şike etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
şike etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

24 Şubat 2014 Pazartesi

Fenerbahçe Kulübü Başkanı Aziz Yıldırım’ın infazı ne olacak?


Hani lafıma başlamadan peşinen söyleyeyim; Sayın Aziz Yıldırım’ın hapse girmesini asla istemem..

Ancak burası Patagonya değildir..

17 Ocak 2014 günü, Yargıtay 5. Ceza Dairesi, Şike davası kararını açıkladı mı?

Evet.

Ne dedi?

Yargıtay, Aziz Yıldırım hakkında, "teşvik primi" ve "birden fazla maçta şike yapmak" ile "örgüt kurmak" suçlamasından aldığı 6 yıl 3 aylık hapis cezası ile 1.312 bin TL'lik para cezası onandı. Yıldırım'ın rüşvet suçundan aldığı ceza da onandı.

Bu ne anlama geliyor?

Yargıtay'ın bu kararına göre, Yıldırım'ın 2 yıl 2 ay daha hapis yatacağıdır..
Peki, o tarihten bugüne kadar kaç gün geçti?

Tam tamına 38 gün..

Ha şöyle bir yasa çıktı mı?

İşte ÖYM’lerin tüm yargılamaları geçersizdir, hepsi sil baştan yargılanacaklar..

Medyayı sıkı takip ederim. Hiç bu konuda bilgi edinmedim.

Tamam, ÖYM’ler kalktı ama şimdiye kadar yargılananların ve Yargıtay tarafından onaylananların durumu değişmedi.

Peki ve öyleyse yaklaşık 40 gündür Sayın Aziz Yıldırım’ın infazı için ne bekleniyor?

Ankara’dan bir karar yazısı, İstanbul’a acaba kaplumbağa sırtında mı gönderildi?

Balyoz gibi meşhur davaları saymıyorum bile, ama ÖYM’lerde görülen sıradan vatandaşların 100’lerce dava sonuçları ne olacak peki?

Bu mahkemelerce mahkum edilenler dışarı çıkacak mı?

Abi, ceketin iliği yanlış delikten iliklenirse hep yanlış olur ya, ÖYM’leri kaldırmak için illa da ‘17 Aralık’ operasyonu beklenir mi? Zamanında neden kaldırmazsın?

Hukuk ve adalet herkes için eşit ve aynıdır.

ÖYM’lerin kararını onayan Yargıtay’ın diğer vatandaşlar için uygulanıyor mu? Uygulanıyorsa; Sayın Aziz Yıldırım için neden uygulanmıyor?



12 Temmuz 2013 Cuma

UEFA, TFF, (Türk Futbolu) hala down sendromlu çocukla uğraşıyor..


Anımsayın yakın geçmişte, ne olmuştu?

İşte 3 Temmuz 2011 tarihinde şike operasyonu yapıldı. Böylece Türk futbolu yeni bir başlangıca hamile kaldı ve 11 aylık bekleme sonrası doğum gerçekleşti..

Anaa bir baktı ki ucube gibi doğum..

Malumunuz operasyonunu 2 uzman gerçekleştiriyor; bir tarafta TFF (Türkiye Futbol Federasyonu), diğer tarafta UEFA..

Her iki uzman yetkili sürekli müzakere ediyor, birbirlerine kararlarının doğru olduğu yönünde ikna etmeye çalışıyor..

Mesele de burada kilitleniyor. Çünkü TFF diyor ki normal doğum gerçekleşsin.. Buna karşın UEFA down sendromlu doğuma müsaade edemem, hemen kürtaj yapalım..

Velhasıl TFF’nin dediği oluyor, Mayıs-2012 ayında Türk Futbolu down sendromlu yeni başlangıcı yapıyor.

Bunu kabul etmeyen UEFA ise tam 1 yıl sonra, Haziran-2013 ayında bu down sendromlu başlangıcı çöpe atıyor yani imha ediyor, yani yok sayıyor.. Fenerbahçe’ye 2 yıl, Beşiktaş’a 1 yıl Avrupa’dan men cezası kesiyor..

1 yıl önce sakat doğumu illa da yapılsın diyen TFF ise ‘ben karışmam, kimin ne cezası varsa, çeksin’ noktasına geliyor..

Şunu anlayamıyorum ama hadi ülke içinde bazı odaklar Fenerbahçe için özel kumpaslar kursun, işte uydurma kanıtlar ortaya koysun, sırf Fenerbahçe ve Aziz Yıldırım güçsüz kalsın diye..

İyi de UEFA ne istiyor?

UEFA, Fenerbahçe-Galatasaray çekişmesinde taraf mı olur? Hiç mantıklı gelmiyor, hem de hiç..

Fenerbahçelilerin anlayamadığı husus şudur: 20110-2011 sezonunda Fenerbahçe Futbol Takımı çatır çatır topunu oynamış ve şampiyon olmuş diyelim, bana göre de öyledir..

Fenerbahçe Futbol Takımı’nın hiç ihtiyacı olmadığı halde bazı Fenerbahçeli yöneticilerin gereksiz gevezelikleri, laf olsun torba dolsun tarzı konuşmaları neden yaparlar?

Ciddi bir kurumun yöneticisi/yöneticileri bu tür banal işlerle ne alakası vardır?

İşte ‘tarlayı sürdüm, ekinler çıktı’ tarzı gizemli diyalogları Fenerbahçe yöneticisi hiç yapar mı? Hiç yakışır mı?

Dayanışma, birliktelik, her şey güzel ama Fenerbahçeli taraftarlar bu noktada eleştiri hiç yapmadı.

İşte böyle ‘sorumsuz ve manasız konuşmalar bir Fenerbahçe yöneticisine yakışmaz’ diyemedi.. En önemlisi bünyesinde bu yöneticileri tutmaya devam etti..

Yeni bir başlangıç doğumu için 2 yıl beklemeye ne gerek vardı?

Bu zaman zarfında Türk futbolu kaybetti, aksine Galatasaray dahil kimse kazanmadı. İmaj, marka değeri gibi öğeleri hiç saymıyorum bile.. UEFA’da Tahkim sonuçlansın, ondan sonra sil baştan düzenleme kaçınılmazdır. 

26 Mayıs 2013 Pazar

Şike davasında yaklaşan kıyamet günü..


Herkes sessizce olacakları bekliyor.. Şike davasında, Yargıtay nihai kararını en erken Haziran sonu, en geç Temmuz sonu verecektir..

16. Ağır Ceza Mahkemesi’nin kararları onanırsa; yandı keten helva misali ortalık toz duman olacaktır..

Eğer Yargıtay, mahkeme kararını onarsa; neler olabileceğine dair öngörülerimi hemen sıralayayım mı?

-Fenerbahçe Kulübü Başkanı Sayın Aziz Yıldırım görevi bırakmak zorunda kalacaktır.

-Fenerbahçe Futbol Takımı Yöneticileri marifetiyle, 2010-2011 sezonunda şike yaptığı mahkeme kanalıyla tescilleneceği için ‘şike yok diyen’ TFF Yönetimi ve başkanı istifa edecektir.

-En son Londra toplantsında şike suçlarında zaman aşımını kaldıran UEFA ‘3 Temmuz şike dosyasını’ hemen ele alacak, bugüne kadar beklemede kalan UEFA Disiplin Kurulu mutlak surette karar alacaktır.

Daha ne olsun ki? Tahmini bu kararlar bile Türkiye futbolunda kıyametler kopartır..


İşin özü Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, alacağı nihai kararla ya 2013 yazını daha sıcak geçmesini sağlayacak ya da buz gibi soğuk yeller estirecekJ:)

5 Şubat 2013 Salı

Beyaz TV’de Derin Futbol


Dün (4 Şubat 2013) gece saat 23.05’de başlayan ‘Derin Futbol’ isimli programda ne gördüğümü aynen aktarıyorum, yorumumu en sona bırakıyorum..

 

Program akışı içinde konu FIFA Şike Çalıştayı’na geldi.. Derken Program yorumcuları Ahmet Çakar Hoca ve Rasim Ozan Kütahyalı ‘’konu üzerinden bilgisine başvurulması için Talip Doğan Karlıbel telefonla bağlansın’’ dediler..

 

Programın moderatörü çok sert ve kesin şekilde ‘’Talip Doğan Karlıbel asla bağlanamaz ve moderatör olarak son sözüm budur’’ dedi..

 

Derken yarım saat ya geçti, ya geçmedi, anaaaa bir baktım telefonun ucunda Talip Doğan Karlıbel olmaz mı?

 

Ertem Şener, ‘’hemen Twitter üzerinden yazdığın ifadeler için hem benden hem de Beyaz TV ailesinden özür dile’’ dedi..

 

Talip Doğan Karlıbel önce kem küm etti ama özür diledi ve Gazeteci İsmail Er hakıında bir şeyler söylerken; Ertem Şener hemen yine araya girdi:

‘’Gazeteci arkadaşım hakkında böyle konuşmana izin vermem’ dedi..

 

Neyse Talip Doğan Karlıbel, şike çalıştayı hakkında bildiklerini, duyduklarını anlattı ve telefonu kapattı..

 

Peki, Ertem Şener, verdiği sözü neden yutmak zorunda kaldı?

 

Bence Ahmet Çakar ve Rasim Ozan Kütahyalı, baskısı baskın geldi, Ertem Şener  tornistan yaptı ve ‘’bağlamayacağım’’ sözünde duramadı, Talip Doğan Karlıbel telefonun ucundaydı..

 

Aynı porgramın yorumcusu Ümit Özat, Rasim Ozan Kütahyalı’ya taşlama amaçlı mani tarzında 2 kez türkü söyledi.  Allah var ya, sesi pek güzeldi..

 

Ahmet Çakar Hoca, Ertem Şener’e sık sık ‘sana bu gece sardım’ cümleciğini kurması gelecek adına hem soru işareti hem de sinyal olarak geldi..

 

Korkarım yakın ya da orta vadede moderatör yine değişir.. 2 kez değişti, 3.kez değişmesi sürpriz olmaz..

 

 

24 Temmuz 2012 Salı

Ertem Şener ve Şike şike Fenerbahçe..


Bu yazıyı bir türlü denk gelip okuyamamıştım.. Sağ olsun, Fenerbahçeli bir dostum facebook zaman tünelinde sayfama paylaşmış ve anımsatmış.. Teşekkürler ediyorum kendisine:J)



Gelelim yazıya..



Sayın Ertem Şener, buram buram eyyam kokan bir makaleyi kaleme almış ve elbette Fenerbahçeliler de elleri acıyıncaya kadar yazıyı alkışlamış..



Neden eyyam derseniz; bilerek bir hususu gözden kaçıyor kanısındayım..



O saydığı ülkeler var ya, hani İtalya, hani Romanya, hani Yunanistan.. Bu ülkelerin hepsinde şike patlak verdiği andan itibaren 2 ay bilemedin 3 ay içinde dirayetli, kararlı federasyonlar şu veya bu oranda cezaları kesme iradesini gösterdi. UEFA’nın 56 ülkesi, FIFA’nın 100 küsur ülkesi takdir etti, onayladı. Bakın, ceza az veya çok verdi, vermedi tartışmıyorum, orası görecelidir ve bence önemli de değildir. Önemli olan bir şike ya da teşvik vukuatı var, gerekli organlar var, gerekli işlemler ve cezalar var.. Ne zaman? Çok kısa bir zaman dilimi içinde..



Türkiye ne yaptı?



3 Temmuz 2011 günü şike olayı patlak verdi, TFF Başkanı ne dedi?



‘’Durum vahim, çok takımın canı yanacak’’



Neyse belgeler, bilgiler TFF bünyesinde kurulan Etik Kurula geldi, bir rapor çıktı, karar alması gereken TFF Başkanı bakın ne dedi?



‘’Ceza davasının sonucunu bekleyelim’’



Resmen ipe un serildi, zaten daha sonra itiraf da etti ve ne dedi?



‘’Fenerbahçe’yi küme düşüren federasyon başkanı olarak tarihe geçmek istemedim’’



Hayır, Fenerbahçe küme düşsün falan demiyorum ama bir karar alacak irade bekliyorum ancak ara ki bulasın..



Velhasıl elimize yüzümüze bulaştırdık, bir türlü ortaya çıkan olaya nihai bir neşter vuramadık, bizi izleyen dünyaya rezil rüsva olduk..



7 ay sonra ‘ben bu işi çözemeyeceğim’ diyen TFF Başkanı ve yönetimi istifa etti ve gitti..



Özerk olduğu iddia edilen TFF’na en sonunda siyasi irade müdahale etti. Kızmıyorum ha, çünkü bir yerde mecbur kaldı. Çünkü ortada bir cenaze var, namazı kılınıp defn edilmesi gerekiyor.. Başta Sayın Başbakan olmak üzere UEFA, FIFA gibi kurullarla temasa geçildi ve iktidar desteğini alan yeni TFF, haklı veya haksız olayı karara bağladı ve kurulları onayladı.



Ne zaman? Tam 10 ay sonra..



TFF’nin aldığı bu sportif kararı sanki tekzip edercesine cezai karar açıklandı. Temyiz yolu açık olmak üzere 3 takımın yöneticisi konumunda bulunan şahıslar hem şikeden hem de teşvikten ceza aldılar..



İşte böyle eyyamcı Ertem Şener Bey, sizin gibi kanaat önderlerinin eyyamları yüzünden Türk futboluna utanç tarihi yazılmasına ortak oldunuz ve böyle yazılarla katkı yaptınız..



O saydığın ülkelerde kamu vicdanı uzun süre kanatılmadan hemen gereği yapılmıştır. İtalya’da Juventus küme düşürülmüş, Milan’ın puanı silinmiş, Yunanistan’ın Olimpik Volos ve Kavala takımları küme düşürülmüştür. Türkiye’de şike davasını sonuçlandıran TFF’nu, tek bir takıma dahi ceza verememiştir.



Ondan dolayı elin Romen gazetesi işte böyle başlık atar:



‘’7 yıldızlı şikeci Fenerbahçe’’



Ve bu başlığa biz utanırız, sıkılırız.. Ama nedense buna neden olanlar hiç utanmıyor, hiç sıkılmıyor..



Ertem Şener Bey, opportünist, Fenerbahçe dalkavukluğu kokan, basit, sıradan bir yazıyı kaleme almış, kamuoyuyla paylaşmış, çok da güzel olmuş..



Çetin Altan üstadımız çok kullanırdır bu sözü:



‘Kendi kendimize propaganda yapmak’



Hani çok severiz ya bunu..



Bu yazı da Fenerbahçelilere hoş görünme amaçlı yazılmış, kendi kendine propaganda yapılmış, günü kurtarma yazısı vücut bulmuş.. Hayırlı uğurlu olsun, ne diyeyim başka?::J)

2 Temmuz 2012 Pazartesi

Şike davası kapanmadı esas şimdi açıldı..


Bugün açıklanan 16. Ağır Ceza Mahkemesi kararıyla bence şike davası kapanmadı esas şimdi açıldı..

Ayrıntıya geçmeden mahkeme kararı öncesi neler yaşandı bir anımsayalım.. Çünkü biraz balık hafızalıyız, her şeyi çabuk unutuyoruz..

03 Temmuz 2012 günü başlayan şike davası sürecini iyi yönetemeyen, halk tabiriyle ağzını yüzüne bulaştıran Sayın M.Ali Aydınlar başkanlığından TFF Yönetimi ve kurulları yaklaşık 6 ay kaldılar ve bohçalarını toplayıp gittiler..

27 Şubat 2012 günü müthiş bir operasyonla Yıldırım Demirören TFF Başkanı ve yeni yönetimi, olağanüstü genel kurulda seçildi. Hemen PFDK değişti, hemen Tahkim Kurulu değişti, nedense Etik Kurul değişmedi.

27 Nisan 2012 günü TFF’ye Etik Kurulu hazırladığı 2. raporunu verdi..

Raporu okuyan TFF, 30 Nisan 2012 günü gece yarısı operasyonuyla 58. Maddeyi değiştirdi..

Mayıs-2012 ayı içinde Antalya’da bir otele kapanan TFF yönetimi 720 sayfalık raporu okudu ve kararını verdi. ‘’Şike sahaya yansımamıştır, teşebbüs halinde kalmıştır’’

Bu karar doğrultusunda TFF Başkanı Yıldırım Demirören tarafından oluşturulan ama nedense ve nasıl oluyorsa özerk sayılan PFDK ve Tahkim Kurulu sportif yargılamayı yaptı ve özetle ‘’şike yoktur, futbol tertemizdir’’ kararını aldılar ve altına imza attılar.

TFF Başkanı Yıldırım Demirören UEFA ve FIFA temasından sonra 06 Haziran 2012 günü bakın ne dedi?

"Kararlıyız. Türk futbolundan küfürü ve şiddeti sileceğiz. Plan ve projemiz hazır. Bunu da Blatter'e anlattık. Şike konusundaki görüşümüzü, neler yaptığımızı da izah ettik. Tahkim Kurulu kararını verdi. Bu süreç, Tahkim'in verdiği kararla bize göre bitmiştir. UEFA'nın istediği şekilde, özerk kurullar kararlarını almıştır. O defteri kapatıp, yeni sayfalar açıp, artık bundan sonra taraftarıyla, yöneticisiyle, federasyonuyla, basınıyla biraraya gelmiş kulüpler yaratarak gitmek istiyoruz"

PFDK ve Tahkim Kurulu kararını alan UEFA, 22 Haziran 2012 günü Fenerbahçe’ye Şampiyonlar Ligi’ne katılabilirsin diyerek temiz kağıdını gönderdi.

Bu karar üzerine UEFA 1. Asbaşkanı Şenes Erzik 23 Haziran 2012 günü ne dedi?

‘’Şike sürecinin bittiğini, Türk Futbolu ve Fenerbahçe camiasına hayırlı olmasını temenni ediyorum. F.Bahçe’ye Şampiyonlar Ligi’nde mücadele etme hakkı verilmesinin Türk futbolu ve Türkiye’nin imajı açısından olumlu olduğunu, artık bu konu ile ilgili görüş bildirmeye de gerek kalmadı. Özellikle son bir aydır konu ile ilgili yoğun bir çalışma halindeydik. Bu karar ile konuyu sonuçlandırdık. Türk futbolu ve Türkiye’nin imajı açısından bu karar çok önemliydi. Artık F.Bahçe’nin Şampiyonlar Ligi’nda mücadele etmesi için önünde bir engel kalmadı. Bu iş bitti.

Yine bu karar üzerine UEFA Tahkim Kurulu üyesi Levent Bıçakçı 23 Haziran 2012 günü ne dedi?

F.Bahçe’nin Şampiyonlar Ligi’nde yer alması ile ilgili önünde hiçbir engelin bulunmadığını, Müfettişin 3 günlük itiraz süresi var ama Disiplin Kurulu kararı verdi. Artık geri dönüş yok. Türk futbolu büyük badire atlattı. Futbol Federasyonu Başkanı Yıldırım Demirören’in heykelini dikmek gerek. O olmasa UEFA bu kararı almazdı. Artık Fener’e ceza yok.

02 Temmuz 2012 günü, 16. Ağır Ceza Mahkemesi futbolda şike davasında son sözünü söyledi ve Türk Milleti adına tarihi kararını verdi:

Fenerbahçe Kulübü Başkanı Aziz Yıldırım: Şike, teşvik suçundan 6 yıl, 3 ay ceza aldı. Diğer sanıkların cezasını yazmıyorum bile, çünkü teferruattır..

Peki, şimdi ne olacak?

TFF Yönetim Kurulu, PFDK ve Tahkim bir kere kamuoyu vicdanı nezdinde mahkum oldular. En azından benim nezdimde..

Sayın Başbakan Erdoğan’ın da perde arkasından girişimleriyle, işte kişiler ve kulüpler ayrılsın söylemiyle, Türkiye’de şike davasının sportif yargılaması resmen şikeli olduğu ve üstü örtüldüğü;  Türk milleti adına bağımsız mahkemece resmen tescil edilmiştir..

Nasıl?

Şüphenin bile suçlananlar aleyhine işlediği sportif yargılamada tam bir fiyasko yaşanmıştır. Bu adı geçen kurullarda görev yapan hukukçuların, bu kimliklerini bundan sonra nasıl taşırlar ve nasıl söylerler hiç bilemiyorum.. Çünkü şüphenin sanık lehine olan adli yargılamada ceza alıyorsa; nasıl oluyor da şüphenin sanık aleyhine olan sportif yargılamada; tertemiz pürüpak çıkartılıyor: kim, nasıl açıklar?

Fenerbahçelilere sordum: Kaybedeceğini bile bile neden savaşıyorsun?

Yanıt ise: Öleceğini bile bile yaşadığını unutmuşsun sen... Fenerbahçe ölümüne sevdadır..

1 yıllık sürede Fenerbahçelilerin ortaya koydukları birlik ve beraberliği taraflı tarafsız herkesin takdirini kazanmıştır.

Medya, siyaset, iş dünyası tam anlamıyla kenetlenmiş, Fenerbahçe’nin en az zarar görmesi için seferber olmuştur.

Peki, ilk etapta ne beklenebilir?

Fenerbahçe’nin, ‘UEFA Şampiyonlar Ligi’ne katılması’ kararı tekrar gözden geçirilecektir. Muhtemelen Fenerbahçe,  UEFA Disiplin Kurulu’na sevk edilecektir.

Önümüzdeki süreçte TFF ve Kurulları çok tartışılacaktır. Kamuoyunda oluşan şüphe ve güvensizlik duygusu; mahkeme kararıyla daha ağırlaşacaktır ve kabus gibi üzerlerine çökecektir.

Sonuç: Sporda şike davası kapanmadı esas şimdi tam açıldı..

8 Mayıs 2012 Salı

Başbakan Erdoğan’ın ‘kulüpler değil, kişiler ceza almalı’ paradoksu..


Hemen Sayın Erdoğan’ın öteden beri dillendirdiği ve bugünde tekrar ettiği beyanını aynen veriyorum, sonra yorum-düşüncemi sizlerle paylaşıyorum..





Bir basın mensubunun, "PFDK'nın kararları sonrası kulüpler ceza almadı ve kişisel cezalar aldı. Bunu nasıl değerlendiriyorsunuz?" şeklindeki sorusuna Başbakan Erdoğan, şu yanıtı verdi;

"Fenerbahçe'nin kongre üyesiyim. Taraftar olmanın ötesindeyim ama ben bu konuda konuşamam. Konuştuğum zaman yanlış olur. Ama benim ilkeler üzerinden, bildiğiniz gibi Sayın Platini'ye de söylediğim, UEFA'nın buradaki kongresinde yaptığım konuşma var. Orada da söyledim. Söylediğim şey şu; Bize göre, ki ben demokrasilerde de bunu savunurum. Siyasi partiler açısından da bunu savunuyorum. Tüzel kişiler cezalandırılmamalı. Gerçek kişiler cezalandırılmalı. Siz tüzel kişileri cezalandırdığınız zaman, o tüzel kişiliğe gönül veren binlerce, onbinlerce, milyonlarca insanı cezalandırıyorsunuz. O tüzel kişilikte yetkiyi almış, suçu işleyenler varsa, onlar cezalandırılsın. Niye kalkıp da o tüzel kişilik cezalandırılıyor. Şimdi futbol kulüplerinde böyle kulüp kapatma başlamadı, yarın bir de onlar başlarsa, bu iş nerelere gider, neler getirir, neler götürür bilemem ama siyasi partilerde biliyorsunuz artık bu işten gına getirdik. 4 kere 5 kere kapatılan partiler var. Ne oldu yani kapattınız partileri de o partiler yok oldu mu? Hatta bazıları güçlenerek geldi. Ama bazıları içinden partiler çıkardı. Onlar da bu ülkede çok daha güçlü bir şekilde hizmet ediyorlar. Bunları da artık birilerinin görmesi lazım."



Gelelim benim düşünce ve yorumuma:



Sayın Başbakanımız  hiç kusuru bakmasın ama mantık hatası yapıyor.. Çünkü 10 aydır devam eden şike davasıyla ilgili ortaya koyduğu tez, yaşananlarla hiç örtüşmüyor.



Neden mi?



Siyasi parti gibi spor hukukunda kulüp kapanma falan yoktur bu bir..



Tam aksine şike, teşvik suçlarını işleyen kulüp yöneticileri ise menfaati kim sağlıyor?



Atıyorum, X şahıs Y kulübü yöneticisi ve şike yapmış. Kulübü puan ya da puanlar kazanmış, şampiyon ya da ikinci olmuş mu?



Olmuş..



Ehee burada kulüp yöneticisi X şahsın menfaati yok ki..



Kimin var?



Yöneticisi olduğu kulübün..



O zaman yöneticiyi futbol spor hukukunda cezalandırıp kulübü muaf tutmak; UEFA Başkanı’nın dediği gibi ‘imkansızdır’ ve de mantık dışıdır..



Ha mesela Yunanistan’da olduğu gibi kulüp başkanı bahis oynamış, kulübü üzerinde haksız kazanç elde etmiş, tamam, amenna, olabilir..



Kulübün suçu yok, başkanı bir halt işlemiş, kulübü kurtaralım denebilir..



Kaldı ki bu durumda bile bahis skandalına karışan Yunan Kavala ve Volos takımları bir alt kümeye düştü, kulüp başkanı hapse girdi..



Sıkı durun şimdi!



Yunan Futbol Federasyonu bu cezayı UEFA’ya bildirdi, UEFA ne dedi?



Yetmez, 3 alt küme birden düşür.. Ve de öyle yapıldı..



En son PFDK ne yapıyor?



Fenerbahçeli 3 yöneticiye muhtelif yıllarla hak mahrumiyeti cezası veriyor.



Ehe kulübü nerde?



Canım, kulübün bir suçu yok ki..



İyi de bu ceza alan yöneticiler şahsi menfaati için mi bu suçu işlemişler?



Hayır, çok sevdikleri ve yöneticisi olduğu kulübü için..



Sayın Başbakanımızın bu tezi bir şekilde Türkiye içinde uygulanabilir, uydurulabilir falan filan.. Ama UEFA nezdinde olmaz abi, yüz kere, bin kere olmaz..


3 Mayıs 2012 Perşembe

Fenerbahçe, Gençlerbirliği küme düşer..


TRT 3'te yayınlanan Basın Tribünü adlı spor programında Etik Kurulu'nun 2. raporu açıklandı, yorumlandı ve ben de dikkatlice izledim, not aldım.



Peki, işin özeti nedir?



Varan-1 /Gençlerbirliği - Fenerbahçe maçı

Gençlerbirliği - Fenerbahçe maçında Gençlerbirliği kalecisi Serdar Kulbilge'nin şike teşebbüsü içerisinde olduğu yolunda makul şüphe bulunduğu belirtildi. Fenerbahçe takımın yöneticisi İlhan Ekşioğlu'nun şike teşebbüsünde bulunduğunun tespit edildiği belirtildi.
İlhan Yüksel Ekşioğlu'nun Fenerbahçe Yönetim Kurulu Üyesi olması nedeniyle şike faaliyetinin Fenerbahçe Spor Kulübü'ne izafe edilmesinin uygun olacağı. Zafer Önder İpek'in Gençlerbirliği kulüp müdürü olması nedeniyle şüphenin Gençlerbirliği Kulübü'ne izafe edilmesinin uygun olacağı oy birliği ile mütalaa olunur.


Varan-2 /Fenerbahçe - Ankaragücü maçı 15-05-2011
- Aziz Yıldırım'ın bu müsabakada somut olayla ilgisinin bulunmadığına;
- İlhan Yüksel Ekşioğlu'nun, Cemil Turan'ın, Yavuz Ağırgöl'ün, Mehmet Yenice'nin, Yusuf Turanlı'nın şike teşebüsünde bulunduğu;
- Mehmet Şekip Mosturoğlu'nun ise şike teşebbüsünde bulunduğu yolunda yeterli kanıt bulunmadığına oy birliği ile mütalaa olunur.
- İlhan Yüksel Ekşioğlu'nun Fenerbahçe Yönetim Kurulu üyesi olması sebebiyle şike teşebbüsü eyleminin Fenerbahçe Spor Kulübü'ne izafe edilmesinin uygun olduğu, ancak bu eylemden Fenerbahçe Spor Kulübü'nün diğer yöneticilerinin haberdar olduğuna dair bir kanıta raslanmadığına;


Varan-3 / Sivasspor - Fenerbahçe maçı (22-05-2011
Bu maçta Trabzonspor'un teşvik teşebbüsünde bulunduğuna dair ilişkin iddialar araştırılmış olmasına rağmen bir sonuca ulaşılmadığından Etik Kurulu Trabzonspor açısından suç olmadığına kanaat getirmiştir.
- Aziz Yıldırım ve Mecnun Otyakmaz dahil tüm yöneticiler hakkında kanaat oluşturmaya yetecek kanıt bulunmadığına;
- Ahmet Çelebi hakkında kanaat oluşturmaya yetecek kanıt bulunmadığına, ancak yöneticisi olduğu Sivasspor'un sahaya çıkacak ilk onbirini üçüncü kişilere açıklamasının Etik Kurulu talimatına aykırılık yönünden değerlendirmek üzere kurulumuza sevk edilmesinin yerinde olacağı;
- Mehmet Yıldız hakkında kanaat oluşturmaya yetecek kanıtın bulunmadığı, ancak öğrenmiş olduğu teşvik primi eyleminin TFF'ye bildirmemiş olması nedeniyle Etik Kurulu talimatına aykırılık yönünden değerlendirmek üzere kurulumuza sevk edilmesinin yerinde olacağı;
- Oy birliği ile mütalaa olunur.


TFF/Etik Kurulu raporunun tamamında şike, teşvik ve teşebbüsle ilgili dikkat çeken başka bir şey yoktur..



Ne yaparlarsa yapsın bu sonuçtan kaçış yoktur. Fenerbahçe ve Gençlerbirliği küme düşecektir.



Neden?



Etik Kurulu raporuna göre her iki kulübün yöneticileri şike ve teşvik teşebbüsünde yer almaları, maalesef kulübü direk bağlamaktadır. Çünkü kulüp yöneticilerinin yaptıkları bu illegal girişimden kulüpleri haksız menfaat sağlayacaktır.



Varsayalım ki TFF Yönetim Kurulu kararıyla disiplin talimatının 58. maddesi değişti, küme düşme engellendi ancak bu işten kurtuluş yoktur.  



Neden?



Gelecek sezon başlamadan amma UEFA, amma FIFA kanalından gelen emir ve tehditler üzerine bu gecikmiş karar mutlaka alınacaktır.



Okumak isterseniz link aşağıdadır..



29 Nisan 2012 Pazar

Fenerbahçe bölündü!


Bu sefer ben konuşmayacağım, Fenerbahçeliler konuşacaktır.



İşte linki:




Peki, ne diyor bu linkte?



Aynen, noktasına virgülüne dokunmadan orijinal haliyle veriyoru:



Bu ne sessizlik?

Süppper Finale süppper başlamıştık. Hem Trabzonsporu hem de Galatasarayı yenmiş aradaki puan farkını 2'ye indirmiştik. Nasılsa Beşiktaş ve Trabzonsporu rahat geçeriz diyorduk. Son maçtada Galatasarayı Saraçoğlu'nun çimlerine gömüp "goyduk mu" deme planları yapıyorduk.

Bir sabah uyandığımızda,

Tertemiziz, bizi Şampiyonlar Ligine almayan Uefa'dan, Tff'den hesap soracağız dediğimiz Cas davasından vazgeçtiğimiz öğrendik. Şaşırdık kaldık. Merak ediyoruz neden diye. Her gün bir forma alarak avukatlık ücretini ödediğimiz Emin bey ve onun bağlı olduğu spor hukuku ensitütüsü neden susuyor? Hergün bir kanalda canlı yayına çıkan avukatımız Emin Özkurt nerde şimdi?

Diyorlar ki,

Yöneticilerimiz etik kurulu raporunu 2 gün önceden öğrenmiş davayı kaybedeceğimizi bildikleri için Aziz başkanın izni olmadan Cas davasından vazgeçmişiz. Uefa ve TFF ile pazarlık yapıp anlaşmışız.

Etik kurulu 4 maçta şike yaptığımızı söylüyormuş.

TFF yönetimi Antalya'da toplanmış etik kurulu raporuna göre karar vereceklermiş. Küme düşmeyi kaldırıp eksi puan vereceklermiş? Ama etik kurulu raporu basına sızdığı için şikeli maçları nasıl yok edeceklerini kara kara düşünüyorlarmış. 58.maddeyi değiştireceklermiş.

Nerden çıktı şimdi bu 4 maç ?

Hani biz tertemizdik?

Hani bizim yarım puanımızı bile silemezlerdi?

Hani 58.madde değiştirilemezdi?

Hani Cas davası bizim namus davamızdı?

Hani Cas davasını çekersek Ömer abimizle beraber 2 maç sahaya inecek Fenerbahçe'yi kendi ellerimizle küme düşürecektik.

3 Temmuzdan beri bülbül gibi konuşan yöneticilerimiz Nihat bey, Ali bey ortada yoklar. Twitter'da her gün her derdimizi anlattığımız Ömer Temelli 3 gündür tek kelime etmez oldu.

Şimdi, bu ne sessizlik diye Sormayacak mısın ey Fenerbahçeli!



Bunu okuduktan sonra ünlü Fenerbahçe forum sitesi antu.com sitesine girdim. Bölünmeyi çırılçıplak gördüm. İşte alıntı yaptığım link:




Peki, neler var bu linkte? Yine aynen yansıtıyorum:

Forum konusu:

Etik kurulu raporu çıktı. Şu anda inceleme yapılıyor federasyon tarafından.
Ancak bazı ayrıntılar önemli. Y.Demirörenin gazetesinde yazan bir şahıs‚ 4 maçta aleyhimize "teşebbüs" ettiğimize dair kanaat oluştuğunu yazdı. Bunu başka gazeteciler de yazdı. Bu durum gerçekse federasyon bizi düşürecek bir karar almak zorunda. Biz CAS ı kazanmıştık zaten. ordaki argümanımız gerçekten çok güçlü. Durumlar eşitlendi ve pazarlıklar başladı. Sanırım yapılan pazarlıklar neticesinde çok yakın bir zamanda 58. madde değiştirilip (genel kurula falan gitmeden doğrudan federasyon tarafından)‚ teşebbüse küme düşme cezası verilmeyecek. Böylece biz de küme düşmeyeceğiz. (Bu durum başka takımlar‚ mesela ts‚ için de aynı olabilir). Bu arada‚ özellikle başkanın hiç bir olaya teşebbüs dahi etmediği de karara bağlanacak. Bizim aleyhimize olan teşebbüsleri yapan kişi olarak Sayın Ekşioğlu gösterilecek. Bu durumda ceza davasındaki "çete" suçlaması da düşecek ve sadece "teşebbüs" ten Sayın Ekşioğlu suçlu bulunacak. Başkan çıkacak‚ Sayın Ekşioğlu da kısa bir süre daha yattıktan sonra o da çıkacak. Sayın Ekşioğlu ile ilgili kısmı kuvvetlendiren veri‚ dün metriste onun çok sinirli olduğu‚ kendisini ziyarete gelenlerle sinirli ve küfürlü konuştuğu söyleniyor. Bu arada başkan da olaylara karışmamak için içeri gidiyor. Oğuz Tongsir bu olayları sorunca da‚ sinirler gergin ben hiç karışmıyorum‚ diyor. Bunlar normal değil. Ancak benim düşündüğüm şekilde olunca yerli yerine oturuyor. Bu yazdıklarım kesin bilgiler değil. Ancak bir kaç gündür olanları başka türlü anlamlandıramıyorum. Sizin de katkılarınızla belki gerçeğe yaklaşabiliriz. Çünkü gerçekle ilgili net açıklama hiç bir zaman yapılmayacak. Yapılamaz da. Pazarlıklar açığa vurulamaz.

Yanıt-1: eğer baskılara dayanamayıp çekme gibi birşey sözkonusuysa yapılacak tek şey önümüzdeki 4 maçada çıkmayıp kendi kendimizi düşürmektir! Bu ahlaksızların belirlediği oyunda piyon olmayı reddetmektir!

Yanıt-2: Şu anda olası kötü seneryo bu gözüküyor‚ Bu durumda bize düşen yarım puan silinme teklifini bile kabul etmeyip kendi kendimizi küme düşürmektir. Ama inşallah bu seneryo gerçekleşmez benim ümidim etik raporundan birşey çıkmayacağı yönünde...

Yanıt-3: Bu senaryo çoklu satış senaryosudur.

Yanıt-4: evt. fenerbahçeli olduğu için direk kendisi 58 değiştirmedi. genel kurula gitti‚ işler planladığı gibi gitmedi. ben 58 in değişeceğine inanmıyorum. etik kurul raporunda ne yazarsa yazsın daha bunun pfdk sı var‚ çıkarmak istedikleri bir sonuç varsa pfdk ya etki eder gene çıkarırlar‚ olmadı tahkimle düzeltirler. senarya 1 ay önceden belirlendi‚ erdoğan-platini görüşmesinde. bu görüşmeden sonra hatırlarsanız adalet bakanı metrisi ziyaret etti‚ o ziyaretten sonra avukatlarımızdan biri bu twit i attı

Yanıt-5: Renkdaş hangi şikeden bahsediyorsun‚ Fenerbahçe şike yapmış dedilerse bizde kabul edecek değiliz Geçen sene galatsaray trabzon maçı şike değilmi ? Bu sene galatasaray Trabzon maçı
Geçen sene karabük Trabzon maçı Yada geçen sene Trabzon adı geçen kaç maç şike değil ? Madem şike vardı da 3 temmuzdan bugüne kadar bunu mahkeme bile ispatlayamadı ve Aziz Yıldırımın savunması karşısında tek suç oluşturamadı da afedersin bilmemnesi kırık pfdk mı şike bulup ispat edebildi ? Akıl tutulması yaşayıp durmayalım artık O yüzden bize Fenere atılan suçlamaları kabul etmemek düşer bunun daha önce trabzonu galatasarayı var Bu iş artık can sıktı çocuk bile böyle kandırılmaz artık tavırlar farklı olmalı

Yanıt-6: bu tip pazarlıklara giren şerefsizdir‚
eğer varsa birsey‚ ispatlasınlar‚
cezamız neyse çekeriz ve cezamızın kesinlikle küme düşmek olmalı‚
puan silmeyi kabul etmek‚ gecen senenin sampiyonluğunu vermeyi kabul etmek olmaz‚ suç varsa ceza olur‚
suş olmadığı da bence kesindir‚ ben seyrettim o maçları‚
illa ki ceza vereceklerse bu küme düşme olmalıdır.
Düşürmeyenin..

Yanıt-7:Aciklama beklemiyorum.Zira avukatimiza inaniyorum. Pazarlik degil emir geldi. Haliyle bunu boyle aciklayamiyorlar. Asariz keseriz dendi‚ yonetim daha fazla hayir diyemedi. Artik iplerimiz tamamen baskasinin elinde. Cas davamiz vardi oda kalmadi. Taraftar ikiye uce bolundu. Bu bakimdan da istedikleri oldu. Tek ayakta duran sporcularimiz her bransta. Puan silmeye gelince bastan beri cas namusumuzdur sonuna kadar gidecegiz diyen yonetimin gecmiste soyledigi yarim puan bile sildirmeyiz silinirse cekiliriz‚ kume dusurturuz kendimizi gibi soylemlerine artik inanmiyorum. Paunimizida silerler‚ avrupayada 1 yil almazlar‚ kupayida ts ye verirler yada yok sayarlar..bizde bugunku gibi boooyle bakariz. Emir buyuk yerden nitekim artik rica uzlasma vs yok.

Yanıt-8: Bugün Mehmet Baransu´nun yazdığı senaryoya benziyor. Kulüp aklanacak. Şikeye teşebbüsten sadece para cezası alacağız ama sanırım CAS davası geri çekildiği için bu cezanın miktarı da‚ verilecek normal cezadan az olacak. Benim aklımı kurcalayan ise şu; Fenerbahçe Yönetimi bunu önceden bilerek mi tahvil ihracı yaptı? Eğer bu senaryo gerçekleşirse‚ Fenerbahçe Yönetimi bunun altından kalkamaz. Hesabını veremezler. Bizler her şeyimizi bu kulüp için vermeye hazırken‚ onların pazarlık masasında oluşunu sindirebilecek bir mide yapısına sahip değilim maalesef

Yanıt-9: İki Yol ayrımı var 1 Fenerbahçe şike yaptı ve o yüzden CAS tan davayı çekti 2 Fenerbahçe istediğini aldı ve CAS tan davayı çekti
ikinci yol doğruysa bile açıklama yapılmadığı için birinci yol üzerinden gidelim 1-) Fenerbahçe şike yapmışsa neden mahkeme bir yıldır bunu ortaya çıkaramamış ?
2-) Etik kurulu nasıl mahkemenin bile bir yılda çıkaramadığı şikeyi anında şikeyi çıkarmış ?
3-) Hadi diyelim Fenerbahçe şike yapmış ve mahkemenin bulamadığı şikeyi etik kurulu çıkarmış‚ Peki o halde aynı etik kurulu geçen sene en az 6 maçta var olan Trabzon şikelerini niye çıkarmamış‚ geçen sene galatasaray trabzon maçındaki şikeyi niye ortaya çıkarmamış‚ beşiktaşın kupa şikesini niye ortaya çıkarmamış ?
4-) Şike ile suçlamak için bir tek Fenerbahçe mi varmış ?
...şakmı geçiyor bunlar bizimle ? Yoksa ille zıvanadan çıkmamızı mı bekliyorlar ?

Yanıt-10: Av.Emre: CAS için vazgecin baskisi çok buyuk! Ne olursa olsun Başkan kabul etmiyor ve imzalamayacaktir ama YK´u ne kadar direnebilir bilmiyorum.. Pazarliktan uzlasmadan bahsetmiyorum emirden bahsediyorum.Oy çoklugu ile Yonetim Kurulu karari almak mumkun..

Son söz: Fenerbahçe direnci kırılıyor, hızla şoka giriyor ve hızla bölünüyor. İşleri çok zor, Allah yardımcıları olsun!

27 Nisan 2012 Cuma

Fenerbahçe, UEFA, TFF, CAS, Etik Kurul raporu 5’geni


Hani bir ateş topu düşünün, bu beşgen arasında paslaşma oluyor, ama ateşten topu kimse tutmuyor, herkes diğerine pas atıyor..

Velhasıl bu paslaşmanın ilk işaretleri bir gün önce (25 Nisan 2012) verildi. Fenerbahçe 2. Başkanı Nihat Özdemir başta olmak üzere İstinye’deki TFF binasına gelen-giden trafiği bir anda arttı. Kokusu da bugün (26 Nisan 2012) çıktı..

Sabahtan Fenerbahçe, UEFA ve TFF aleyhine CAS’da açtığı 45 milyon Euro’luk tazminat davasından feragat etti yani çekildi.

Neden?

Bence çıkan TFF/Etik Kurulu Raporu bir gün önce okundu ve Fenerbahçe için daha uygun bulundu.

Sonra ne oldu?

Akşama doğru TFF resmi sitesinde Etik Kurulu açıklaması yayınlandı.

Ne diyor, Etik Kurulu açıklamasında?

Özetle şunu diyor:

Kurulumuz, yaptığı inceleme ve değerlendirmeler sonunda, müsabakalardaki eylemler bakımından ilgili bazı kişiler hakkında, "şike", "şike teşebbüsü", "teşvik primi" veya "teşvik primine teşebbüs" şüphesinin mevcut olup olmadığı ve bu kişilerin eylem ve davranışlarının kulüplere izafesinin mümkün olup olmadığı bakımından kanaate ulaşmıştır; bazı müsabakalar bakımından ya da olaylarda adı geçen kişiler açısından ise "kanaat oluşturmaya yetecek kanıt bulunmadığı" şeklinde görüş bildirmiştir..

Ha ne anlıyoruz? Bir kanaate ulaşılmıştır.

Neyde?

"şike", "şike teşebbüsü", "teşvik primi" veya "teşvik primine teşebbüs"

İyi de tüm bu sayılanlar kim ya da kimler var?

Derken Vatan Gazetesi raporu ele geçiriyor ve bakın ne diyor raporda?

VE Etik Kurulu 8 aylık yoğun mesaisini tamamlayıp ana mütalaasını VATAN’ın yazdığı gibi dün TFF Yönetim Kurulu’na teslim etti. Kurul, iddianamede yer alan F.Bahçe’nin, İstanbul BŞ, Eskişehir, Karabük ve G.Birliği ile oynadığı maçlarda şike yapıldığına dair yeterli delil olduğuna kanaat getirdi. Kurul ayrıca Trabzon’un Sivas-F.Bahçe maçı için kırmızı-beyazlılara teşvik primi verilmesi girişiminde bulunduğuna dair kuvvetli şüphelere sahip olduklarını da ana mütalaanın sonuç bölümüne yazdı.

Sonra ne var açıklamada?

-ETİK Kurulu iddianameyle birlikte ellerine ulaşan ek delil ve tapeler üzerinde yaklaşık 35 bin belge üzerinde yaptığı incelemede de özellikle Tayfur Havutçu’nun Yusuf Turanlı’yla yaptığı görüşmelerin şike görüşmeleri değil, teknik direktör-futbolcu menajeri konuşmaları olduğuna kanaat getirdi. Bunun doğrultusunda da Beşiktaş’ın herhangi bir suçla ihtam edilmesine de gerek duyulmadığına yer verildi.

-ETİK Kurul, İbrahim Akın’ın İstanbul BŞ-F.Bahçe karşılaşmasıyla ilgili yapmış olduğu itirafların ve daha sonra bir imamla olan görüşmesini soruşturmanın en net tartışma götürmez delili olarak raporuna koydu.

-ETİK Kurulu yaptığı incelemesinde şike yapıldığı iddiaları bulunan Sivasspor-F.Bahçe maçıyla ilgili olarak ise ‘Bu konuda bir bulgu ya da delile ulaşılmamıştır’ diye yazdı. Etik Kurul ayrıca bu maçla ilgili iddianamede yer alan para trafiğiyle ilgili bir tutarsızlık bulmadığını ve çanta içinde şike için getirildiği iddia edilen paranın, bilet parası olduğuna kanaat getirdiklerini de mütalaasına yazdı.

-İDDİANAMEDE adı geçen tüm kişilerle yüz yüze görüşen tutuklu sanıkların ifadelerini Metris’e giderek alan Etik Kurulu, kişilerle ilgili yaptığı değerlendirmede ise F.Bahçe Başkanı Aziz Yıldırım’a yönelik hiçbir suçlayıcı delile ulaşamadıklarını ve Yıldırım’ın iddianamede adı geçen şike ve teşvik girişimlerinin hiçbirinde yer almadıklarına dair kanaatlerini de yazdılar. Kurul ayrıca F.Bahçe’nin mali işler sorumlusu Tamer Yelkovan’la da ilgili suçlayıcı bir delil ve bulguya rastalamadıklarını da belirtti.

Etik Kurulu’nun şok raporu sonrasında ‘acil’ koduyla Antalya’da toplanma kararı alan TFF yönetimi 58. maddeyi masaya yatırıyor.

-KAMUOYUNUN kulüplere ceza çıkmayacak beklentisinin aksine 4 maçta şike olduğu ve 1 maçta teşvik girişimi olduğu yönünde rapor yazarak tüm beklentileri boşa çıkaran kurul, TFF yönetiminin de tüm planlarını altüst etti. Etik Kurulu bu ağır mütalaası üzerine acil olarak yönetim kurulunu Antalya’da toplantıya çağrıldı. Burada Etik Kurulu’nun nihai mütalaası ve PFDK’nın çalışmalarının yanısıra 58. maddenin değiştirilmesi konusu da masaya yatırılacak.

-ŞİKE sürecinde kişilerle, kurumların ayrılması prensibiyle hareket eden federasyon, Etik Kurulu’nun bu beklenmedik raporu üzerine 58. maddeyi değiştirip, kişilerle kurumlara verilecek cezalar konusunda yeni bir yöntem belirleyeceği iddia ediliyor.

Son not: Fenerbahçe’ye Allah kolaylık versin! İşleri çok zor ve çetrefilli..