Rasim Ozan Kütahyalı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Rasim Ozan Kütahyalı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

5 Haziran 2017 Pazartesi

Doktor Ahmet Çakar gitti mi?


Beyaz TV’de de dün gece (4 Haziran) final ‘’BEYAZ FUTBOL’’ programı yapıldı..

Hani Survivor yarışmasında her hafta 1 kişi gidiyor ya, yani Acun Ilıcalı’dan esinlenerek yorumcular tek tek çıkarak, kimin gitmesini istediğini ve nedeni anlattı..

İlk olarak Ahmet Çakar çıktı ve diğer yorumcuların duyamadığı (iddia öyledir ama inandırıcı gelmedi) bölümde başladı ‘’KİMİN GİTMESİ GEREKTİĞİNİ’’ anlatmaya..

Bu arada söylemeden geçmeyeyim: Rasim Ozan Kütahyalı çıkar diye tahmin yürüttüm..

Neyse Ahmet Çakar başladı ve: ‘’İşte siyaset dünyasından spor özellikle futbol dünyasına transferinde benim katkım çok oldu. Çok pişmanım ve nam-ı diğer ROK gitsin diyorum’’ dedi..
Ve kağıda ROK yazdı, kutuya attı.

Sıra Rasim Ozan Kütahyalı’ya geldi. Başladı anlatmaya: ‘’İşte eyyamcının kralı Ahmet Hoca gitmeli’’ dedi.. VE Ahmet Çakar ismini yazdı, kutuya attı..

Sıra Abdülkadir Durmaz’a geldi. Ikıla, sıkıla başladı anlatmaya: ‘’İşte Ahmet Hocamı şöyle severim, kardeşim gibidir, falan filan, ama gitmesini istiyorum’’ dedi..
Kağıda yazdı ve kutuya attı..

Son olarak Sinan Engin geldi ve ‘’Sıkıldık, bıktık hocam senden!’’ dedi ve Ahmet Çakar ismini yazdı ve yerine geçti..



Oylama sona erdi ve moderatör Ertem Şener kutuyu aldı ve oyları saymaya başladı:
İlk oydan Ahmet Çakar gitsin..
2.oy Ahmet Çakar gitsin..
3.oy Ahmet Çakar gitsin..
4.oya gerek kalmadı.. Ki onda ROK ismi yazılıydı..

Arka fonda dramatik ve acıklı müzik eşliğinde başladı Ahmet Çakar sonucu ilişkin açıklamasına:
-İşte başarılı insanlar hep arkadan hançerlenir..
-İşte 40 yıllık arkadaşım olan İmparator Sinan Engin meğer kağıttan imparatormuş..
-Hele var ya, şu Abdülkerim Durmaz’ın arkamdan hançerlemesi çok zoruma gitti..
-Ama bunun intikamını alacağım ve fitil fitil burnunuzdan getireceğim..
-Sıvacı Ertem ile Sinan Engin bu komplonun yüzde 100 arkasındadır. Çünkü mahkemelik olduğum Beşiktaş Kulübü Başkanı Fikret Orman’ı daha dün konuk ettiler, belliydi bu tezgahın olacağı..

Sinan Engin lafa girdi ve ‘’Hocam herkes seni istemiyoruz yazmış, ne yapalım, kaderine razı ol’’ dedi..

Ertem Şener ise ‘’seneye yeni bir hakem hocası gelecek’’ dedi ve program sezonu kapattı..

Gelelim benim yorum ve düşünceme:

Güzel planlanmış, şahane heyecan anı katılmış ve soru işaretiyle program sezonu bitirmiş..

Ama herkes gider, Ahmet Çakar kalır..

Benden söylemesi, peki neden?..

Programın izlenirlik reytingini artıran en önemli figür, olmazsa olmazı Doktor Ahmet Çakar’dır..

Çünkü diğerlerinden her yerde bulunuyor ve neden illa Beyaz Futbol izlesin..

Yani futbol yorumcusu olarak Sinan Engin, Abdülkerim Durmaz, Rasim Ozan Kütahyalı gibisi diğer spor programlarında vardır ve kolayca ikame edilebilirler..

Ama Ahmet Çakar’ın yeri dolmaz, yok ki hem doktor, hem eski hakem, hem de ağzı laf yapan yorumcu..

Koca Türkiye’de eski hakem, eski kabzımal ve sözleriyle herkesi yerine oturtan yorumcu bir tane var.. Bildiniz Erman Toroğlu..

Bu iki eski hakem çok farklı ki futbolun son 20 yılına damga vuranlardır..

Araştırmacı Yazar Ömer ÖZDAMAR
Bucak-BURDUR


18 Mart 2014 Salı

Ahmet Çakar-Rasim Ozan Kütahyalı arasında söz düellosu


Beyaz TV’de yayınlanan ‘Derin Futbol’ isimli ‘futbol üzerine tartışma’ programını 3 yıldan beri izlerim..

Özellikle bu yayın döneminde reyting sıkıntısı baş gösterdi. Ellerinde görüntü olmadığı için pozisyon anlatımı yok, hakem hatası anlatımı yok, geri al-ileri al deme şansları yok, en büyük hazine olan şike davası da yok..

Ehee ne olacak o zaman?

Ultra uçuk iddiaları gündeme getirme reyting yükseltme aracı gibi olsa da hem kanalın hem de iddiayı ileri süren yorumcunun mahkeme kapılarına düşmesi, bu yolu da kapattı..

Geriye yorumcuların birbirlerine sözlü saldırısı kalıyordu. İlk olarak yanlış anımsamıyorsa 5-6 ay öncesiydi, Rasim Ozan Kütahyalı ile Ümit Özat kapıştılar.. Bağrış-çağrış arasında geçen program bayağı reyting aldı.. Neyse bir sonraki programda barış çubuğu tüttürüldü ve konu kapandı.

Ne yapalım, ne edelim derken; Rasim Ozan Kütahyalı ile Ahmet Çakar kafa kafaya geldiler.. Önce Ahmet Çakar, ‘’kendime lanet okuyorum, çünkü spor dünyasına Rasim Ozan Kütahyalı gibi birinin gelmesine önayak oldum, bundan dolayı herkesten özür dilerim ve çok pişmanım’’ mealinde laflar etti..

Rasim Ozan Kütahyalı ise ‘’doğru, Ahmet Hoca özellikle şike davası sürecinde benden faydalanmak istedi, çocukluğumdan beri takip ettiğim Galatasaray üzerine yorumlar yapabilirim’’ mealinde yanıt verdi.

Derken ‘17 Aralık’ süreci patlak verdi, Ahmet Çakar hariç şike sürecindeki pozisyonlarından herkes çark etti. Elbette Ahmet Çakar-Rasim Ozan Kütahyalı çatışması kaçınılmazdı. Ufak tefek reyting sağlama üzerine tartışmalar yaşansa da bir şekilde tatlıya bağlandı.

Ne zamana kadar?

17 Mart 2014 Pazartesi günü saat 23.00’da yayına giren ‘Derin Futbol’ programına kadar..

Ne oldu peki?

Ahmet Çakar, Chelsea-Galatasaray maçı üzerine komplo teorileri üretirken Rasim Ozan Kütahyalı sürekli lafını kesti ve ‘Galatasaray üzerine Ahmet Çakar operasyonu’ suçlamasını yöneltti.

Moderatör Ertem Şener, ‘hocam sosyal medyadan size yönelik ne içiyor diyorlar’  ifadesine; Ahmet Çakar beklenmedik refleks gösterdi ve elindeki su dolu bardağı masaya ters çevirdi..

O kadar konu içeriği zayıf kalmış ki, ben saat 01.00 sularında uyuklamışım.

Saat 01.30 civarında gözümü açtım, anaaa bir de ne göreyim: benim program bitmiş..

Allah! Allah! Ne oldu acaba dedim içimden..

Sabahleyin videoyu izledim ve beklenen kıyamet kopmuş..

Her ne kadar Ahmet Çakar, ‘sırtını Bilallere dayamışsın’ demedim dediyse de videoyu tekrar izleyince öyle dediği ortaya çıkıyor.

Rasim Ozan Kütahyalı da ‘ben sırtımı millete dayarım’ diyor ve program bitiyor..

Ayrıntısını videodan izleyebilirsiniz..


Ama Çarşamba’nın gelişi Salı’dan belliydi.. Bu sert tartışanın yaşanacağını tahmin etmek zor değildi..

En merak ettiğim husus şudur: bu kadar ağır konuşmalardan sonra haftaya yine beraber program yapacaklar mı acaba?



5 Şubat 2013 Salı

Beyaz TV’de Derin Futbol


Dün (4 Şubat 2013) gece saat 23.05’de başlayan ‘Derin Futbol’ isimli programda ne gördüğümü aynen aktarıyorum, yorumumu en sona bırakıyorum..

 

Program akışı içinde konu FIFA Şike Çalıştayı’na geldi.. Derken Program yorumcuları Ahmet Çakar Hoca ve Rasim Ozan Kütahyalı ‘’konu üzerinden bilgisine başvurulması için Talip Doğan Karlıbel telefonla bağlansın’’ dediler..

 

Programın moderatörü çok sert ve kesin şekilde ‘’Talip Doğan Karlıbel asla bağlanamaz ve moderatör olarak son sözüm budur’’ dedi..

 

Derken yarım saat ya geçti, ya geçmedi, anaaaa bir baktım telefonun ucunda Talip Doğan Karlıbel olmaz mı?

 

Ertem Şener, ‘’hemen Twitter üzerinden yazdığın ifadeler için hem benden hem de Beyaz TV ailesinden özür dile’’ dedi..

 

Talip Doğan Karlıbel önce kem küm etti ama özür diledi ve Gazeteci İsmail Er hakıında bir şeyler söylerken; Ertem Şener hemen yine araya girdi:

‘’Gazeteci arkadaşım hakkında böyle konuşmana izin vermem’ dedi..

 

Neyse Talip Doğan Karlıbel, şike çalıştayı hakkında bildiklerini, duyduklarını anlattı ve telefonu kapattı..

 

Peki, Ertem Şener, verdiği sözü neden yutmak zorunda kaldı?

 

Bence Ahmet Çakar ve Rasim Ozan Kütahyalı, baskısı baskın geldi, Ertem Şener  tornistan yaptı ve ‘’bağlamayacağım’’ sözünde duramadı, Talip Doğan Karlıbel telefonun ucundaydı..

 

Aynı porgramın yorumcusu Ümit Özat, Rasim Ozan Kütahyalı’ya taşlama amaçlı mani tarzında 2 kez türkü söyledi.  Allah var ya, sesi pek güzeldi..

 

Ahmet Çakar Hoca, Ertem Şener’e sık sık ‘sana bu gece sardım’ cümleciğini kurması gelecek adına hem soru işareti hem de sinyal olarak geldi..

 

Korkarım yakın ya da orta vadede moderatör yine değişir.. 2 kez değişti, 3.kez değişmesi sürpriz olmaz..

 

 

12 Kasım 2012 Pazartesi

Medya korkunç bir silaha dönüştü..


Hani futbola olan merakım ve hobim yüzünden Beyaz TV’de yayınlanan ‘Beyaz Futbol’ ve ‘Derin Futbol’ isimli spor programları her hafta pür dikkat izlerim..

 

Yazımın başlığına neden olan sonuca nasıl vardım?

 

Hani Sayın Aziz Yıldırım’ın sahte çürük raporu iddasını geçen hafta ve bu hafta her yerde olduğu gibi Beyaz TV’de de konuşuldu ya..

 

Topluma sunulan algı şuydu: Sayın Uğur Dündar, 2006 yılında sahte çürük rapor iddiasını öğreniyor ancak sümenaltı ediyor ve bu sayede Fenerbahçe Yönetimi’ne giriyor..

 

Özellikle Sayın Rasim Ozan Kütahyalı ısrarla bu Uğur Dündar algısını halkın zihnine ince ince işledi.. Belki 10 kez, belki 20 kez tekrar ederek; Uğur Dündar hakkında olumsuz algı yaratmaya çalıştı..

 

Oysa öğrenildi ki Sayın Uğur Dündar yalnız bir dönem 2000-2002 yılları arasında Fenerbahçe Yönetimi’nde görev yapmıştır. Yani iddia edildiği gibi 2006 yılından sonra görev yapmamıştır..

 

Kimse bana Beyaz TV ve Sayın Rasim Ozan Kütahyalı bunu bilmiyor diyemez ve kimse beni bu konuda ikna edemez.. Sıradan insan bile Google üzerine yazdığı zaman pat diye Uğur Dündar’ın ne zaman Fenerbahçe Yönetimi’nde olduğunu kolayca öğrenebilir ve iddia sahibi Sayın Rasim Ozan Kütahyalı’nın bunu bilmemesi de mümkün değildir..

 

Ha 2 hafta sonra öyle değilmiş dendi ve dudak ucuyla özür dilendi ama medyanın negatif bombardımanı yerini buldu artık.. Sayın Uğur Dündar hakkında medya üzerinden yürütülen çok başarılı operasyonla ‘acaba, yok ya, hadi ya’ gibi şüphe sözcükleri oluşturuldu.

 

Sayın Uğur Dündar’ı bu olayda neden böyle davrandığını anlayabiliyorum.

 

Nasıl?

 

Hani sahte çürük rapor iddiası kulağına geliyor, 2006 yılında dönemim MSB’na telefon ediyor ve raporun varlığını öğreniyor ya.. Bu sözlü bilgiyi kendisini kaynak gösterek Sayın Erman Toroğlu’na yazması için aktarıyor ya.. Eleştiriler ise niye ‘Arena Programı’nda gündeme almıyor ve işlemiyor..

 

Neden peki?

 

Bence Aziz Yıldırım’a olan sevgisi, saygısı ve en önemlis Fenerbahçe sevdalısı olması, dolaylı olarak Fenerbahçe’nin zarar görmesi tehlikesi nedeniyle program yapmasını engelliyor.. Yine de gazetecilik etiğine uygun davranıyor, haberi saklamıyor sadece kendisi yapmıyor..

 

Sonra bir şey daha anladım ki ‘28 Şubat’ sürecinin rövanşı Uğur Dündar’dan bu şekilde alınıyor.. İtibarsızlaştırma operasyonunda medya silahı pervasızca ve acımasızca kullanılıyor..

 

Ben bu durumdan çok korktum ve ürktüm.. İpin ucu kaçmıştır ve medya kontrolsuz silah ve güç haline dönüşmüştür.. Her kim hedefteyse ama öyle ama böyle b.ku yemiştir.. Hem de spor porgramı bile bu amaçla kullanılabilmektedir.


YAZARIN ÖZEL NOTUDUR


İşte benim de ‘Normal Ötesi Aşk’ isimli kitabımın okuyucu yorumlarını paylaşıyorum:






İyi de kitabın bir bölümünü okumak istiyorum diyorsanız; buyurun ilk bölümü aşağıdadır:






Sizler de beğenir, merak eder, almak isterseniz; D&R, IDEFIX gibi seçkin kitapevlerinden ısrarla talep edebilirsiniz..















 

1 Ekim 2012 Pazartesi

Rasim Ozan Kütahyalı, bu kez Ümit Özat kayasına çarptı..


Dün gece (30 Eylül’ü 1 Ekim’e bağlayan gece) Beyaz TV’de Erkut Öztürk’ün sunuculuğu ve moderatörlüğü yönetiminde Ahmet Çakar, Sinan Engin, Ercan Saatçi ve Eski Futbolcu Teknik Direktör Ümit Özat’ın katılımıyla ‘Beyaz Futbol’ programı yapıldı.. Uzun bir zaman diliminde Fenerbahçe, Alex konuşuldu, az da olsa Beşiktaş-Querasma krizi ele alındı ve saatler 1.30’a yaklaştı.. Ümit Özat’ın geçen hafta HABERTÜRK TV’de yaşanan Spor Yorumcusu Simge Fıstıkoğlu ile yaşadığı tartışma masaya yatırıldı..

 

Tartışmanın özü şudur: Ümit Özat’ın, ‘kadınlar erkekler kadar futboldan anlayamaz’  cümlesi gürültüyü kopartıyor. Simge Hanım, ‘kadınlarda en az erkekler kadar futboldan anlar’ argümanıyla tartışma başlıyor.. Ümit Özat, tartışmanın daha fazla büyümemesi için stüdyoyu terk ediyor..

 

Ahmet Çakar, Ercan Saatçi, Sinan Engin yaptıkları yorumda Ümit Özat’a hak veriyorlar ve televizyonculuk-reyting olayına bağlıyorlar..

 

Tam konu kapandı ve veda başlarken ‘pat’ diye Rasim Ozan Kütahyalı telefonla bağlanıyor..

 

‘Ümit Özat’a kadınlara karşı ayrımcılık ve nefret suçu işlediğini dair ithamlarda bulunuyor..’

 

Saat 02.00 civarından 02.30 civarına kadar Ümit ÖZAT-Rasim Ozan KÜTAHYALI kapışması yaşanıyor..

 

Ne gördüm? İzlenimim nedir?

 

Valla Rasim Ozan Kütahyalı’yı son 2-3 yıldır izlerim ve tartışmada ilk kez abondane oldu hatta darmadağın oldu..

 

Neden?

 

Ümit Özat’a yaptığı suçlama ve eklediği ‘MAGANDACILIK’ lafını yedi, yuttu.. En azından yemek, yutmak zorunda kaldı.. Çünkü ilk kez konuya tam vakıf olmadan bodoslama daldı ve kayaya çarptı..

 

Ümit Özat ve diğer yorumcular hemfikirler..

 

Neyde?

 

Simge Hanıma, hakaret yok, küçük düşürme yok, hele ayrımcılık hiç yok..

 

Buna rağmen stüdyoda bulunan konuklara da ‘bu konulara zayıf kalırlar’ suçlamasıyla herkesi kendine cephe yaptı.. Ahmet Çakar 'ın “ Rasim ölüyü diriyi öptün gözü bana mi diktin” sözleri bunu doğrulamaktadır..

 

Benim tanıdığım Ahmet Çakar, bu tartışmada haksız bulduğu Rasim’i duman ederdi ama zor bir durumda kaldı.. Bir yanda her hafta program yaptığı partneri Rasim, dğer yanda haklı bulduğu eski futbolcu Ümit..

‘Aşağı tükürse sakal, yukarı tükürse bıyık’ misali çaresiz ama bir o kadar rahatsız tartışmayı izledi..

 

Ümit Özat, haklı bir zeminde Rasim’i bir tartışmada yendi. Öyle yerinde, öyle uygun lafları gediğine oturttu ki Rasim ‘kem küm’ demeye başladı..

 

Rasim, tartışmanın ortalarında ‘dosyanı açarım’ dedi.

 

Ümit’in ‘açmazsan namertsin’ yanıtı karşısında tornistan yaparak;’ ne dosyası, öyle demedim’ cümleceği bile ağır yenilginin göstergesidir..

  

29 Ağustos 2012 Çarşamba

TV Kanallarında Spor Programı transferleri..


Hani biz futbolcu transferi okuruz, ilgileniriz ya, bu yıl bence tam tersi oldu ve spor medyası altüst oldu.. Spor yazarlarının yer değiştirmesine bilgim ve hızım yetişemedi ama spor programlarının transferleri çok flash oldu..

BEYAZ TV : Erkut Öztürk’ün sunuculuğu ve moderatörlüğü yönetiminde eski hakem Ahmet Çakar, TV-8’den yeni transfer Sinan Engin ve Köşe Yazarı Rasim Ozan Kütahyalı katılımıyla; Pazar günü ‘Beyaz Futbol’, Pazartesi günü ‘Derin Futbol’ adıyla program yapılıyor..

KANALTÜRK TV : Gökmen Takinacı’nın moderatörlüğünde, Osman Tanburacı, Engin Verel ve Muhittin Boşat’ın yorumları ile katılacağı “Futbolizm" programı Cumartesi, Pazar akşamları yayında oluyor..

TV-8 : Serhat Ulueren moderatörlüğü ve sunuculuğunda ‘Telegol’ programı aynı kadroyla yani Eski Hakem Erman Toroğlu, Spor Yazarı Ziya Şengül, Spor Yazarı Gökmen Özdenak ve Spor Yazarı Kaya Çilingiroğlu katılımıyla Pazar ve Pazartesi akşamları yayında oluyor..

HABERTÜRK TV : Yeni transfer Faik Çetiner’in hazırlayıp sunduğu ‘Bizim Stadyum’  Eski Hakem Bülent Yavuz, Haber Sunucusu Simge Fıstıkoğlu, Spor Yazarı Halil Özer ve Spor Yazrı Serdar Ali Çelikler katılımıyla Pazar Akşamı yayınlanıyor..

NTV SPOR : Sunucu ve Moderatör Güntekin Onay ile Yorumcu Rıdvan Dilmen her hafta maç sonu ’Yüzde Yüz Futbol’ adıyla program yaparlar..

TGRT Haber TV : Pazar akşamı Cüneyt Şen’in sunduğu; Kemal Belgin, Ümit Aktan, Tahir Kum’un yorumlarıyla ‘Futbol Gecesi’ programı, Pazartesi akşamı yine Cüneyt Şen'in sunduğu; Naci Arkan, Sadık Söztutan ve Cem Buba'nın yorumları ile ‘Futbol Gecesi’ yayında oluyor..

Favorim-1: Valla geçen yıldan beri Beyaz TV’de ‘Derin Futbol’ ve ‘Beyaz Futbol’ programlarının fanatiği oldum. Pazar ve Pazartesi akşamları izlemekten kendimi hiç alıkoyamadığım.. Bu yıl ise şimdilik ısınıyorum.. Hele 26-27 Ağustos 2012 akşamlarının programlarında Ahmet Çakar Hoca yoktu ya, o yüzden biraz tatsız geldi, sürekli bakmadım.. Bu arada Moderatör Göktuğ Sevinçli’nin ayrılmasına üzüldüm. Bence gidişinin altında Rasim Ozan Kütahyalı ile Ahmet Çakar yatıyor gibi geliyor.. Hani günah almak istemem ama geçen yıl adamın burnundan getirdiler.. Göktuğ Bey, ‘lütfen isim vermeyin’ dedikçe Rasim Ozan Kütahyalı isim verdi ve hakkında bir şeyler söyledi.. kimisi bağlandı, kimisi dava açtı, RTÜK’ten ceza yendi, falan filan..

Favorim-2: Pazar akşamı Cüneyt Şen’in sunduğu; Kemal Belgin, Ümit Aktan, Tahir Kum’un yorumlarıyla ‘Futbol Gecesi’ programının tekrarını izlerim.. Çünkü ben gece 02.30 ya da 03.00 civarında yatarım..

Favorim-3:  Sunucu ve Moderatör Güntekin Onay ile Yorumcu Rıdvan Dilmen maç sonu sıcağı sıcağına izlerim..

Sizleride bir parça bilgilendirdiğim spor programlarından seçin, beğenin ve izleyin..