alınmasını ben şahsen bir kulüp başkanı olarak yakıştıramıyorum. Biz mücadelemize futbol olarak devam edeceğiz. Şehrimizi temsil etmek adına buradayız. Futbolcularımız saha içerisinde oyun kuralları çerçevesinde mücadele edecek. Biz kesinlikle mazerette aramıyoruz. İçerisinde bulunduğumuz ekonomik durum ve diğer sıkıntılar belli. Oyuncularımız bugüne kadar bu takımı iyi getirdiler. Sonuçta Süper Lig'e çıkarız veya çıkmayız. Ama bu konuda bizim çabalarımız sonuna kadar devam edecektir. Söylenecek ve konuşulacak çok şey var. Ben tüm yetkililerden biraz daha aklıselim davranmalarını istiyorum."

9 Nisan 2012 Pazartesi

Muslera penaltısı nelere kadirmiş..


Galatasaray Kalecisi Muslera, penaltı vuruşu yaptı, kıyamet koptu.. Denmeyen laf kalmadı yahu.. Ne ahlak kaldı, ne etik değerler kaldı, ne centilmenlik kaldı..



Manisaspor düşmeyi garantilediyse bunun Galatasaray takımıyla ne alakası vardır.. O zaman düşmeyi garantileyen takımla maç yapılmamalıdır.. Manisaspor sahaya çıkmayıp hükmen mağlup olsaydı keşke.. Hani Galatasaray yenmesiyle hem küme düşmüş, hem de kalecisine penaltı attırmış olsa ehhh amenna diyeceğim..

Ey futbol tacirleri! Futbol oyunu show ve para olduğuna göre Muslera penaltı değil serbest vuruş, çift vuruş, tek vuruş, korner vuruşu bile yapabilir yahu..J Bu penaltı enstantanesinin, saydığınız değerlerle ne alakası vardır.. Keyif alın!

Orta yerde atmaya hak kazanılmış bir penaltı kararı vardır. Bu penaltıyı ister kaleci atar, ister defans oyuncusu atar, kimi, nasıl ilgilendirir yahu..

29 Mart 2012 Perşembe

Türkiye Futbolu idam sehpasında…


Yorum ve analizime geçmeden mevzuya ısınalım mı? Tamamdır, orijinal haliyle alıntı metni aynen veriyorum:



Gazetecinin sorusu: Şike konusunda da siz "Suçun şahsiliği" vurgusunda bulunmuştunuz...


Başbakan Erdoğan’ın yanıtı: Doğru. Platini'ye söyledim. O da "Haklısınız ama uygulama böyle" dedi. Ben de "Düzeltelim, o zaman" dedim. Şike sahaya yansımış mı bakılır ve karar ona göre verilir. Aksi halde kulübü cezalandırmak neden? Para cezası vermek neden? 8 takım birden ligden düşerse ne olur, futbol biter. Ceza davası ile futbol federasyonunun kararını birbirinden ayırmak lazım.
Platini'ye de İngiltere örneğini verdim. Orada holiganlar yüzünden Thatcher İngiliz takımlarının Avrupa'ya çıkışını 5 yıl yasakladı. Ne oldu? Kendi aralarında gayet güzel devam ettiler. Döndükleri sene de şampiyon oldular.


Türkiye Futbol Federasyonu Başkanı Yıldırım Demirören, ne diyor?

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın İngiltere’deki ’Margaret Thatcher modeli’ ile ilgili açıklamalarına katıldığını, "Ben de Başbakanımızın düşüncelerine benzer konuşma yapmıştım. O zaman tepki ile karşılanmıştım. Ama işin gerçeği bu"



Vahim durumda gelinen nokta bu!



Sayın Başbakan ağzından ve TFF Başkanı tarafından desteklenen görüşün Türkçesi nedir?



Holiganların yol açtığı olaylarla baş edemeyen İngiltere; 29 Mayıs 1985 tarihinde oynanan Juventus-Liverpool maçında Heysel faciası yaşandı ve 39 kişinin ölümü üzerine UEFA, İngiltere’yi 3 yıl Avrupa’dan men etti ama o zamanın Başbakanı Theacher 5 yıl Avrupa kupalarından İngiliz takımlarını çekti ya..



Ehee..



3 Temmuz 2011 günü başlayan şike operasyonu sonucunda 8 takım küme düşmesi söz konusu olmuş, Bu 8 takımın içinde Fenerbahçe, Beşiktaş ve Trabzonspor varmış, bunların düşmesi gündeme gelirse; böyle lig olur muymuş?



Ehee..



Kimseye ceza vermeyelim, UEFA’ya da diyelim, biz 5 yıl gelmeyelim..



Ehee..



Sonra Avrupa arenasına tekrar çıkalım ve başarılı olalım..



Şimdi gelelim ‘5 yıl Avrupa’ya gitmeyelim’ söylemine dair düşünce ve analizime..



Valla da billa da çok kötü olur.. Şu an UEFA sıralamasında 11. sıradayız ve 5 yıl sonra 53 ülke arasında sonunculuğa düşeriz.. Şampiyonlar ligine 5 yıl sonra en az 3 eleme turu oynarız, şu an 5 takımla Avrupa kupalarına katılıyoruz, 5 yıl sonra 3 takımla ancak katılırız..



Valla billa çok kötü olur.. İngiltere futbolun beşiğidir, futbolun doğduğu ülkedir, bugün İngiltere; bir futbol takımı artık 12 oyuncu olacak derse hem UEFA hem de FIFA’da kabul görür.. Yani dünya futbolunda hala İngiltere söz sahibidir. Biz ise 5 yıl sonra hem takım hem milli maçlarda kazandığımız rekabet ve mücadele yeteneğimizi tamamen köreltir ve sıfırlarız.



Valla billa çok kötü olur.. Ligimiz 18 takımdan oluşuyor, 8 takımın şike davasında adı geçiyor ya, geriye kalan 10 takımın hakkını kim, nasıl öder?



Valla billa çok kötü olur.. Futbolumuz tamamen dibe vurur, gazozuna oynanan maçları kimse izlemez..



Siyaset ve futbol federasyonu geleceğe dair tezgahı hazırlamıştır. Hiçbir karar falan almayacaklar, UEFA’ya da 2012-2013 sezonu için takım bildirmeyecekler..



Yandık ki ne yandık!



Futbol severler lütfen tepkinizi koyun!



Mutlaka karşı cephe oluşturulmalıdır. Galatasaray, Bursaspor, Gaziantepspor, Orduspor, Karabükspor, Kayserispor, Gençlerbirliği, Antalyaspor gibi takımlar ayaklanmalıdır ve çok sert muhalefet göstermelidir.



Siyaset (AK Parti, CHP, MHP) ve TFF futbolumuzun idam fermanını hazırlamışlar, sehpaya çıkarmışlar, sadece sandalyeyi altından çekmesi kalmış..



Şike iddianamesinde adı geçen kulüplerin taraftarları da asla kabul etmeyecektir ve bu oldu bittiyi sindiremeyecektir..



Yaklaşık 8 aydır ayak süren TFF’nu ve siyasetin; bence futbolumuzun iflasını resmen ilan etmiştir.



Peki, siyaset niye böyle bir karar almıştır?



Belki (Anayasa Mahkemesi kanunu iptal ederse) 2012’de ama mutlaka 2014’de halk oyuyla Cumhurbaşkanlığı seçimi vardır. Yerel seçim var mart-2014 ayında.. Neden? Özellikle Fenerbahçe taraftarının çoğunluğu şike davasından dolayı AK Parti iktidarına karşı hoşnutsuz olduğu aşikardır. Türkiye’de en çok taraftarı olduğu Fenerbahçe olduğu efsanesi hep söylenir ya.. AK Partili, CHP’li, MHP’li milletvekilleri Metris’e gide-gele yoruldular yahu:)



Neyse ben geleceğe dair tehlikeyi görüyorum ve feveranlı bu yazıyı kaleme alıyorum.. 2012-2013 sezonuna bu kafayla girerlerse futbol izlemeyi kesin bırakırım..