CAS etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
CAS etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

26 Temmuz 2013 Cuma

Başbakan Erdoğan, hala aynı hatada ısrar ediyor..


Başbakan Erdoğan, tam olarak ne söylediğine bakalım, sonra yorumlayalım..
"Bu soruyu CAS'a sorsanız daha iyi olur. Başbakan olduğum için bütün takımlara eşitim. Çocukluğumdan bu yana Fenerbahçe'ye ayrı bir yakınlığım var ama bu konu farklı."
"UEFA'nın Türkiye'deki toplantısında tüzel kişiler yerine bireylerin cezalandırılmasını savunmuştum. Bu konuda siyasi parti ve dernekler için de aynısını savunuyorum. Bu şekilde milyonlarca taraftarı da cezalandırıyorsun. Şahıslara ceza verin ama kulübü küme düşürme, puan cezası gibi şeyleri tasvip etmiyorum."
"Bu kurallar yıllardır UEFA'da geçerli diyorlar. Gelin bu yanlışı düzeltelim. Yıllardır süren bu yanlış, kulüplerin boynunda testere gibi durmasın. Gelin hep beraber kaldıralım."
Sorular karşılığından Başbakan Erdoğan’ın ağzından çıkan cümlecikler bunlardır..
Gelelim şahsi düşünce ve yorumuma.. Bir kere Türkiye’de bu işlerin Arap saçına dönmesinin tek müsebbibi Başbakan Erdoğan olduğuna kesin kanaat getirdim.. TFF Başkanı, Gençlik ve Spor Bakanı vasıtasıyla Başbakan Erdoğan ne dediyse aynısını uyguladı..
Nasıl mı?
İşte sportif yargılama sonucunda şahıslara ceza verdi ama kulüplere hiçbir ceza vermedi.. Başbakan Erdoğan’ın isteği aynen yerine getirildi.
Türkiye içi tamam ama Türkiye dışı yani UEFA kanadı bir türlü bu telkini yemedi, en sonunda Fenerbahçe ve Beşiktaş kulüplerine ceza verdi.
Başbakan Erdoğan’ın mantık hatası yaptığını çok basit örnekle açıklamaya çalışayım. Farz edelim, ‘X’ kulübün ‘Y’ başkanı şike, teşvik suçlarını işliyor. Ve TFF talimatlarına aykırı davranıyor. Talimatı çiğneyen zaten karşısında cezası yazıyor. Başbakan Erdoğan’ın düşüncesine göre ‘Y’ şahsına ceza verelim ama ‘X’ kulübüne vermeyelim. İyi de o ‘Y’ şahsı ne için ve kimin menfaati için şike-teşvik suçlarını işledi? Tamamen ‘X’ kulübün menfaati içindir. İşte şampiyon olsun, işte küme düşmesin falan filan gerekçelerle..
Ehee kulüp nasıl cezasız bırakılacak? Bunun mantığı var mı?
Oysa evrensel spor hukukuna göre hem kulübü yöneten şahıs hem de kulüp cezalandırılacak ki gelecekte diğer kulüplere ve yöneticilere ders olsun..
Bir de özerk olduğunu iddia edilen TFF’nin siyasetin içine ne kadar girdiğinin bu meselede iyicine kanıtlanıyor.
Sonra Başbakan Erdoğan’ın 25 milyon Fenerbahçeli, 15 milyon Beşiktaşlı var, onların hakkını savunacağım derken mağdur olan 1 kişi dahi olsa; adaletin terazisi ne olacak?
Ama anlayabiliyorum, futbolu bile siyasete alet ediliyor ya, yuh diyorum. Seçimler yaklaştı, bazı takımların taraftarına göz kırpıldı..
Ha bunu yapan sadece Başbakan Erdoğan değildir, CHP ve MHP’de yapmaktadır. Bence çok yanlış kulvarda koşmaktadırlar.. Çünkü bu kulvar çok taşlıktır, düşersiniz, bir yeriniz kırılır.. Buralara hiç girmeyin en iyisi..

Yahu bırakın kendi mecrasında olay çözülsün.. İşte bağımsız yargı var diyorsak; siyasetten kimse müdahil olmadan her şey ortaya çıksın..

21 Temmuz 2013 Pazar

Fenerbahçe-CAS sonucu üzerinden bahis-iddia açıyorum..


Malumunuz 28 Ağustos 2013 günü UEFA’nın verdiği 2 yıl Avrupa’dan men cezası CAS’ta karara bağlanacaktır..

Peki, karar ne çıkacaktır?

A. Cezanın kaldırılması yani yok sayılması..

B. Cezanın onanması yani kabul edilmesi..

C. Cezanın 1 yıla indirilmesi..

D. Cezanın 1 yıla indirilmesi ve 2011-2012 sezonunda gitmediği Avrupa Kupalarının yerine sayılması yani cezasını tamamlanmış denilmesi..

E. Hiçbiri..

Sizce 5 (beş) şıktan hangisi olacaktır?

Bahse-iddiaya katılır, yorumla bildirirseniz, elbette bilirseniz, kurayla belirleyeceğim 3 şanslı kişinin adresine; hiçbir ücret ödemeksizin PTT yoluyla, imzalı kitaplarımı göndereceğim..

Hadi bakalım, bahis-iddia açılmıştır. Yorum bildirme hakkınız sadece 1 (bir) kez olup tekrarı halinde bilseniz bile kuradan çıkarsınız..

İsterseniz, ilk bahis-yorum benden olsun..

Ben işin doğrusu her şeye açık bir süreç olarak görüyorum. Yine de bahis-iddia şıkkım ‘B’ dir..


18 Temmuz 2013 Perşembe

Fenerbahçe Kulübü Başkanı Aziz Yıldırım son ruletini oynuyor..


Bugün öğleden sonra önce Fenerbahçe Kulübü Başkanı Sayın Aziz Yıldırım’ın FB-TV’den yaptığı kısa açıklamayı izledim. Önce şaşırdım ve sonra eğer ‘’CAS yürütmeyi durdurma kararı verdiyse; bu iş bitmiştir’’ dedim içimden..

Sonra CAS’dan gelen açıklama ise her şeye tüm çıplaklığıyla orta koydu.

Ne diyor açıklamasında CAS?

Avrupa Futbol Federasyonları Birliği (UEFA) ile Fenerbahçe ve Beşiktaş'ın, hızlı yargılama yapılması konusunda aralarında anlaşmaya vardığı ve iki kulübe mahkeme kararına kadar herhangi bir yaptırım uygulanmayacağı.. Böylece Fenerbahçe, UEFA Şampiyonlar Ligi, Beşiktaş ise UEFA Avrupa Ligi'nde yapılacak kura çekimlerine katılabilecek. Ayrıca Fenerbahçe ile ilgili kararın 28, Beşiktaş ile ilgili kararın ise 30 Ağustos'tan önce verileceği..
Sonra Fenerbahçe’nin CAS'ta görülecek davasının tarihi belli oluyor. CAS'ta duruşma 21 ve 23 Ağustos tarihlerinde gerçekleşecek, 28 Ağustos 2013 tarihinde ise nihai karar verilecektir.

Bunun anlamı nedir?

UEFA diyor ki ‘Şampiyonlar Ligi Grup Kurası’na kadar dava bitecekse; benim açımdan sorun yoktur, hem Fenerbahçe hem de Beşiktaş ön eleme kura çekimini katılabilir..

CAS diyor ki ‘evet, bitiririm, hızlandırılmış yargılama yaparım’; bu şartları hem Fenerbahçe hem de Beşiktaş kabul ediyor.

Kısaca teklif kimden geldiyse geldi ama UEFA-CAS-Fenerbahçe ve Beşiktaş mutabık kalıyorlar. Yargılama prosedürüne ve sonucuna razı olacaklarını hem UEFA’ya hem de CAS’a beyan ediyorlar.

Sonuç olarak CAS, 28 Ağustos 2013 günü nihai kararını açıklayacaktır.

Ya diyecek ‘evet, UEFA Disiplin Kurulu ve UEFA Tahkim Kurulu’nun Fenerbahçe’ye verdikleri 2 yıl Avrupa’dan men cezası yerindedir’

Ya da ‘hayır, bu ceza yerinde değildir ve kaldırdım’ ..

Eğer ceza kalkarsa; Fenerbahçe Kulübü Başkanı Sayın Aziz Yıldırım, hakikaten kral olarak kalmaya devam edecektir, kendisi istemediği müddetçe hiçbir güç onu başkanlıktan indiremez..

Eğer ceza onanırsa; işte Sayın Başkan’ın son rulet hamlesi hüsranla sonuçlanacaktır ve elinde süpürgeyle olup bitenleri temizlemeye çalışacaktır.  

UEFA da kendince akıllı bir taktik izlemiştir. ‘CAS’da 7-8 ay sürecek davayla uğraşacağıma, şampiyonlar ligi grup maçları başlamadan bu son kapıyı da kapatayım, hem benim başım ağrımasın, hem de aksi bir kararda tazminat mazminatla uğraşmayayım’ diye düşünmüştür..

Ha keza Fenerbahçe Kulübü Başkanı da akıllıca bir taktik izlemiş, ‘28 Ağustos 2013 tarihine kadar yaklaşık 40 gün zaman kazanmış olup bu zaman zarfında yapabileceği tüm hamleleri hesaplayacak, düşünecek, taşınacak ve en iyi sonucu elde etmeye çalışacaktır’..

Bakalım, rulet masasından kim kazanan olarak kalkacaktır?

UEFA mı, Fenerbahçe Kulübü Başkanı Aziz Yıldırım mı?


Bunu hep beraber 40 gün sonra öğreneceğiz..

29 Nisan 2012 Pazar

Fenerbahçe bölündü!


Bu sefer ben konuşmayacağım, Fenerbahçeliler konuşacaktır.



İşte linki:




Peki, ne diyor bu linkte?



Aynen, noktasına virgülüne dokunmadan orijinal haliyle veriyoru:



Bu ne sessizlik?

Süppper Finale süppper başlamıştık. Hem Trabzonsporu hem de Galatasarayı yenmiş aradaki puan farkını 2'ye indirmiştik. Nasılsa Beşiktaş ve Trabzonsporu rahat geçeriz diyorduk. Son maçtada Galatasarayı Saraçoğlu'nun çimlerine gömüp "goyduk mu" deme planları yapıyorduk.

Bir sabah uyandığımızda,

Tertemiziz, bizi Şampiyonlar Ligine almayan Uefa'dan, Tff'den hesap soracağız dediğimiz Cas davasından vazgeçtiğimiz öğrendik. Şaşırdık kaldık. Merak ediyoruz neden diye. Her gün bir forma alarak avukatlık ücretini ödediğimiz Emin bey ve onun bağlı olduğu spor hukuku ensitütüsü neden susuyor? Hergün bir kanalda canlı yayına çıkan avukatımız Emin Özkurt nerde şimdi?

Diyorlar ki,

Yöneticilerimiz etik kurulu raporunu 2 gün önceden öğrenmiş davayı kaybedeceğimizi bildikleri için Aziz başkanın izni olmadan Cas davasından vazgeçmişiz. Uefa ve TFF ile pazarlık yapıp anlaşmışız.

Etik kurulu 4 maçta şike yaptığımızı söylüyormuş.

TFF yönetimi Antalya'da toplanmış etik kurulu raporuna göre karar vereceklermiş. Küme düşmeyi kaldırıp eksi puan vereceklermiş? Ama etik kurulu raporu basına sızdığı için şikeli maçları nasıl yok edeceklerini kara kara düşünüyorlarmış. 58.maddeyi değiştireceklermiş.

Nerden çıktı şimdi bu 4 maç ?

Hani biz tertemizdik?

Hani bizim yarım puanımızı bile silemezlerdi?

Hani 58.madde değiştirilemezdi?

Hani Cas davası bizim namus davamızdı?

Hani Cas davasını çekersek Ömer abimizle beraber 2 maç sahaya inecek Fenerbahçe'yi kendi ellerimizle küme düşürecektik.

3 Temmuzdan beri bülbül gibi konuşan yöneticilerimiz Nihat bey, Ali bey ortada yoklar. Twitter'da her gün her derdimizi anlattığımız Ömer Temelli 3 gündür tek kelime etmez oldu.

Şimdi, bu ne sessizlik diye Sormayacak mısın ey Fenerbahçeli!



Bunu okuduktan sonra ünlü Fenerbahçe forum sitesi antu.com sitesine girdim. Bölünmeyi çırılçıplak gördüm. İşte alıntı yaptığım link:




Peki, neler var bu linkte? Yine aynen yansıtıyorum:

Forum konusu:

Etik kurulu raporu çıktı. Şu anda inceleme yapılıyor federasyon tarafından.
Ancak bazı ayrıntılar önemli. Y.Demirörenin gazetesinde yazan bir şahıs‚ 4 maçta aleyhimize "teşebbüs" ettiğimize dair kanaat oluştuğunu yazdı. Bunu başka gazeteciler de yazdı. Bu durum gerçekse federasyon bizi düşürecek bir karar almak zorunda. Biz CAS ı kazanmıştık zaten. ordaki argümanımız gerçekten çok güçlü. Durumlar eşitlendi ve pazarlıklar başladı. Sanırım yapılan pazarlıklar neticesinde çok yakın bir zamanda 58. madde değiştirilip (genel kurula falan gitmeden doğrudan federasyon tarafından)‚ teşebbüse küme düşme cezası verilmeyecek. Böylece biz de küme düşmeyeceğiz. (Bu durum başka takımlar‚ mesela ts‚ için de aynı olabilir). Bu arada‚ özellikle başkanın hiç bir olaya teşebbüs dahi etmediği de karara bağlanacak. Bizim aleyhimize olan teşebbüsleri yapan kişi olarak Sayın Ekşioğlu gösterilecek. Bu durumda ceza davasındaki "çete" suçlaması da düşecek ve sadece "teşebbüs" ten Sayın Ekşioğlu suçlu bulunacak. Başkan çıkacak‚ Sayın Ekşioğlu da kısa bir süre daha yattıktan sonra o da çıkacak. Sayın Ekşioğlu ile ilgili kısmı kuvvetlendiren veri‚ dün metriste onun çok sinirli olduğu‚ kendisini ziyarete gelenlerle sinirli ve küfürlü konuştuğu söyleniyor. Bu arada başkan da olaylara karışmamak için içeri gidiyor. Oğuz Tongsir bu olayları sorunca da‚ sinirler gergin ben hiç karışmıyorum‚ diyor. Bunlar normal değil. Ancak benim düşündüğüm şekilde olunca yerli yerine oturuyor. Bu yazdıklarım kesin bilgiler değil. Ancak bir kaç gündür olanları başka türlü anlamlandıramıyorum. Sizin de katkılarınızla belki gerçeğe yaklaşabiliriz. Çünkü gerçekle ilgili net açıklama hiç bir zaman yapılmayacak. Yapılamaz da. Pazarlıklar açığa vurulamaz.

Yanıt-1: eğer baskılara dayanamayıp çekme gibi birşey sözkonusuysa yapılacak tek şey önümüzdeki 4 maçada çıkmayıp kendi kendimizi düşürmektir! Bu ahlaksızların belirlediği oyunda piyon olmayı reddetmektir!

Yanıt-2: Şu anda olası kötü seneryo bu gözüküyor‚ Bu durumda bize düşen yarım puan silinme teklifini bile kabul etmeyip kendi kendimizi küme düşürmektir. Ama inşallah bu seneryo gerçekleşmez benim ümidim etik raporundan birşey çıkmayacağı yönünde...

Yanıt-3: Bu senaryo çoklu satış senaryosudur.

Yanıt-4: evt. fenerbahçeli olduğu için direk kendisi 58 değiştirmedi. genel kurula gitti‚ işler planladığı gibi gitmedi. ben 58 in değişeceğine inanmıyorum. etik kurul raporunda ne yazarsa yazsın daha bunun pfdk sı var‚ çıkarmak istedikleri bir sonuç varsa pfdk ya etki eder gene çıkarırlar‚ olmadı tahkimle düzeltirler. senarya 1 ay önceden belirlendi‚ erdoğan-platini görüşmesinde. bu görüşmeden sonra hatırlarsanız adalet bakanı metrisi ziyaret etti‚ o ziyaretten sonra avukatlarımızdan biri bu twit i attı

Yanıt-5: Renkdaş hangi şikeden bahsediyorsun‚ Fenerbahçe şike yapmış dedilerse bizde kabul edecek değiliz Geçen sene galatsaray trabzon maçı şike değilmi ? Bu sene galatasaray Trabzon maçı
Geçen sene karabük Trabzon maçı Yada geçen sene Trabzon adı geçen kaç maç şike değil ? Madem şike vardı da 3 temmuzdan bugüne kadar bunu mahkeme bile ispatlayamadı ve Aziz Yıldırımın savunması karşısında tek suç oluşturamadı da afedersin bilmemnesi kırık pfdk mı şike bulup ispat edebildi ? Akıl tutulması yaşayıp durmayalım artık O yüzden bize Fenere atılan suçlamaları kabul etmemek düşer bunun daha önce trabzonu galatasarayı var Bu iş artık can sıktı çocuk bile böyle kandırılmaz artık tavırlar farklı olmalı

Yanıt-6: bu tip pazarlıklara giren şerefsizdir‚
eğer varsa birsey‚ ispatlasınlar‚
cezamız neyse çekeriz ve cezamızın kesinlikle küme düşmek olmalı‚
puan silmeyi kabul etmek‚ gecen senenin sampiyonluğunu vermeyi kabul etmek olmaz‚ suç varsa ceza olur‚
suş olmadığı da bence kesindir‚ ben seyrettim o maçları‚
illa ki ceza vereceklerse bu küme düşme olmalıdır.
Düşürmeyenin..

Yanıt-7:Aciklama beklemiyorum.Zira avukatimiza inaniyorum. Pazarlik degil emir geldi. Haliyle bunu boyle aciklayamiyorlar. Asariz keseriz dendi‚ yonetim daha fazla hayir diyemedi. Artik iplerimiz tamamen baskasinin elinde. Cas davamiz vardi oda kalmadi. Taraftar ikiye uce bolundu. Bu bakimdan da istedikleri oldu. Tek ayakta duran sporcularimiz her bransta. Puan silmeye gelince bastan beri cas namusumuzdur sonuna kadar gidecegiz diyen yonetimin gecmiste soyledigi yarim puan bile sildirmeyiz silinirse cekiliriz‚ kume dusurturuz kendimizi gibi soylemlerine artik inanmiyorum. Paunimizida silerler‚ avrupayada 1 yil almazlar‚ kupayida ts ye verirler yada yok sayarlar..bizde bugunku gibi boooyle bakariz. Emir buyuk yerden nitekim artik rica uzlasma vs yok.

Yanıt-8: Bugün Mehmet Baransu´nun yazdığı senaryoya benziyor. Kulüp aklanacak. Şikeye teşebbüsten sadece para cezası alacağız ama sanırım CAS davası geri çekildiği için bu cezanın miktarı da‚ verilecek normal cezadan az olacak. Benim aklımı kurcalayan ise şu; Fenerbahçe Yönetimi bunu önceden bilerek mi tahvil ihracı yaptı? Eğer bu senaryo gerçekleşirse‚ Fenerbahçe Yönetimi bunun altından kalkamaz. Hesabını veremezler. Bizler her şeyimizi bu kulüp için vermeye hazırken‚ onların pazarlık masasında oluşunu sindirebilecek bir mide yapısına sahip değilim maalesef

Yanıt-9: İki Yol ayrımı var 1 Fenerbahçe şike yaptı ve o yüzden CAS tan davayı çekti 2 Fenerbahçe istediğini aldı ve CAS tan davayı çekti
ikinci yol doğruysa bile açıklama yapılmadığı için birinci yol üzerinden gidelim 1-) Fenerbahçe şike yapmışsa neden mahkeme bir yıldır bunu ortaya çıkaramamış ?
2-) Etik kurulu nasıl mahkemenin bile bir yılda çıkaramadığı şikeyi anında şikeyi çıkarmış ?
3-) Hadi diyelim Fenerbahçe şike yapmış ve mahkemenin bulamadığı şikeyi etik kurulu çıkarmış‚ Peki o halde aynı etik kurulu geçen sene en az 6 maçta var olan Trabzon şikelerini niye çıkarmamış‚ geçen sene galatasaray trabzon maçındaki şikeyi niye ortaya çıkarmamış‚ beşiktaşın kupa şikesini niye ortaya çıkarmamış ?
4-) Şike ile suçlamak için bir tek Fenerbahçe mi varmış ?
...şakmı geçiyor bunlar bizimle ? Yoksa ille zıvanadan çıkmamızı mı bekliyorlar ?

Yanıt-10: Av.Emre: CAS için vazgecin baskisi çok buyuk! Ne olursa olsun Başkan kabul etmiyor ve imzalamayacaktir ama YK´u ne kadar direnebilir bilmiyorum.. Pazarliktan uzlasmadan bahsetmiyorum emirden bahsediyorum.Oy çoklugu ile Yonetim Kurulu karari almak mumkun..

Son söz: Fenerbahçe direnci kırılıyor, hızla şoka giriyor ve hızla bölünüyor. İşleri çok zor, Allah yardımcıları olsun!

27 Nisan 2012 Cuma

Fenerbahçe, UEFA, TFF, CAS, Etik Kurul raporu 5’geni


Hani bir ateş topu düşünün, bu beşgen arasında paslaşma oluyor, ama ateşten topu kimse tutmuyor, herkes diğerine pas atıyor..

Velhasıl bu paslaşmanın ilk işaretleri bir gün önce (25 Nisan 2012) verildi. Fenerbahçe 2. Başkanı Nihat Özdemir başta olmak üzere İstinye’deki TFF binasına gelen-giden trafiği bir anda arttı. Kokusu da bugün (26 Nisan 2012) çıktı..

Sabahtan Fenerbahçe, UEFA ve TFF aleyhine CAS’da açtığı 45 milyon Euro’luk tazminat davasından feragat etti yani çekildi.

Neden?

Bence çıkan TFF/Etik Kurulu Raporu bir gün önce okundu ve Fenerbahçe için daha uygun bulundu.

Sonra ne oldu?

Akşama doğru TFF resmi sitesinde Etik Kurulu açıklaması yayınlandı.

Ne diyor, Etik Kurulu açıklamasında?

Özetle şunu diyor:

Kurulumuz, yaptığı inceleme ve değerlendirmeler sonunda, müsabakalardaki eylemler bakımından ilgili bazı kişiler hakkında, "şike", "şike teşebbüsü", "teşvik primi" veya "teşvik primine teşebbüs" şüphesinin mevcut olup olmadığı ve bu kişilerin eylem ve davranışlarının kulüplere izafesinin mümkün olup olmadığı bakımından kanaate ulaşmıştır; bazı müsabakalar bakımından ya da olaylarda adı geçen kişiler açısından ise "kanaat oluşturmaya yetecek kanıt bulunmadığı" şeklinde görüş bildirmiştir..

Ha ne anlıyoruz? Bir kanaate ulaşılmıştır.

Neyde?

"şike", "şike teşebbüsü", "teşvik primi" veya "teşvik primine teşebbüs"

İyi de tüm bu sayılanlar kim ya da kimler var?

Derken Vatan Gazetesi raporu ele geçiriyor ve bakın ne diyor raporda?

VE Etik Kurulu 8 aylık yoğun mesaisini tamamlayıp ana mütalaasını VATAN’ın yazdığı gibi dün TFF Yönetim Kurulu’na teslim etti. Kurul, iddianamede yer alan F.Bahçe’nin, İstanbul BŞ, Eskişehir, Karabük ve G.Birliği ile oynadığı maçlarda şike yapıldığına dair yeterli delil olduğuna kanaat getirdi. Kurul ayrıca Trabzon’un Sivas-F.Bahçe maçı için kırmızı-beyazlılara teşvik primi verilmesi girişiminde bulunduğuna dair kuvvetli şüphelere sahip olduklarını da ana mütalaanın sonuç bölümüne yazdı.

Sonra ne var açıklamada?

-ETİK Kurulu iddianameyle birlikte ellerine ulaşan ek delil ve tapeler üzerinde yaklaşık 35 bin belge üzerinde yaptığı incelemede de özellikle Tayfur Havutçu’nun Yusuf Turanlı’yla yaptığı görüşmelerin şike görüşmeleri değil, teknik direktör-futbolcu menajeri konuşmaları olduğuna kanaat getirdi. Bunun doğrultusunda da Beşiktaş’ın herhangi bir suçla ihtam edilmesine de gerek duyulmadığına yer verildi.

-ETİK Kurul, İbrahim Akın’ın İstanbul BŞ-F.Bahçe karşılaşmasıyla ilgili yapmış olduğu itirafların ve daha sonra bir imamla olan görüşmesini soruşturmanın en net tartışma götürmez delili olarak raporuna koydu.

-ETİK Kurulu yaptığı incelemesinde şike yapıldığı iddiaları bulunan Sivasspor-F.Bahçe maçıyla ilgili olarak ise ‘Bu konuda bir bulgu ya da delile ulaşılmamıştır’ diye yazdı. Etik Kurul ayrıca bu maçla ilgili iddianamede yer alan para trafiğiyle ilgili bir tutarsızlık bulmadığını ve çanta içinde şike için getirildiği iddia edilen paranın, bilet parası olduğuna kanaat getirdiklerini de mütalaasına yazdı.

-İDDİANAMEDE adı geçen tüm kişilerle yüz yüze görüşen tutuklu sanıkların ifadelerini Metris’e giderek alan Etik Kurulu, kişilerle ilgili yaptığı değerlendirmede ise F.Bahçe Başkanı Aziz Yıldırım’a yönelik hiçbir suçlayıcı delile ulaşamadıklarını ve Yıldırım’ın iddianamede adı geçen şike ve teşvik girişimlerinin hiçbirinde yer almadıklarına dair kanaatlerini de yazdılar. Kurul ayrıca F.Bahçe’nin mali işler sorumlusu Tamer Yelkovan’la da ilgili suçlayıcı bir delil ve bulguya rastalamadıklarını da belirtti.

Etik Kurulu’nun şok raporu sonrasında ‘acil’ koduyla Antalya’da toplanma kararı alan TFF yönetimi 58. maddeyi masaya yatırıyor.

-KAMUOYUNUN kulüplere ceza çıkmayacak beklentisinin aksine 4 maçta şike olduğu ve 1 maçta teşvik girişimi olduğu yönünde rapor yazarak tüm beklentileri boşa çıkaran kurul, TFF yönetiminin de tüm planlarını altüst etti. Etik Kurulu bu ağır mütalaası üzerine acil olarak yönetim kurulunu Antalya’da toplantıya çağrıldı. Burada Etik Kurulu’nun nihai mütalaası ve PFDK’nın çalışmalarının yanısıra 58. maddenin değiştirilmesi konusu da masaya yatırılacak.

-ŞİKE sürecinde kişilerle, kurumların ayrılması prensibiyle hareket eden federasyon, Etik Kurulu’nun bu beklenmedik raporu üzerine 58. maddeyi değiştirip, kişilerle kurumlara verilecek cezalar konusunda yeni bir yöntem belirleyeceği iddia ediliyor.

Son not: Fenerbahçe’ye Allah kolaylık versin! İşleri çok zor ve çetrefilli..

11 Nisan 2012 Çarşamba

Fenerbahçe-CAS pazarlığı..


Önce verileri paylaşayım..



Varan-1

27 Mayıs'ta görülmesi gereken F.Bahçe'nin davası açıklanan takvimde yer almadı.



Varan-2

Fenerbahçe yöneticisi Ömer Temelli: Davayı çekmediklerini ve sadece ileri bir tarihte olduğu için takvimde görülmediğini, davayı çekme gibi bir durum söz konusu olursa açıklama yapacaklarını..



Varan-3

Fenerbahçe As Başkanı Ali Koç: Bu yönde sorulara yanıt vermek istemiyorum..



Varan-4

Fenerbahçe Avukatı Emin Özkurt: Net bilgi veremem..



Varan-5

F.Bahçe'nin CAS'taki davasını takip eden birinci avukat olan Jean Louis Dupont: Bu bir pazarlık değil, görüşmedir. Fenerbahçe kendi donelerini, UEFA kendi donelerini savunmaktadır. Bu, CAS'ın talep ettiği ölçülerde normal bir prosedürdür.



Varan-6:

CAS'ın basın ofisi: Fenerbahçe'nin davasını çektiği yönünde kendilerine bir bildirim yapılmadığını..



Yorum ve analizim: Bir kere UEFA-Fenerbahçe pazarlığı kesindir. Pazarlığın temelinde ceza yatmaktadır. Geçen yıl Şampiyonlar Ligi’ne alınmayan, böylece ilk cezasını alan Fenerbahçe, 2012-2012 UEFA organizsyonunda kesin olarak yer almak istiyor. Yani başka bir yaptırımla karşılaşmak istemiyor.

Mümkün mü?

Bence çok zordur.

En az ceza ne olabilir?

2 yıl Avrupa Kupalarından men olabilir. Yani Fenerbahçe bu sezon şampiyon bile olsa UEFA yarışmalarına katılamaz kanaatindeyim.

Bence CAS üzerinden UEFA-Fenerbahçe pazarlığının temelini bu nokta oluşturuyor. Çünkü Fenerbahçe’nin 1 yıl daha Avrupa’dan men edilmeye tahammülü yoktur.


10 Nisan 2012 Salı

Şike yok, teşvik yok, teşebbüs yok, puan silme yok, küme düşme yok..


Bu nasıl başlık diyen çıkabilir fakat Demirören federasyonuyla geldiğimiz son nokta burasıdır..



Kısaca yok oğlu yok..



Peki, Temmuz 2011’den bu yana ne var?



O yok, bu yok, öyleyse 93 sanıklı şike davası niye var?



O yok, bu yok, öyleyse kulüp başkanı, yöneticileri 8 aydır niye hapiste duruyor?



Basına yansıdığı kadarıyla sahaya yansımış şike, teşvik yok, sahaya yansımış şike-teşvik teşebbüsü yok..



Kimler diyor?



Demirören Federasyonun profesyonel futbol disiplin kurulu ve etik kurulu gibi oluşumlar..



Nasıl bu kanaate erişiliyor?



Maçlar izleniyor, gözlemci ve hakem raporları okunuyor ve maçların temiz olduğu fikrine varılıyor..



Oysa futbol tümüyle hata oyunudur. Hata yapan oyuncunun teşvik aldığını, şike yaptığını maçları izleyerek, ayırt etmek neredeyse olanaksızdır.



Saha içinde şike ya da teşvik olduğunun kanıtlanması eylemi yapan oyuncunun itirafıyla mümkün olur.



Peki, bu olmazsa şike veya teşvik bulmanın çaresi nedir?



İşte telefon görüşmeleri, fotoğraflar, videolar şike ya da teşvik için şüphe oluşturur, olumlu ya da olumsuz vicdani kanaate varılır..



Binlerce sayfa telefon görüşmeleri, para trafiğinin videosu, fotoğraflar, bilmem kaç sayfa iddianame, mahkemenin iddianameyi kabul etmesi, ceza yargılamasının başlaması bir yana; şike yok, teşvik yok, teşebbüs bile yok denmesi mümkün müdür?



Mümkündür ancak tüm bu materyalları tercüme ettiren ve hukukçularına okutturup görüş oluşturan UEFA; mutlaka kendisi de disiplin soruşturması açacaktır..



Ne çıkabilir?



Demirören federasyonuna dönüp disiplin soruşturmasını UEFA olarak tamamladım, herkes suçsuzmuş diyebilir. O zaman mesele yoktur, dosya kapanır.



Ya da senin soruşturman eksik olmuş, ben şu kişilere, şu kulüplere şöyle ceza verilmesini talep ediyorum diyebilir..



O zaman federasyon ya istifa edecek ya da gereğini yapacaktır. Gereğini yaparsa; kendisini çürüğe çıkarmakla eşanlamlı olur..



Neyse az kaldı artık.. En geç 2 ay içinde ak mı, kara mı ortaya çıkacaktır..



Daha erken TFF kararı çıkabilir mi?



Tek şart vardır. Fenerbahçe CAS’dan davasını çekerse UEFA ile uzlaşan TFF kararını hemen açıklayabilir. Aksi halde CAS davasının görüleceği 26 Mayıs 2012 tarihine kadar beklenecektir..