şike yok etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
şike yok etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

10 Nisan 2012 Salı

Şike yok, teşvik yok, teşebbüs yok, puan silme yok, küme düşme yok..


Bu nasıl başlık diyen çıkabilir fakat Demirören federasyonuyla geldiğimiz son nokta burasıdır..



Kısaca yok oğlu yok..



Peki, Temmuz 2011’den bu yana ne var?



O yok, bu yok, öyleyse 93 sanıklı şike davası niye var?



O yok, bu yok, öyleyse kulüp başkanı, yöneticileri 8 aydır niye hapiste duruyor?



Basına yansıdığı kadarıyla sahaya yansımış şike, teşvik yok, sahaya yansımış şike-teşvik teşebbüsü yok..



Kimler diyor?



Demirören Federasyonun profesyonel futbol disiplin kurulu ve etik kurulu gibi oluşumlar..



Nasıl bu kanaate erişiliyor?



Maçlar izleniyor, gözlemci ve hakem raporları okunuyor ve maçların temiz olduğu fikrine varılıyor..



Oysa futbol tümüyle hata oyunudur. Hata yapan oyuncunun teşvik aldığını, şike yaptığını maçları izleyerek, ayırt etmek neredeyse olanaksızdır.



Saha içinde şike ya da teşvik olduğunun kanıtlanması eylemi yapan oyuncunun itirafıyla mümkün olur.



Peki, bu olmazsa şike veya teşvik bulmanın çaresi nedir?



İşte telefon görüşmeleri, fotoğraflar, videolar şike ya da teşvik için şüphe oluşturur, olumlu ya da olumsuz vicdani kanaate varılır..



Binlerce sayfa telefon görüşmeleri, para trafiğinin videosu, fotoğraflar, bilmem kaç sayfa iddianame, mahkemenin iddianameyi kabul etmesi, ceza yargılamasının başlaması bir yana; şike yok, teşvik yok, teşebbüs bile yok denmesi mümkün müdür?



Mümkündür ancak tüm bu materyalları tercüme ettiren ve hukukçularına okutturup görüş oluşturan UEFA; mutlaka kendisi de disiplin soruşturması açacaktır..



Ne çıkabilir?



Demirören federasyonuna dönüp disiplin soruşturmasını UEFA olarak tamamladım, herkes suçsuzmuş diyebilir. O zaman mesele yoktur, dosya kapanır.



Ya da senin soruşturman eksik olmuş, ben şu kişilere, şu kulüplere şöyle ceza verilmesini talep ediyorum diyebilir..



O zaman federasyon ya istifa edecek ya da gereğini yapacaktır. Gereğini yaparsa; kendisini çürüğe çıkarmakla eşanlamlı olur..



Neyse az kaldı artık.. En geç 2 ay içinde ak mı, kara mı ortaya çıkacaktır..



Daha erken TFF kararı çıkabilir mi?



Tek şart vardır. Fenerbahçe CAS’dan davasını çekerse UEFA ile uzlaşan TFF kararını hemen açıklayabilir. Aksi halde CAS davasının görüleceği 26 Mayıs 2012 tarihine kadar beklenecektir..


6 Nisan 2012 Cuma

Şike davasında düşme yok, puan silme yok..


Bugünün futbol gündemi buydu!

Düşme yokmuş, puan silme yokmuş..

Kişilere ceza verilerek; TFF (Türkiye Futbol Federasyonu) 9 aydır sürüncemede olan şike işini çözecekmiş..

7-1 biten Dinamo Zagrep-Lyon maçı temel argüman yapılarak UEFA ikna edilecekmiş..

Kişilere spor hukuku çerçevesinde cezaları kim verecekmiş?

TFF’nun PFDK (Profesyonel Futbol Disiplin Kurulu)’u play-off ya da Süper Final öncesi savunma almayı tamamladığı kişilere verdiği cezaları açıklayacakmış..

Tamam, şimdi eldeki verilere göz atalım mı?



Veri-1

Fenerbahçe Kulübü 2.Başkanı Sayın Nihat Özdemir ne dedi? UEFA Başkanı ile el sıkıştık ve anlaştık..



Veri-2

Fenerbahçe Kulübünün CAS’da açtığı davası, 2 ay ileri tarihe ertelendi..



Veri-3

Tahkim Kurulu Başkanı ne dedi? Sahaya yansımamış hiçbir girişim şike olarak kabul edilemez.. Malumunuz PFDK’nun idari tedbir kararı aldığı tüm futbolcu, teknik direktör ve yöneticiler ne yaptılar?

Nihai organ olan Tahkim Kurulu’na itirazda bulundular ve şike davasında adı geçen herkesin idari tedbir kararı kaldırıldı.



Veri-4

PFDK’na yazılı savunma vermek istemeyen Sayın Aziz Yıldırım’ın sözlü savunması Metris Cezaevi’nde alındı.



Veri-5

UEFA’ya rest çekildi. ‘Çok üstümüze gelirseniz 5 yıl Avrupa’ya gitmeyiz ha’ dendi..



Veri-6

Her şey gizli yürütülüyor, kapalı kapılar ardında pazarlıklar yapılıyor, herkes elindeki son kartlarını masaya koyuyor.. Bilenlerin bildiği ancak kimsenin bilmediği senaryo adım adım uygulanıyor. Çatlak ses olarak Galatasaray ve Trabzon kanadı ara sıra çıkış yapıyor ama beyhude çaba olarak duruyor.. Çünkü su artık geriye akıyor, önüne ne katarsa alıp götürüyor.. Herkes bir yerde bu defacto duruma mecburi razı oluyor, ne olacağını bildiği halde ne olacak diye bekliyor..



Sonuç: PFDK yakında (muhtemelen play-0ff öncesi) kişilerle ilgili kararını açıklayacak. Sonra Tahkim Kurulu itiraz edilen kişilerle ilgili kararı ele alacak ve bazı kişilerin kararını indirecek, bazı kişilerin kararını tümüyle kaldıracak, bazı kişilerin (çok az) kararını onayacak ve nihai kararı tesis edecek, böylece 9 aydır sürüncemede kalan şike dosyası spor hukuku yönünden kapanacak..



Şahsi analizim: Bu yıl ön elemesiz Şampiyonlar Ligi’ne katılan Trabzonspor kaç para aldı, biliyor musunuz? Beraberlik, galibiyet primleri dahil 25 milyon Euro kasasına soktu. Bu kadar büyük meblağ söz konusuysa, 53 ülkenin federasyonu üyeyse, Türkiye Futbol Federasyonu’nun tabirimi hoş görün ama bu şark kurnazlığını; UEFA asla kabul etmez.

Hele puan silme bile yok lafı külli kabul edilemez. Çünkü UEFA Genel Sekreteri İstanbul’da çok açık söyledi: Sahaya yansımamış bile olsa şike ve teşvik teşebbüslerine, UEFA’nın tavrı sıfır toleranstır.



TFF bu eyyamcılığı ya da goygoyculuğu niye yapıyor?



Futbol kamuoyuna dönecekler ‘arkadaşlar, ne düşme, ne de puan silme olmaması için çok savaştık, çok uğraştık ancak bu kadarını başarabildik’ diyecekler.. Buna sokak jargonunda ‘yol yapma ayağı’ derler..



Avrupa düşünce sistematiğini bilen birisi olarak; şunu çok net iddia ediyorum: Hem düşme olacak, hem de puan silme olacak.. Ha bu UEFA zorlamasını, TFF’nu kabul etmeme cesaretini gösterirse; 3 ya da 5 yıl Avrupa kapıları Türkiye takımlarına kapanacağı kesindir. O zaman ne olur? Kendi varlık sebebi bile tartışmalı hale gelen bir TFF orta yerde durur.. Neye rağmen? Türkiye Liginde bu yıl düşme kalksa, geçen yıl düşenler tekrar lige alınsa bile bu federasyon ayakta ka-la-maz..

Bakalım, görelim, kim haklı çıkacak, kim haksız..