23 Kasım 2014 Pazar

Galatasaray için kayıp sezonlar başladı..


Yok Ünal Aysal, yok Duygun Yarsuvat, yok Prandelli, kimi sayarsanız sayın; geçmişi geri getiremezsiniz ve bugüne çare edemezsiniz..

Kilit cümle şudur: Mevcut duruma göre ne yapılmalı, en az hasarla nasıl çıkılmalı?

Bence başkanından, ta sıradan Galatasaray taraftarına kadar herkes kafa yormalı ve en makul çözüme odaklanmalıdır..

Tabii şunu peşinen kabul etmek ve gerçeğimizle yüzleşmek zorundayız.
-2014-2015 sezonu kayıptır. Ötesi meçhuldür..

-Devre arasında özellikle yüksek maliyetli Muslera, Sneijder gibi en az 20 oyuncuyla ilişki koparılacaktır.

-En 2-3 yıl iddiadan uzak, bütçeyi ayarlama, dengeleme politikası izlenecektir.

İyi de Galatasaray’ı bu hale getirenlerden hesap sorulmayacak mı?

Valla dernekler kanuna göre futbol şirketi yönetilirse varacağı nokta burasıdır. Sorumsuz sorumlulukla yürütülen işlerden hiç fayda ve hayır gelmez..

Adam başkan ama sorumsuz..

Adam transferden sorumlu yönetici ama sorumsuz..

Herkes icraat yapıyor ama sorumluluğu almıyor..

Daha açık konuşursam; 20 milyona bir futbolcu alınıyor, sonra 5 milyona satılıyor..
‘’Kim aldı, niye aldı, neden zararına satıldı?’’ Sorularının karşılığını verecek ciddi bir mekanizma yoktur.

Bana kimse yok divan kurulu, yok genel kurul demesin, hiçbirinin yaptırım gücü yoktur, zaten hepsi de birbirinin tanışıdır..

Borsaya açık Galatasaray şirketi var ama, yönetim dernek gibi..

Bu külli olmaz ve yürümez..

Neden?

Dernek yönetiminde olanlar otomatik olarak şirket yönetiminde..

Neyse uzun mevzuudur..

Biz şimdi 800 trilyon borç, yüksek maliyetli oyuncular, kadroya bile alınmayan ancak parasını alan Ebue gibi ekstra harcamalar karşısında ne yapılmalıdır?

Yeni borçlanma mı?

Bence çok yanlış olur. Çünkü dökme suyla değirmen dönmez. Çare değildir.

İşte benim acil eylem reçetem:

-Futbol dışında tüm şubeleri geçici olarak kapatırım..

-Elimdeki yüksek maliyeti yerli ve yabancı tüm futbolcuları devre arasında satarım, gerekirse bedava veririm ki bu yükten kurtulayım..

-Ondan sonra kulübü bu hale getiren son 10 yıl yöneticilerini bir havuza toplarım, oluşturulacak etik komisyonunda tek tek kusurlarını bulurum ve Galatasaray camiasının bilgisine sunarım..

İşte Adnan Polat’ın Galatasaray’a zararı şudur, işte Ünal Aysal’ın zararı şudur diye..

Tamam şampiyonluklar yaşattı, futbolculuk yaptı ama, Fatih Terim de Galatasaray kulübüne maddi çok zarar vermiştir kanaatindeyim.

-Devlette acil olarak dernekler yasasını değiştirecek, kulüplere gelen başkanlar neden oldukları zarara mutlaka ortak edilecektir.. Böylece suyu bile üfleyerek içecektir.. Şunu da aldım, şunu da sattım gibi bol keseden atmayacak duruma gelecekler..

Sorumlu sorumsuzluk dünyanın hiçbir yerinde yoktur.. Hem Galatasaray Başkanı ol ve sorumluluğu üstlen, hem de hiç sorumlu olma.. Bu nasıl iştir? Ama işte yasalar da böyle bir boşluk maalesef vardır..

Son söz: Yeni başlangıç, her hafta acı çekmekten bin kere daha iyidir..

Not: Galatasaraylılar yorum hanesine düşüncelerinizi, fikrinizi paylaşın derim..


15 Kasım 2014 Cumartesi

Galatasaray markası satılır mı?


Galatasaray'ın eski futbolcusu Ümit Karan, ‘‘Galatasaray'ın mali yapısının oldukça kötü durumda olduğunu ve gizli gizli Ruslara ve Kazaklara satmaya çalıştıklarını’’ iddia etti.

Bu haberi ilk duyunca biraz irkildim ve ‘’Ne oluyor yahu?’’ dedim..

Sonra Galatasaray Kulübü Başkanı Duygun Yarsuvat, ‘’Hayır, yok öyle bir şey’’ dedi..

Aradan bir zaman daha geçince ve daha sakin düşününce ‘’Allah, Allah! Neden olmasın! Ne mahsuru var! Olabilir!’’ sözcükleri içimden döküldü..

Neden derseniz:

Valla Galatasaray markası ve ismi korunacaksa; Galatasaray taraftarı olarak beni hiç rahatsız etmez..

Dünyada örnekleri de yok değil hani..

İşte PSG, işte M.City, işte Chelsea…

Aslında marka ve isim olarak satın almaya değer bulunman bile harika bir gelişmedir..

Ha bu arada Galatasaray Kulübüne hizmet edeceğim deyip; kendi markalarını ve isimlerini yaratanlar için çok kötü bir duyumdur..

Artı, yok liseli, yok alaylı, yok Kıraç gibi kulüp içinde yaratılan hegemonyalar pat diye yıkılacaktır..

Malumunuz Galatasaray Kulübünün 800 milyona yaklaşan borç sarmalı vardır. Futbolculardan, basketçilerden parasını alamadığı için icraya verenlere mi bakarsın, FIFA’ya gidenleri mi ararsın,  takıma gerekli katkıyı yapmayanları mı bulursun.. Velhasıl hepsi vardır ve yaşanmaktadır..

Galatasaray Kulübü şu an itibarıyla zor ve acz içindedir..
(ACZ -Türkçe anlamı: Beceriksizlik. İktidarsızlık. Kuvvetsizlik. Güçsüzlük. Yapamamak.)

Diyelim ki bir Rus şirketi atıyorum GAZPROM teklif etti: ‘’İşte borcu kapatırım, 150 milyon dolar transfer harcaması yaparım, yeni takım oluştururum, Şampiyonlar liginde ve Türkiye’de hep kafaya oynarım’’ derse ne yapacağız?

Bana kalsa; önerinin hemen üstüne atlarım..

Ama Galatasaray’ın marka ve ismi üzerinden güç devşiren insanlar kabul eder mi?

Zor ama eninde, sonunda bu noktaya geleceklerdir..

Korkarım ki, geç kaldıkça marka ve isim sürekli değer kaybedecektir.

Daha kötüsü ise borç sarmalı bu hızla giderse; artık RİVA’yı satsan da bu girdaptan kurtulamazsın..

Diğer yandan suçlu ya da vebal aramaya gerek yoktur.. Olmuş, bitmiş ve bugüne gelinmiş.. Önemli olan yarını kurtarmaktır..


Bir Galatasaray taraftarı olarak düşüncem bu yöndedir.. Diğer Galatasaray taraftarlarının bu konuda görüş ve yorumunu merak ederim.. Yazının altına eklerlerse sevinirim..


26 Ekim 2014 Pazar

Gidene 4, gelene 4


Galatasaray Futbol Takımı, giden Başkan Ünal Aysal’ı 4 gollü Borisia Dortmund maçıyla uğurladı, gelen Başkan Duygun Yarsuvat’ı 4 gollü Başakşehir maçıyla karşıladı..

Giden başkana 4 gol, gelen başkana 4 gol hediyesi bomba gibi infilak etti..

Hem Dortmund maçında hem de Başakşehir maçında oynayan oyuncuların ruh durumları hiç sağlıklı değildi.

Hatta empati yaptım, kendimi o oyuncaların yerine koydum, ehh biraz da hak verdim.

Neden?

İddialara göre 3 aydır para alamayan bir oyuncu yerinde ben olsam, aynı şekilde davranırım.

Niye kendimi yırtayım ki, niye kendimi parçalayayım ki, niye kendimi sakatlanma riskine atayım ki..

Para mı ne zaman alacağım belli değil..

Hak ettiğim ücretleri, yıllıkları almak üzere belki FIFA’lık olacağım..

Ehee bu psikolojide futbolcu ne yapar?

Sahada dolanır durur, aynen Galatasaraylı oyuncuların yaptığı gibi..

Çare ya da öneri nedir?

Başkan Duygun Bey, ne yapıp ne edip futbolcuların parasını ödeyecek bu bir..

Prandelli’nin hemen bu gece ilişiği kesilecek, yerine Galatasaray’ı tanıyan Mustafa Denizli gibi bir teknik direktöre teslim edilecek bu da iki..

Ha tüm bu operasyon olsa bile başarı garanti mi?

Elbette hiçbir şeyin garantisi yoktur, hele futbolda.. Çok zor ama yeni başlangıçla bir şans yaratılabilir.


Ne olabilir?

Avrupa kupasında grubu 3.bitirip yoluna devam eder, ligde de sonuna kadar 4.yıldız için uğraşı ve mücadele verir..

İyi de tüm bu işlerin vebali kim ya da kimlerdir?

Valla iç ve dış çok aktörler vardır..

İçeride Ünal Başkan baş müsebbip oluyor..

Dışarıda ise iktidar çevresi, TFF ve diğer iktisadi kurumlar (işte SPK, iste Borsa gibi)..

Peki, donuk ve statik duruşla; yeni yönetim yoluna devam ederse ne olur?

Futbolcuların parası ödenmez ve Prandelli gitmezse; hem televizyon başında hem de stat içinde binlerce seyirci kaybeder.. Sezonu da ilk 5 dışında bitirir..

Bu kadar basit ve nettir..


9 Ekim 2014 Perşembe

Galatasaray Başkanı Kim Olur?


Duygun Yarsuvat mı, yoksa Alp Yalman mı?

Valla işin doğrusu çok önemsemiyorum.

Neden?

Bu derin Galatasaray’dan bıktım, usandım..

Hele illa ‘Galatasaray Lisesi’ mezunu olması başkanlık için önemli hatta olmazsa olmaz kriteri, hasta ediyor beni..

İnan Kıraç, yok şunu işaret ediyorsa, yok bunu gösteriyorsa, laflarına irrite oluyorum..

Aslında Galatasaray delegesine bir yerde dolaylı hakaret de yapılıyor.

Neden?

Galatasaray delegesi sanki özgür ve özgün seçim tercihini kullanmaktan yoksun, yetersiz havası veriliyor.

Esas Ünal Aysal Başkana bir çift lafım olacaktır.

Sayın Başkan, sizi 3 yıl önce seçildiğinizde destekleyen, her platformda öven bir Galatasaraylı olarak en hafifinden beni ‘sükutu hayale uğrattınız’..

Mali başarısızlığınıza hiçbir şey demem, çünkü olabilir.. Galatasaray’ın başarısı için bazı transfer harcamaları yapılmıştır, amma tutmuştur amma tutmamıştır..

300 milyon dolar borç Galatasaray kulübü için önemli mi?

Hem önemli hem de önemsizidir. Çünkü 1 milyar dolarlık RİVA arazisi vardır..

Galatasaray’ın borcunu en aza indireceğim sözünü yerine getirememen ayrı bir mevzuudur.

Sayın Başkan Aysal, 2014-2015 sezonu başlamadan tüm hazırlıkları yaptınız mı?

Evet.

Yeni teknik direktör ve yeni futbolcular buldunuz mu?

Evet.

Kamplar, hazırlıklar 4.yıldız için ant içtiniz mi?

Evet.

Lig başladı ve 3 hafta oynandıktan sonra siz nereye gidiyorsunuz Sayın Başkan?

Burası Galatasaray kulübüdür, hem ciddidir, hem de Avrupa davranış standartlarını özünde taşır.

Küsüp, kızıp gitmek neyin nesidir Sayın Başkan Aysal?

Hani sizin iş aynen şuna benziyor: tüm kontroller ve hazırlıklar tamam, uçak gideceği rotaya kalkışa geçiyor, yolcunun biri diyor ki, ‘’durdurun uçağı, ben ineceğim’’

Sayın Başkan, siz insanlarla dalga mı geçiyorsunuz?

3 yıl boyunca tüm iyi yaptıklarınızın yanında bu hareketinizle her şeyi sıfırladınız. Gelecekte maalesef iyi anılmayacaksınız, en azından benim nezdimde..

Yazık ettiniz sizi destekleyenlere…



12 Nisan 2014 Cumartesi

Galatasaray Kulübü Başkanı Ünal Aysal’a açık mektup..

Bugün Sivasspor-Galatasaray maçını izledim, kesin kanaate eriştim ve bu yazıyı kaleme almayı, Galatasaray’ın yararına gördüm..

Sayın Başkanım!

Hemen lafa giriyorum. Futbol takımını sabote eden hatta ihanet eden maalesef bazı oyuncular vardır..

Galatasaray-Fenerbahçe derbisinde maçın sonlarına doğru kaptanlık pazubandı atan, formasını teslim edecek görevli arayan Selçuk İnan’ı affettiniz, Sivasspor maçına ilk 11’de kaptan olarak çıkardınız ama bence büyük hata ettiniz..

Oysa hiçbir futbolcu üstünde taşıdığı Galatasaray formasından ve koluna taktığı kaptanlık pazubandından asla büyük değildir.. Dünyanın 1 numaralı futbolcusu bile olsa, o taşıdığı şerefli formaya gerekli özeni ve itinayı göstermek zorundadır..

Sayın Başkan!

Satırı vurmazsanız, satırı size vururlar.. Eğer dirayetli başkan tavrını göstermezseniz, sizi dirayetsiz hale getirirler..

Daha açığını söylüyorum Sayın Başkan!

Acırsanız, acınacak hale gelirsiniz..


İzlediğim Sivasspor-Galatasaray maçında, hissiyatım ve aklım doğrultusunda dimağıma düşen, yüzde 99 oranında gerçek şudur:

Selçuk İnan, Burak Yılmaz, Ebue maçı sabote ettiler ve resmen Mancini’yi sattılar.. Dolayısıyla Galatasaray’a ve Sayın Başkan size ihanet ettiler..

Hemen bu 3 futbolcu ve varsa diğerleri süresiz kadro dışı bırakılmalıdır.. Çünkü Galatasaray takımını saran bu kanserden ancak keserek kurtulabilirsiniz.. Galatasaray olarak bugün biraz acı duyarız ama yarınlarımız bizim olur..

Tüm Galatasaraylılar adına çok üzgünüm ama birisinin ’kral çıplak’ demesi gerekiyordu ve ben diyorum..

Hiçbir futbolcu, televizyondan, stadyumdan izleyen binlerce Galatasaraylıların zekasıyla alay edemez ve bizleri aptal yerine koyamaz..

Sayın Başkan!

Bu hayati operasyonu yapamazsanız; size kesinkes operasyon yapacaklardır.. Böylece Galatasaray daha kötü  ve belirsiz günlere yelken açacaktır..

Dilim döndüğünce, aklım erdiğince benim söyleyeceklerim bu kadardır. İster böyle yaparsınız, ister öyle Sayın Başkan!.. Desti kırılmadan çareyi böyle buldum, ya siz?..


25 Mart 2014 Salı

Evine dön Mancini!


Başlığı anlamama durumunu karşın İtalyanca da yazıyorum:

Torna alla home MANCİNİ

Olmuyor, olmuyor, olmuyor..

Tutmadı, tutmadı, tutmadı..

Bugünden sonra ısrara gerek yoktur. Çünkü hem MANCİNİ hem de Galatasaray daha çok zarar görecektir.

Ligin kalan 8 maçı için takımı; Tugay Kerimoğlu hazırlasın ve yönetsin, sezon sonu ise Galatasaray başka bir teknik adamla anlaşsın..

Bu arada düşene tekme vuran çok olur ya, bir tekmede Maliye vurmuş.. Yok, Galatasaray Kulübü bilmem ne bileti satmış, hem o, hem de ceza, toplam 108 trilyon..

Maliye Bakanlığı Galatasaray'a teberrulu kesilen maç biletleri yüzünden 54 milyon TL'lik vergi, 54 milyon TL tutarda vergi cezası olmak üzere 108 milyon TL'lik ödeme kararı çıkardı.


Bu haberi duyar duymaz; aklıma hemen Galatasaray Kulübü Resmi İnternet Sitesi’nden ‘Twitter’ açıklaması geldi..

Ne diyordu o açıklamada? İşte ‘’Twitter özgürlük alanıdır, kapatılamaz’’ mealinde ifadeler..

Sen misin onu diyen?

Öyleyse, al bakalım, sana 108 trilyon hediye..

Galatasaray Başkanı Ünal Aysal, amma şundan, amma bundan en baştan beri Başbakan Erdoğan ile hiç anlaşamadı..

Nereden bakarsanız bakın, Galatasaray cenahında işler iyi gitmiyor, hızla krize doğru kulaç atıyor..


22 Mart 2014 Cumartesi

Eyvah, Eyvah! Galatasaray yandı..


Aslında Kayserispor maçının ‘zor olacağını, güç geçeceğini’ gündüzden hissettim..

Neden?

Chelsea maçı sonrası yöneticiler kavgalı, futbolcular kavgalı, teknik direktör herkesle kavgalı ve Drogba vakası..

Ehee böyle bir takımda konsantrasyon sıfır olur, hiçbir oyuncu sorumluluk almaz ve en kötüsü ligin sonuna kadar bu karmaşıklık devam eder..

Maalesef lig ikinciliği çok büyük risk altındadır..

Tek bir şansı var.. Çarşamba günü oynayacağı Ziraat Türkiye Kupası yarı final maçındaki rakibi Bursaspor çok formsuz ve Galatasaray’ın durumunu aratmıyor.. Turu geçer, Mayıs ayı sonunda final oynayıp Ziraat Türkiye Kupasını alırsa; sorunlara bir nebze pansuman olur..


19 Mart 2014 Çarşamba

Hem Galatasaray hem de Mancini Uyudu..


Chelsea-Galatasaray 2-0 dejavusu..

Maç bitti, ‘acaba bu olay dejavu mu?’ dedim içimden?

Böyle bir maçı izledim ben..

Evet, Fenerbahçe-Galatasaray maçı..

Hiç korner atamadığımız, Fenerbahçe ceza alanına hiç giremediğimiz, 2 gol yediğimiz maçın sanki turnusol kağıdı..

Drogba, maalesef Chelsea jübilesi gibi oynadı, Mancini, Karabük maçının 89.dakikasında almakla ne kadar haklı olduğunu kanıtladı..

Drogba, Galatasaray için bu günden sonra ne kadar yararlı olabilir, büyük soru işaretidir.

Hayır, 2-0 yenilirsin ama hiç mi tepki verilmez, anlayamadım..

Bu arada Mancini için sezon sonu hesaplaşması başladı artık..

Kalan 9 lig maçı nasıl sonuçlanırsa; Mancini kalır ya da gider..


18 Mart 2014 Salı

Ahmet Çakar-Rasim Ozan Kütahyalı arasında söz düellosu


Beyaz TV’de yayınlanan ‘Derin Futbol’ isimli ‘futbol üzerine tartışma’ programını 3 yıldan beri izlerim..

Özellikle bu yayın döneminde reyting sıkıntısı baş gösterdi. Ellerinde görüntü olmadığı için pozisyon anlatımı yok, hakem hatası anlatımı yok, geri al-ileri al deme şansları yok, en büyük hazine olan şike davası da yok..

Ehee ne olacak o zaman?

Ultra uçuk iddiaları gündeme getirme reyting yükseltme aracı gibi olsa da hem kanalın hem de iddiayı ileri süren yorumcunun mahkeme kapılarına düşmesi, bu yolu da kapattı..

Geriye yorumcuların birbirlerine sözlü saldırısı kalıyordu. İlk olarak yanlış anımsamıyorsa 5-6 ay öncesiydi, Rasim Ozan Kütahyalı ile Ümit Özat kapıştılar.. Bağrış-çağrış arasında geçen program bayağı reyting aldı.. Neyse bir sonraki programda barış çubuğu tüttürüldü ve konu kapandı.

Ne yapalım, ne edelim derken; Rasim Ozan Kütahyalı ile Ahmet Çakar kafa kafaya geldiler.. Önce Ahmet Çakar, ‘’kendime lanet okuyorum, çünkü spor dünyasına Rasim Ozan Kütahyalı gibi birinin gelmesine önayak oldum, bundan dolayı herkesten özür dilerim ve çok pişmanım’’ mealinde laflar etti..

Rasim Ozan Kütahyalı ise ‘’doğru, Ahmet Hoca özellikle şike davası sürecinde benden faydalanmak istedi, çocukluğumdan beri takip ettiğim Galatasaray üzerine yorumlar yapabilirim’’ mealinde yanıt verdi.

Derken ‘17 Aralık’ süreci patlak verdi, Ahmet Çakar hariç şike sürecindeki pozisyonlarından herkes çark etti. Elbette Ahmet Çakar-Rasim Ozan Kütahyalı çatışması kaçınılmazdı. Ufak tefek reyting sağlama üzerine tartışmalar yaşansa da bir şekilde tatlıya bağlandı.

Ne zamana kadar?

17 Mart 2014 Pazartesi günü saat 23.00’da yayına giren ‘Derin Futbol’ programına kadar..

Ne oldu peki?

Ahmet Çakar, Chelsea-Galatasaray maçı üzerine komplo teorileri üretirken Rasim Ozan Kütahyalı sürekli lafını kesti ve ‘Galatasaray üzerine Ahmet Çakar operasyonu’ suçlamasını yöneltti.

Moderatör Ertem Şener, ‘hocam sosyal medyadan size yönelik ne içiyor diyorlar’  ifadesine; Ahmet Çakar beklenmedik refleks gösterdi ve elindeki su dolu bardağı masaya ters çevirdi..

O kadar konu içeriği zayıf kalmış ki, ben saat 01.00 sularında uyuklamışım.

Saat 01.30 civarında gözümü açtım, anaaa bir de ne göreyim: benim program bitmiş..

Allah! Allah! Ne oldu acaba dedim içimden..

Sabahleyin videoyu izledim ve beklenen kıyamet kopmuş..

Her ne kadar Ahmet Çakar, ‘sırtını Bilallere dayamışsın’ demedim dediyse de videoyu tekrar izleyince öyle dediği ortaya çıkıyor.

Rasim Ozan Kütahyalı da ‘ben sırtımı millete dayarım’ diyor ve program bitiyor..

Ayrıntısını videodan izleyebilirsiniz..


Ama Çarşamba’nın gelişi Salı’dan belliydi.. Bu sert tartışanın yaşanacağını tahmin etmek zor değildi..

En merak ettiğim husus şudur: bu kadar ağır konuşmalardan sonra haftaya yine beraber program yapacaklar mı acaba?



17 Mart 2014 Pazartesi

Galatasaray’ın başkanı ise böyle olur..


Önce habere bakalım mı?

Galatasaray'da Ünal Aysal için ilginç bir iddia konuşuluyor: Galatasaray şampiyon olmazsa Ünal Aysal, Mayıs ayında seçime girmeyecek..

Yakışır ve şık olur!

İlla da Galatasaray asaleti ve inceliği başka oluyor..

Başka kulüplerin başkanları neredeyse mezarını da kulüp binasına yaptıracak ama asla gitmeyecek..

Özellikle bir kulübün başkanı var ki, takımın şampiyon olması, olmaması falan hiç önemli değildir, yeter ki başkanlığı sürsün..

Bir diğer kulüp başkanı var ki, evlere şenliktir.. Adam 30 yıl mı oldu, 40 yıl mı oldu, belli değildir.. Kulübün başına bir geçmiş, artık geçiş o geçiş, indir indirebilirsen, gönder gönderebilirsen..

Yahu bir gidin de başka birileri gelsin.. Başarılı olur ya da olamaz.. Ondan sonra başka biri gelir..

Bakın! Galatasaray Kulübü Başkanı Sayın Ünal Aysal, ne diyor?

‘Galatasaray şampiyon olmazsa aday değilim’

İşte olay bu kadar basittir!

İşte bir başkan bu kadar özgüvenlidir, bu kadar centilmendir!



16 Mart 2014 Pazar

Küme düşecek takımlar..


25 hafta tamamlandı ve 9 hafta kala düşecek takımların hangileri olabileceğine dair tahminim belli oldu..

Bana göre 16 puanlı Kayserispor kesin gitti..

Düşme riskini taşıyan takımlar, sırasıyla Kayseri Erciyespor 25 puan, Çaykur Rizespor 25 puan, MP Antalyaspor 26 puan, Elazığspor 26 puan, Torku Konyaspor 28 puan, Gençlerbirliği 31 puan olup 34 hafta sonra 40 puanı bulan yırtar..

Kayseri Erciyesspor kalan maçları:
Kayseri Erciyesspor-Sivas maçı ve 3 puan,
Kasımpaşa-Kayseri Erciyesspor maçı ve 1 puan,
Kayseri Erciyesspor-Elazığspor maçı ve 3 puan,
Gençlerbirliği- Kayseri Erciyesspor maçı ve sıfır puan,
Kayseri Erciyesspor-Trabzonspor maçı ve 1 puan,
Eskişehirspor-Kayseri Erciyesspor maçı ve 1 puan,
Kayseri Erciyesspor-Gaziantepspor maçı ve 3 puan,
Kayseri Erciyesspor-Bursaspor maçı ve 3 puan
Galatasaray- Kayseri Erciyesspor maçı ve sıfır puan alır ve muhtemelen 15 puan toplar.. Yani 40 puan barajına ulaşır.

Çaykur Rizespor kalan maçları:
Çaykur Rizespor-Eskişehirspor maçı olup 3 puan,
Akhisar- Çaykur Rizespor maçı olup sıfır puan,
Çaykur Rizespor-Karabükspor maçı olup 3 puan
Kayserispor- Çaykur Rizespor maçı olup 1 puan,
Çaykur Rizespor-Torku Konyaspor maçı olup 3 puan,
Fenerbahçe-Çaykur Rizespor maçı olup sıfır puan,
Çaykur Rizespor-Sivasspor maçı olup 3 puan,
Kasımpaşa- Çaykur Rizespor maçı olup sıfır puan,
Çaykur Rizespor-Elazığspor maçı olup 3 puan alır ve 16 puan ilaveyle 41 puan barajını yakalar.


MP Antalyaspor kalan maçları:
MP Antalyaspor-Karabükspor maçı ve 3 puan,
Kayserispor- MP Antalyaspor maçı ve 1 puan,
MP Antalyaspor- Torku Konyaspor maçı ve 1 puan,
Fenerbahçe- MP Antalyaspor maçı ve sıfır puan,
MP Antalyaspor-Sivasspor maçı ve 3 puan,
Kasımpaşa- MP Antalyaspor maçı ve 1 puan,
MP Antalyaspor-Elazığspor maçı ve 3 puan,
Gençlerbirliği- MP Antalyaspor maçı ve sıfır puan,
MP Antalyaspor-Trabzonspor maçı ve 3 puan olup 14 puanla 41 puan barajını yakalar..

Elazığspor kalan maçları:
Gençlerbirliği- Elazığspor maçı olup sıfır puan,
Elazığspor-Trabzonspor maçı olup 3 puan,
Kayseri Erciyesspor- Elazığspor maçı olup sıfır puan,
Elazığspor-Gaziantepspor maçı olup 3 puan,
Bursaspor- Elazığspor maçı olup sıfır puan,
Elazığspor-Galatasaray maçı olup sıfır puan,
MP Antalyaspor- Elazığspor maçı olup sıfır puan,
Elazığspor-Beşiktaş maçı olup sıfır puan
Çaykur Rizespor- Elazığspor maçı olup sıfır puan alır ve 6 puan ilaveyle 34 puana ulaşır, küme düşer..

Torku Konyaspor kalan maçları:
Bursaspor-Torku Konyaspor maçı ve sıfır puan,
Torku Konyaspor-Galatasaray maçı ve sıfır puan,
MP Antalyaspor- Torku Konyaspor maçı ve 1 puan,
Torku Konyaspor-Beşiktaş maçı ve sıfır puan,
Çaykur Rizespor- Torku Konyaspor maçı ve sıfır puan,
Torku Konyaspor-Akhisar maçı ve 3 puan,
Karabükspor- Torku Konyaspor maçı ve sıfır puan,
Torku Konyaspor-Kayserispor maçı ve 3 puan,
Eskişehirspor- Torku Konyaspor maçı ve 1 puan alır, 8 puan ilaveyle 36 puana ulaşır, küme düşer..

Gençlerbirliği kalan maçları:
Gençlerbirliği-Elazığspor maçı olup 3 puan,
Eskişehir-Gençlerbirliği maçı olup 1 puan,
Trabzonspor- Gençlerbirliği maçı olup sıfır puan,
Gençlerbirliği-Kayseri Erciyes maçı olup 3 puan,
Gaziantepspor- Gençlerbirliği maçı olup sıfır puan,
Gençlerbirliği-Bursaspor maçı olup 3 puan,
Galatasaray- Gençlerbirliği maçı olup sıfır puan,
Gençlerbirliği-MP Antalyaspor maçı olup 3 puan,
Beşiktaş- Gençlerbirliği maçı olup sıfır puanla tamamlar ve 13 puan ilaveyle 44 puana ulaşır..

Sonuç olarak Kayserispor, Elazığspor ve Torkun Konyaspor küme düşebilir..



14 Mart 2014 Cuma

Galatasaray için şampiyonluk gitti artık..


2 hafta önce Çaykur-Rizespor-Galatasaray maçı berabere bitti ve şampiyonluğun gittiği kararı verildi.

Bugün oynanan Karabükspor-Galatasaray maçı da 0-0 berabere tamamlandı ve şampiyonluğun kesin olarak gittiği tescil edildi..

Galatasaray taraftarlarına geçmiş olsun!

Kısmet değilmiş diyelim ve 2014-2015 sezonunu bekleyelim..

Ziraat Türkiye Kupası ile sezonu kapatırsak; Allah bereket versin diyerek seneye hazırlanalım..

Ha unutmadan bir de 6 Nisan 2014 günü, Galatasaray-Fenerbahçe karşılaşması vardır ve sezonun en önemli saygınlık maçı olacaktır.

Gelelim bugünkü maça.. Tatsız tuzsuz olduğu kesindir. Pozisyon fukarası Galatasaray’ın galip gelemeyeceği apaçık ortadadır.

Drogba ile Mancini arasında duygusal kopma yaşanmış ve Drogba sezon sonu kesin yolcudur.. Anlayamadığım, Ebue niye oynamadı bugünkü maçta? Acaba Drogba ile aynı ülkeden olduğu için mi kafaya taktı Mancini?

Takımda Melo, biraz Burak dışında maçı almaya uğraşan pek oyuncu da gözükmedi.

Hayır, bu deplasman fobisi yıkılmazsa; korkarım, ikincilikte tehlikeye girer..



28 Şubat 2014 Cuma

Fenerbahçe ya küme düşer ya da eksi 20 puan..


Galiba 3 gün önceydi, Fenerbahçe Kulübü Başkanı Aziz Yıldırım, diğer yöneticilerle beraber İstinye TFF binasına geldiler, görüştüler ve gittiler..

Derken 2 gün önce TFF Başkanı Yıldırım Demirören, apar topa UEFA merkezine gider, UEFA Başkanı Platini ve Genel Sekreter İnfantino ile görüşme yapar..

Yine bugün Fenerbahçe Yönetimi basın toplantısı düzenler, ‘havuzdan çıkarız, ligden çekiliriz’ gibi bilinen tehditleri savurur ve ‘30 Mart’ sonrasına işaret eder.. Ayrıca büyük destek verdikleri TFF’nin istifasını isterler..

Bu konuyu en baştan beri iyi takip ederim. Neyi söylüyorlar ama neyi anlatıyorlar şifresini iyi çözerim..

Durum vahimdir!

UEFA illa da ceza verilmesinde ısrar ediyor ancak Fenerbahçe puan silmeyi bile kabul etmiyor..

Yerel seçimlerin ardından TFF düğmeye basacaktır. UEFA’dan aldığı talimat doğrultusunda şike soruşturmasını yeniden yapacak, Fenerbahçe’ye yeni sezonda başlamak üzere ya eksi 20 puan verecek ya da bir alt kümeye düşürecek..

Yok, TFF yapmıyorum derse; Türkiye Milli Takımı, 2016 Avrupa Şampiyonası Grup Elemeleri’nden ihraç edilecektir.

TFF, mutlak surette Fenerbahçe’ye ceza verecektir ve 2010-2011 sezonuna ait şampiyonluk kupasını alacaktır.

Arkasındaki siyasi güç; şike dosyasının yeniden açılmasını 30 Mart sonrasına bırakılması için TFF’ye telkinde bulunmuştur. TFF’de bu tarihte UEFA ile mutabık kalmıştır.

Velhasıl Türk Futbol dünyasında kıyamet Nisan-Mayıs aylarında kopacaktır.

Fenerbahçe ise başına gelecekleri önleme adına TFF’nin değişmesini istemektedir. Ancak buna da artık gücü yetmemektedir..

25 Şubat 2014 Salı

Bucak Belediye Oğuzhanspor sırat köprüsünden geçecektir..


Türkiye Bölgesel Amatör Lig 7.Grup’ta yer alan Bucak Belediye Oğuzhanspor, 21 maç sonra toplam 15 puan topladı. Yine 15 takımın olduğu bu grupta küme düşme hattı olan 14.sırada yer almaktadır.

Oğuzhanspor, aynı puanlı, avarajla hemen 13.sırada yer alan Acıpayam Gençlik ile 2 Mart 2014 günü saat 13.30’da tabiri caizse sırat köprüsünden geçercesine hayati bir maça çıkacaktır.

Kalan 7 maça göz atarsak; durumun ne kadar sakat olduğunu anlayabiliriz.

Oğuzhanspor-Acıpayam
İncirliova-Oğuzhanspor
Oğuzhanspor-Ispartaspor
İzmirspor-Oğuzhanspor
Oğuzhanspor-Bodrum
Çiğli-Oğuzhanspor
Oğuzhanspor-Kumluca

Kendi sahasında oynayacağı Acıpayam maçını mutlaka kazanması gerekiyor. Hiç temenni etmem ama kazanamazsa Oğuzhanspor küme düşer ve seneye Amatör ligde oynar.. Hani ben baştan söyleyeyim de sonra tuh-muh demeyelim..


Bence tüm Bucaklı sporseverler bu maçı izlemeye gelmeli ve tam destek vermelidir..

24 Şubat 2014 Pazartesi

Fenerbahçe Kulübü Başkanı Aziz Yıldırım’ın infazı ne olacak?


Hani lafıma başlamadan peşinen söyleyeyim; Sayın Aziz Yıldırım’ın hapse girmesini asla istemem..

Ancak burası Patagonya değildir..

17 Ocak 2014 günü, Yargıtay 5. Ceza Dairesi, Şike davası kararını açıkladı mı?

Evet.

Ne dedi?

Yargıtay, Aziz Yıldırım hakkında, "teşvik primi" ve "birden fazla maçta şike yapmak" ile "örgüt kurmak" suçlamasından aldığı 6 yıl 3 aylık hapis cezası ile 1.312 bin TL'lik para cezası onandı. Yıldırım'ın rüşvet suçundan aldığı ceza da onandı.

Bu ne anlama geliyor?

Yargıtay'ın bu kararına göre, Yıldırım'ın 2 yıl 2 ay daha hapis yatacağıdır..
Peki, o tarihten bugüne kadar kaç gün geçti?

Tam tamına 38 gün..

Ha şöyle bir yasa çıktı mı?

İşte ÖYM’lerin tüm yargılamaları geçersizdir, hepsi sil baştan yargılanacaklar..

Medyayı sıkı takip ederim. Hiç bu konuda bilgi edinmedim.

Tamam, ÖYM’ler kalktı ama şimdiye kadar yargılananların ve Yargıtay tarafından onaylananların durumu değişmedi.

Peki ve öyleyse yaklaşık 40 gündür Sayın Aziz Yıldırım’ın infazı için ne bekleniyor?

Ankara’dan bir karar yazısı, İstanbul’a acaba kaplumbağa sırtında mı gönderildi?

Balyoz gibi meşhur davaları saymıyorum bile, ama ÖYM’lerde görülen sıradan vatandaşların 100’lerce dava sonuçları ne olacak peki?

Bu mahkemelerce mahkum edilenler dışarı çıkacak mı?

Abi, ceketin iliği yanlış delikten iliklenirse hep yanlış olur ya, ÖYM’leri kaldırmak için illa da ‘17 Aralık’ operasyonu beklenir mi? Zamanında neden kaldırmazsın?

Hukuk ve adalet herkes için eşit ve aynıdır.

ÖYM’lerin kararını onayan Yargıtay’ın diğer vatandaşlar için uygulanıyor mu? Uygulanıyorsa; Sayın Aziz Yıldırım için neden uygulanmıyor?