Başkan Ünal Aysal etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Başkan Ünal Aysal etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

12 Nisan 2014 Cumartesi

Galatasaray Kulübü Başkanı Ünal Aysal’a açık mektup..

Bugün Sivasspor-Galatasaray maçını izledim, kesin kanaate eriştim ve bu yazıyı kaleme almayı, Galatasaray’ın yararına gördüm..

Sayın Başkanım!

Hemen lafa giriyorum. Futbol takımını sabote eden hatta ihanet eden maalesef bazı oyuncular vardır..

Galatasaray-Fenerbahçe derbisinde maçın sonlarına doğru kaptanlık pazubandı atan, formasını teslim edecek görevli arayan Selçuk İnan’ı affettiniz, Sivasspor maçına ilk 11’de kaptan olarak çıkardınız ama bence büyük hata ettiniz..

Oysa hiçbir futbolcu üstünde taşıdığı Galatasaray formasından ve koluna taktığı kaptanlık pazubandından asla büyük değildir.. Dünyanın 1 numaralı futbolcusu bile olsa, o taşıdığı şerefli formaya gerekli özeni ve itinayı göstermek zorundadır..

Sayın Başkan!

Satırı vurmazsanız, satırı size vururlar.. Eğer dirayetli başkan tavrını göstermezseniz, sizi dirayetsiz hale getirirler..

Daha açığını söylüyorum Sayın Başkan!

Acırsanız, acınacak hale gelirsiniz..


İzlediğim Sivasspor-Galatasaray maçında, hissiyatım ve aklım doğrultusunda dimağıma düşen, yüzde 99 oranında gerçek şudur:

Selçuk İnan, Burak Yılmaz, Ebue maçı sabote ettiler ve resmen Mancini’yi sattılar.. Dolayısıyla Galatasaray’a ve Sayın Başkan size ihanet ettiler..

Hemen bu 3 futbolcu ve varsa diğerleri süresiz kadro dışı bırakılmalıdır.. Çünkü Galatasaray takımını saran bu kanserden ancak keserek kurtulabilirsiniz.. Galatasaray olarak bugün biraz acı duyarız ama yarınlarımız bizim olur..

Tüm Galatasaraylılar adına çok üzgünüm ama birisinin ’kral çıplak’ demesi gerekiyordu ve ben diyorum..

Hiçbir futbolcu, televizyondan, stadyumdan izleyen binlerce Galatasaraylıların zekasıyla alay edemez ve bizleri aptal yerine koyamaz..

Sayın Başkan!

Bu hayati operasyonu yapamazsanız; size kesinkes operasyon yapacaklardır.. Böylece Galatasaray daha kötü  ve belirsiz günlere yelken açacaktır..

Dilim döndüğünce, aklım erdiğince benim söyleyeceklerim bu kadardır. İster böyle yaparsınız, ister öyle Sayın Başkan!.. Desti kırılmadan çareyi böyle buldum, ya siz?..


3 Aralık 2013 Salı

Galatasaray girdaba girdi..


Şunu suçlama, bunu itham etme zamanı hiç değildir. Galatasaray Futbol Takımı maalesef girdaba girdi ve çıkma çabası içinde olup uğraşmaktadır..
Mesele ise girmiş olduğu girdaptan çıkar mı?
Çıkacaksa, nasıl çıkar?
Sezon başladı, işlerin iyi gitmediği belliydi zaten..
Nasıl?
İlk hafta zar zor Gaziantep’i 2-1 yendik, ondan sonra Bursa, Eskişehir, Antalya ile oynadı ve 3 maç da berabere bitti..
Sonra Real Madrid hezimeti, sonra Beşiktaş galibiyeti veı Fatih Terim vedası..
Teknik direktörsüz Çaykur Rize maçı berabere,
Roberto Mancini ile çıkılan maçlarda;
Akhisar maçı mağlup,
Karabük maçı galip,
Kayseri maçı galip,
Konya maçı galip,
ezeli rakibimiz Fenerbahçe karşısında tek korner atmadan mağlup,
Sivas maçı galip,
Kasımpaşa maçı berabere..
Bu arada Kopenhag ve Real Madrid deplasman maçlarını mağlup bitirdi..
Ligin ilk yarısı, 4 maç sonra tamamlanacak.. 13 hafta bitmiş ve maalesef ezeli rakibimiz Fenerbahçe bize 9 puan fark atmıştır..
8 yıldır alamadığımız Türkiye Kupası, 5.tur eleme maçında, PTT Liginden Gaziantep BŞ takımıyla oynayan Galatasaray takımı, 120 dakika sonra penaltılarla eleyebildi..
Tabloyu ortaya serdik, şimdi çare üretelim..
Galatasaray Kulübü Başkanı Sayın Ünal Aysal’ın, başarı endeksli görevde kalacağını hepimiz iyi biliyoruz. Şampiyonlar Ligin’den elenmesi, ligde kötü sonuçlar almaya devam etmesi halinde; Sayın Başkanı taksanız durmaz, gider.. Bu bağlamda 10 Aralık 2013 günü saat 21.45’de Galatasaray, Juventus karşısına ‘olmak ya da olmamak’ gibi çok hayati bir maça çıkacaktır.
Kazanırsa; Sayın Başkan Aysal, devre arası hamle yapmak için fırsat yakalar. Aksi halde Ocak-2014 ayı içinde kesin istifa eder.. Sonra ne olacağını hayal bile edemiyorum.. Çünkü çok kötü sezon sonu yaşanır..
Juventus maçını kazanması üzerine senaryo yazarsak devre arasında; ya Drogba ya da Sneijder gider.. İkisini birden kaldırmadı bu takım..
Amma kiralık amma satılık başka yabancı futbolculardan kimler gider?
Riera, Dany, Amrabat..
Bulunabilirse; yerli ya da yabancı bir sol kanat oyuncusu transfer edilebilir.
Sezon başı transfer planlaması hatalı olduğunu hem yönetim hem de teknik heyet kabul ediyor herhalde..
Eğer Mancini devam ederse; Galatasaray Takımı, ligi nerede bitirirse bitirsin sezon sonu hem yerli hem de yabancı oyuncuların yaprak dökümü yaşanacaktır.. Buna karşılık en az 3 yabancı oyuncu, 5 yerli oyuncu transfer edilecektir.
Peki, takımda bugün itibarıyla sorun nedir?
Teknik Direktör Mancini, iskambil kağıdı dağıtır gibi her maça ayrı, değişik bir kadroyla çıkıyor.. Bir türlü kafasındaki şablona uyan oyuncu ve takımı oluşturamadı ya da bulamadı..
Takım içinde yerli-yabancı oyuncu uyumu bozuktur. Artık bu gerçeği sokaktaki simitçi bile söylüyor.. Profesyonel oyuncular birbirlerine saygı ve sevgi duymazlarsa; takım karakterini sahaya yansıtmaları mümkün değildir.
Kısaca yeni sezona 60-70 milyon Euro harcamak isteyen bir başkanı Galatasaray Kulübü bulmak zorundadır..
İlk yarı ve 2.yarı maçları, sıradan Galatasaray taraftarlarını mutlu kılmayacaktır. Canımızın çok sıkılacağı günler bizi bekliyor.. Hele kupa maçında lakayt atılan penaltılar, çok kızıp son penaltıları izlemeyen teknik direktörü gördükten sonra nasıl iyimser olayım, siz bana söyleyin!


27 Eylül 2013 Cuma

Futbol ve siyaset..


Bu yaşıma geldim, futbol-siyaset ilişkisi hiç tanık olmadığım kadar ikiz kardeş gibiler.. Mutlaka önceden de kıyısından köşesinde siyasetin, futbol içine müdahil olduğu bilinirdi ancak bu kadar açıktan, bu kadar bodoslama, bu kadar derinlemesine yan yana anıldığını hiç anımsamıyorum.

Trabzonspor Kulübü Başkanı Sayın İbrahim Hacıosmanoğlu, açıktan siyasetin içindedir. AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Sayın Erdoğan’ın mitinglerinde en önde yer alıyor, konuşma yapılan platformun şeref misafiri olarak görülüyor, hatta hızını alamıyor, ta İstanbul mitingine bile katıyor..

En son Galatasaray Futbol Takımı Teknik Direktörü Fatih Terim’in milli takıma gidişinde yine Sayın Başbakan Erdoğan, en büyük rolü oynuyor.
Bunun karşılığında Sayın Fatih Terim ise ‘Beyaz TV’de yayınlanan ‘Ustanın Hikayesi’ isimli programda Başbakan Erdoğan için övgü ve takdir dolu bant konuşması yapıyor ve program içinde yer alıyor.

Derken Program Sunucusu Sayın Ertem Şener, Fatih Terim hakkında soru yöneltiyor..

Kime?

Sayın Başbakan Erdoğan’a..

Peki, ne diyor Sayın Erdoğan?

İşte Fatih Terim’in büyük teknik direktör olduğuna dair güzel sözler..

Siz Fatih Terim’in milli takımın başına nasıl geldiğini zannediyorsunuz?

Benim tahmin ve araştırmalarıma göre; Başbakan Erdoğan, akrabası olan Göksel Gümüşdağ aracılığıyla Fatih Terim’e haber gönderiyor ve milli takımın başına geçmesini istiyor..

Fatih Terim’de ‘büyük bir şerefle kabul ederim’ yanıtını veriyor.

Göksel Gümüşdağ, TFF Başkanı Demirören’e söylüyor. Tamamdır, neden olmasın, hem Sayın Başbakan diyorsa; daha ötesi yoktur mealinde düşünceyle hemen telefona sarılıyor..

Bilin bakalım kimi arıyor?

Galatasaray Kulübü Başkanı Sayın Ünal Aysal’ı..

Başbakan, TFF Başkanı, Fatih Terim üçlüsünün ‘evet’ dediği bir konuya Sayın Ünal Aysal ne diyebilecek?

Normalde sezon başlamış, uzun bir lig maratonu önünde duruyor, ilk etapta 6 maçlık Şampiyonlar Ligi grup maçları ve Türkiye Kupası maçları bekliyor olan bir takımın teknik direktörünü milli takıma gönderir mi?

Mümkün değil, kabul etmez. ‘Hadi işinizi bakın’ der ve reddeder ama burası Türkiye’dir ve Türkiye 2013 realitesi vardır.

Arkasına TFF’yi, Başbakanı alan Fatih Terim’e artık Galatasaray Kulübü Başkanı hükmedebilir mi?

Bırak hükmetmeyi, normal bir iletişim bile kurulamaz ki, öyle de oldu.. Ne telefona çıkıyor, ne davete icap ediyor, ne de sözleşme imzalamaya yanaşıyor..

Futbol ve siyaset öyle bir noktaya sürüklendi ki, göreceksiniz şampiyon bile önceden belli olacaktır..

Mesela bu yıl için Trabzonspor şampiyon yapılabilir.. 2014-Mayıs ayında bu yazıyı tekrar okursunuz artık..



25 Eylül 2013 Çarşamba

Galatasaray hedef tahtasında..


‘Meyve veren taşlanır’ sözü bu kez Galatasaray için devreye giriyor.

Türkiye’nin başı derttedir arkadaşlar..

Kimle?

TFF (Türkiye Futbol Federasyonu) Başkanı Sayın Yıldırım Demirören ile..

UEFA’nın aldığı şike kararı üzerine sus pus olan TFF Başkanı, Galatasaray iç meselesinde resmen müdahil oldu..

Dünya 3.’lüğü kazandırmış Şenol Güneş varken, çok tecrübeli Mustafa Denizli varken, sen ne diye Galatasaray Teknik Direktörü Fatih Terim’e teklif yaparsın?

Galatasaray’a 4 kupa vermiş, tabirimi hoş görün b.k vermiş.. Bir kupayı koridorda, bir kupayı havaya attı, ulan Galatasaray 34 hafta mücadele etmiş ve hak etmiştir.. Senin keyfi kederine göre o kupa alınmamıştır..

Galatasaray’ın ‘eleman’ polemiği iç meselesidir. Yok benim kader arkadaşım falan filan.. TFF Başkanı bu polemiği ne amaçla kullanır?

İyi de sözleşme olmadan Fatih Terim FIFA maçlarına nasıl çıktı? Bunlar çok komik abi:J)

İşin özü şudur: Galatasaray Başkanı Ünal Aysal, ‘6+0+4 kuralı değişmeli, değişmezse TFF değişir’ cümlesiyle hedef tahtasını yerleşti. Ünal Aysal’ı öyle zayıf yerinden vurdu ki elindeki teknik direktörü aldı ve milli takıma getirdi..

Daha her şey çok sıcakken ve çok az konuşan beyefendi; Fatih Terim’e destek maksadıyla basın toplantısı düzenledi. İşte ben eleman demem, işte telefona cevap verilmiyorsa hatayı kendimde ararım gibi abuk sabuk ifadeler kullandı..

Sahte ve yalan olduğu yüzünün gülümsemesinden bellidir. Örneğin Vatan Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni telefonuna çıkmazsa hatayı gazetenin patronu Yıldırım Demirören kendinde arayacak ha.. Onu sen fesime anlat.. O telefona çıkmayan birisi; ertesi gün soluğu muhasebede alır ve ilişiği kesilir..

Benim en canımı sıkan görüntü ise Fatih Terim’in bu duruma çanak tutmasıdır.

Elinde bir kağıt gösteren TFF Başkanı, ‘işte imza budur, ortada sözleşme yoktur’ diyor ama o kağıt parçası devlet sırrı gibi günlerce niye saklandı?
Galatasaray Yönetimi, imzalanan o kağıdı resmen talep etmesine rağmen herkese sözleşmeyi göstermek zorunda değiliz diyen yine aynı TFF..
Son bir not: Hasan Şaş ve Ümit Davala istifa etti iddiası doğruysa..

Galatasaray’ın ekmeğini yemiş ve yardımcı antrenör olan Hasan Şaş ve Ümit Davala tam bir hayal kırıklığı yarattı.. Geçen sezon Fatih Terim’in trübüne gönderildiği olayda kasten bizi de gönder diyen nasıl zihniyettir arkadaş?

Galatasaray takımının başında ben mi çıkacağım? Neymiş Fatih Hoca atılmış, bizde atılalım.. Yuh size.. Galatasaray’ın futbolcusu olmuş bu insanlara son bir sözüm olacak? Size yazıklar olsun!

Galatasaraylı nezaketi ve terbiyesi takımı başı boş bırakmak kadar asla ileri gidemez. 3 gün sonra Rize maçına çıksan, gelecek hocaya bilgi versen, sonra öpüşüp ayrılsan; ne büyük duruş, ne büyük onur olurdu..

Ulan ‘Fatih Hoca milli takıma gitti, belki size sezon ortasına kadar devam edin’ diyecekler.. Fatih Terim milli takıma gitti, peki siz nereye gideceksiniz?

Galatasaray zor durumda kalsın diye çete gibi toplu hareket ediyorlar.. Fatih Terim gönderildi diye hepsi istifa ediyorlar.. Ulan bu nasıl kafadır! Biz yoksak gerisi tufan düşüncesini gerçek Galatasaraylı uygular mı?

Arkadaşlar bir dakika ya, Galatasaray Kulübü’nü temsil eden kimdir?

Başkan Ünal Aysal’dır..

Eğer birisi Başkanın telefona çıkmıyorsa; Galatasaray’ı takmıyordur, Galatasaray’dan büyüğümdür anlamına gelir.. Bunu asla kabul etmem..

Sonuç olarak dünden beri Ünal Aysal’ın yanındaydım.. Bugün gördüklerim karşısında ‘bin kere haklıyım ve bin kere başkanın yanındayım’ diyebilirim..



24 Eylül 2013 Salı

Fatih Terim kovuldu..


Bu başlık incitici ama maalesef durum tam da öyledir. ‘Kovulursam giderim’ diyen Sayın Fatih Terim, artık TFF ile anlaşacak, milli takımla başarılı olmaya çalışacaktır..

Gelin bu kovulma sürecine benin penceremden bakalım..

Aslında ilk işaret fişeği, Sayın Başkan Ünal Aysal’ın ‘eleman’ lafıyla atıldı.. ‘Fatih Terim kulübümüzün bir elemanıdır’ cümlesi savaşın başlangıcıydı..

Fatih Terim cephesi; ‘kongre üyesi, ömrü Galatasaray’da geçmiş birisi için eleman sözcüğü kullanılamaz ve bu hakarettir’ iddiasındaydı..

İşin özü bir yerde haklılar.. Galatasaray’ın 19 şampiyonluğunda 6’sını kazandıran teknik direktör Fatih Terim’dir. Oyunculuğunu, UEFA Kupası’nı falan saymıyorum.. Toplam şampiyonluğun 1/3’ne imza atan Galatasaraylı bir teknik direktöre bu sözcükle hitap edilmez veya tarif edilmez..
Ama Ünal Aysal Bey, tamamen batı standartlarında yetişmiş, kurumsal yapıya inanmış, profesyonelliği kabul etmiş bir insandır. Bu sözü söylerken aslında çok büyük yanlışı yoktur. Tek kusuru bu sözcüğün estetik olarak Fatih Terim’e uymadığıdır.. Sonra bir araya gelindi, konuşuldu, ne demek istediği izah edildi ve konunun üstü kapandı.. Dikkatinizi çekerim, konu kapanmadı, konu buzdolabına kaldırıldı sadece. İleride tekrar ısıtılıp önümüze konacaktı. Fatih Hocanın tam olarak istemediği futbolculardan Sneijder ve Drogba transferi derken 2013-2014 sezonu şampiyonlukla bitti.

Fatih Terim, futbolla ilgili tek sorumlu olmak istedi ancak Başkan Aysal, asla bu isteği kabul etmedi. Fatih Terim’in neredeyse nefret ettiği isim olan Bülent Tulun, Ünal Aysal’ın futbol danışmanı olarak görevlendirildi. Ani bir olağanüstü genel kurulla Fatih Terim’e yakın yönetim kurulu üyelerinin hepsi değiştirildi. Fatih Terim için artık istifa kaçınılmazdı. Ancak ısrarla ‘kovulmak’ istedi ve böylece Galatasaray’lılar gönlünde mağduru oynadı.

Kovulma kararı ise 5 gün önce alındı.

Çünkü Ünal Beyin, telefonlarını cevap vermeyen, SMS’lerine geri dönmeyen Fatih Terim, istediği ‘SON’ 24 Eylül 2014 günü resmiyet kazandı..

Fatih Terim’in sportif başarısı varken Başkan Ünal Aysal’ın finansal başarısı vardır. Kim ne derse desin; Ünal Bey, göreve geldiği zaman Galatasaray Kulübü borç batağındaydı. Finans dehası olan Ünal Bey, müthiş operasyonlarla borçları yarı yarıya düşürdü ve 2015 yılında uygulanacak UEFA Finans kriterlerini şimdiden yakaladı..

Sonuçta başarılı 2 insan savaşa girdi. Ünal Beyin, gitmesi için kongre kararı gereklidir ama Fatih Terim’in gitmesi için Galatasaray Yönetim Kurulu kararı yeterlidir ve maalesef öyle de oldu..

Geçen sezon Nisan ayında TFF ve hakemler için söylemediği laf kalmayan Fatih Terim, aradan 4-5 ay geçmeden aynı TFF Başkanı ile sarmaş dolaş sarılmalar, öpüşmeler ve imzalanan sözleşmeler.. İşte bu hamle Fatih Terim için sonun başlangıcıydı..

Kim karlı, kim kazançlı çıktı?

Valla Türkiye’de her şey tabelaya endekslidir. Gelecek olan teknik direktör şampiyon yaparsa, şampiyonlar liginde başarılı olursa; risk alan Ünal Aysal, tarihe altın harflerle yazılır.. Yok, tersi olursa; Ünal Aysal sezon sonunda istifa etmek zorunda kalır..

Bence Türkiye’de hiçbir kulüp başkanının alamayacağı büyük riski üzerine almıştır. Çünkü olası başarısızlık halinde teknik direktör giderdi ama bu durumda kendisi gider..

Ben Galatasaray’lıyım, elbette şahıslardan önce kurumsal kimlik gelir.

Ha bu ayrılık Galatasaray kültürüne, anlayışına yakıştı mı?

Hiç şık olmadı ama bunu her iki tarafta istedi.. Yapılacak bir şey yoktur…

Fatih Terim, muhtemelen 3-4 yıl sonra başkanlığa oynayacaktır. Olur ya da olamaz, Ogün kü konjonktür ne gösterir, bilemem..



18 Eylül 2013 Çarşamba

Galatasaray düello kulübü değildir..



Galatasaray Başkanı Sayın Ünal Aysal ile Galatasaray Teknik Direktörü Sayın Fatih Terim arasında tam bir düello yaşanmaktadır. Birbirlerine açıktan bazen de gizliden ateş ediyorlar ve birbirlerini yok etmeye çalışıyorlar..

Bir Galatasaray taraftarı olarak bunlar beni hiç ilgilendirmez ama, ne zamana kadar? Galatasaray zarar görmeye başladığı noktaya kadar..

4 maçta 3 beraberlik 1 galibiyetle zaten ligde durum iç açıcı değildir. Hele Şampiyonlar liginde alınan 6-1’lik hezimet her şeyin tuzu biberi olmuştur.

Hani bir laf vardır: ‘’Suçlu ayağa kalk’’

Arkadaş ben değilim bir kere.. Milyonlar alan (helalı hoş olsun) bir sürü yönetici, danışman, teknik direktör, yardımcısı ve tüm bunların en başında bulunan başkan vardır.

İşleyen ve iyi çalışan bir takım nasıl böyle bozulur? Bunun faturasını birisi ödeyecek, bu durum yenilir, yutulur değildir.. Hiç sorumluluğu üzerine alan yoktur. Öyle özür dilemekle bu iş geçiştirilemez..

Şimdi bozulan sistemi size tek tek analatacağım..

1. Yabancı oyuncu sorunu: Bu işleri planlayan, organize eden bir Allah’ın kulu yok mudur yahu? 6+0+4 kuralı geleceği belliyken ısrarla neden yabancı oyuncu transfer edilir? Oyuncular hem oynamayacak hem tıkır tıkır paralarını alacaklar.. Bu kadar öngörüsüzlük olur mu arkadaşlar? Hazır elimizde 10 tane yabancı varken daha en son Bruma transferi ne iştir? Şimdi ihtiyaç var mıydı? Hani sol bek falan olsa amenna diyeceğim..

2. Drogba meselesi: Geçen sezon son 4-5 maçta başlayan bir uyumsuzluk takım üstü psikolojisi maalesef bu sezon ilk 4 maçta aynen devam etmektedir. Yahu arkadaş, bir teknik direktör, tahtaya yazmaz mı acaba? Ceza alanı dışında serbest vuruşları 8 numara Selçuk İnan kullanacaktır diyemez mi? Hani Drogba geldiği takımda serbest vuruşçu olur, yine hadi tolerans göstereceğim. Arkadaş ‘’Galatasaray takımı senin serbest vuruş deneme yeri değildir’’ diyecek bir yönetici yok mudur yahu? Yoksa ne işleri var orada, giderler, yapan birisi gelir..

3. Ebue meselesi: Adam geçen yıldan beri gönülsüz, bir türlü oynamak istemiyor, muhtemelen gitmek istiyor. Arkadaş bunu gönderecek bir yönetici yok mudur? Galatasaray Futbol Takımı bu kadar başı bozuk mudur?

4. Fatih Terim meselesi: Şimdi ben şeytanın avukatlığını yapacağım. Hiç inanmıyorum ama söylemek zorundayım.. Fatih Terim, giderayak enkaz bırakmak için her türlü çabayı gösteriyor.. Yahu milli takımda Umut Bulut’u oynatıyorsun da Galatasaray takımında niye oynatmıyorsun? Milli takımla 5 yıllık anlaştın diyelim neden Galatasaray’da devam ediyorsun? Sakın vatan, millet, bayrak deme artık 2013 yılında kimse bu hamasi sözleri yutmaz Sayın Fatih Terim.. Sen gittin, milli takımla ilgilendin, peki Antalyaspor ve Real Madrid maçları öncesi Galatasaray takımıyla ben mi ilgileneceğim acaba? Olmayacak işe niye amin diyorsun? Hem takımı motivasyon veremiyorsun hem de kenarda oturuyorsun.. Kaldı ki Real Madrid maçında 8 yabancı vardı, onlar gaz maz almaz Sayın Fatih Terim.. Onlar ne çalıştırırsan, ne öğretirsen, ne istersen onu yaparlar..
Yahu 4 lig maçında hiç oynamayan Dany defansın göbeğine hangi akıl koyar?

5. Burak meselesi: Önceden kanaatim vardı, dünkü maçta iyicene netleşti. Abi Burak’ın kafası futboldan çok uzaklaşmış.. Hala aklı Lazio’dadır. Ha Burak bu konuda yüzde 100 haklıdır. Adama tamam gidebilirsin deniyor sonra ıvır zıvır gerekçelerle iptal oluyor. Yahu Burak’ı 5 milyon dolara almışsın, sat işte 12-15 her neyse.. Para kazan işte.. Hadi bakalım, mal şimdi defolandı, kimse almaz.. Burak’ta faydalı olmaz.. Ne olacak şimdi? Kim verecek bunun hesabını?

6. Başkan Ünal Aysal meselesi: Çok sevmiştim bir yönünü.. Neydi o?
Profesyonel davranıyordu..
Ama Fatih Terim meselesinde çok amatör davrandı. Çok acemice hareketler yaptı.
Ne yapması gerekirdi?
Fatih Terim milli takıma gitmek istiyor mu, istemiyor mu?
İstemiyorsa, 4 maç falan asla izin vermemeliydi.
İstiyorsa, tamam hocam gidebilirsin, hizmetlerin için teşekkür ederiz deyip hemen yeni bir teknik direktör bulması gerekirdi. 2 aydır konuşulan Fatih Terim-Ünal Aysal polemiğine asla müsaade etmemesi lazımdı..
TFF ile ağız dalaşına girdi ve rest çekti. Yabancı oyuncu sınırlamasını ya çekerler, ya da giderler mealinde sözler sarf etti. Sonra tüm söylediklerini yedi yuttu. Ama en azından ben yutmadım Sayın Başkan! Keşke resti çektikten sonra TFF’yi götüremiyorsanız, siz gitseydiniz..
Sonra yönetim oluştururken bazı simaları silip atmanız çok yanlış oldu. Yerine aldığınız bir yönetici Real Madrid hezimetinden sonra ‘’Fatih Terim gitsin milli takımı, Fenerbahçe’yi çalıştırsın’’ diyor.. Oysa ne büyük çelişki vardır.. Yahu sen yönetim kurulu üyesi isen neden milli takıma izin verdinizi? Sanki o izni ben verdim..
Sayın Başkan resmen son 2-3 aydır çuvalladı, hata üstüne hata yaptı..

Tamam, sorunları anlattım, peki şimdi ne olacak?

Galatasaray gerileme dönemine girdi artık. İnşallah takiben çöküş dönemi yaşamaz..

Çare nedir?

Hemen bugün yarın sorunu çözecek ilacım yoktur. Bence Galatasaray için kayıp yıldır artık.. Neşter vurulmalı ve sorun yaratan her kim varsa hemen gereği yapılmalıdır. Çünkü sorun daha da derinleşecek, daha çok acı verecektir, burası besbellidir.. Sorun Fatih Terim ise hemen ilişiği kesilmelidir. Sorun profesyonel danışmanlar ise hemen kovulmalıdır. Sorun yönetim de ise hemen kongreye gidilmelidir.

Ben ta Anadolu’nun bir ilçesinde feryat ediyorsam buna kimse kulak tıkayamaz.. Zaman idare etme zamanı değildir. Sorunları çözmeden günü kurtarmaya yönelme kesinlikle ölümcül hata olur.. Ne mi olur? Bakın elimizin altında önce Şampiyonlar Ligi, sonra Türkiye Ligi kayıp gider.. En kötü senaryo olan çöküş dönemi yaşanır.. Adnan Polat Başkanlığında yaşadıklarımızı tekrar ederiz..




13 Temmuz 2013 Cumartesi

Ünal Aysal’ın karizması çizilebilir..


Yaklaşık 1 aydır 6+2+2 yabancı oyuncu formülü tartışıldı ve TFF Başkanı bizzat kendisi kameralar karşısına geçti ve ‘hayır, bu sezon 6+0+4 formülü uygulanacak’ dedi..

Bu ne anlama geliyor?

Galatasaray takımı ve diğer 18 süper lig takımı 6 yabancıyla ilk 11’i oluşturabilecek, ne yedekte ne de başka bir yerde yabancı oyuncu bulunduramayacak.. Üstüne üstlük trübünde oturacak yabancı futbolcu sayısı da 4 ile sınırlanacak.. İşin özü bir takım en fazla 10 yabancıyla sözleşme yapabilecek..

Gelelim Galatasaray Kulübü Başkanı Ünal Aysal’ın ifadelerine..

‘6+2+2 formülünü getirmeyen federasyon değişir, getirecek federasyon gelir’

Şimdi Sayın Başkan Aysal, ya siz zokayı yuttunuz, ya TFF Başkanı Yıldırım Demirören..

Sayın Demirören mealen ’seçim 2015 olup federasyonu değiştirmek isteyen o gün gelir, değiştirir’ dedi.

Sayın Aysal da 6+2+2 yabancı oyuncu formülüne kabul etmeyen gider mealinde laf etti..

Ne olacak şimdi?

Galatasaray Kulübü Başkanı, ‘gidecek’, TFF Başkanı ‘gitmeyeceğim’ restleşmesini yaptılar..

Hadi bakalım, meydan orta yerde duruyor, kim kimi götürüyor, ben de dahil tüm spor kamuoyu dört gözle bekliyor..

Neyi?

Sayın Aysal’ın aksiyonunu yani karşı hamlesini çünkü sıra ona geçti..

Eğer Sayın Aysal, bu restini sineye çekerse; başlıkta da ifade ettiğim gibi ‘karizması çizilir’ ve inandırıcılık, güven kaybı yaşar..


28 Mayıs 2013 Salı

Fenerbahçe küme düşer!


Galatasaray Kulübü Başkanı Ünal Aysal, kendisine ait tesis açılışı için gittiği Iğdır’da bomba açıklama yaptı:

''- Benim beyanatım tamamen ters anlaşıldı sanki ben ‘Fenerbahçe’yi öldürün bitirin’ dedim.

- Bilakis bugün 2 sene geçti bu mahkemeler sonunda Aziz Yıldırım ceza yiyecek maalesef Fenerbahçe de ceza yiyecek. Yani akıllıca bir tedbir alınmadı ileriyi göremediler. Ya kardeşim biz rakibiz, düşman değiliz ki.


- Bizim menfaatimiz aynı Fener’in 1. kümeden düşmesi Galatasaray’ı çok sıkıntıya sokar. Bizim karşımızda rakip olmayınca ben stadımı dolduramam. Bizim paraya ihtiyacımız var 52 bin kişilik stadı ben nasıl durduracağım?'' dedi.

Ünal Aysal’ın bu açıklamayı ‘’UEFA için hazırlanan şike raporundan’’ haberdar olduğu için yaptığı, ‘’UEFA’nın ceza vermek için Yargıtay kararını beklediği’’ iddia edildi..

7 Nisan 2013 Pazar

Galatasaray, şampiyonluk ve Mourinho-Fatih Terim bilmecesi..


Ligin bitmesine 6 hafta kala şampiyonluk ibresi şu anda kimi gösteriyor ancak kime doğru kayıyor?

 

Kim ne derse desin 4 puan farkla son 6 haftaya lider giren Galatasaray avantajlıdır ve ibre şu anda Galatasaray’ı işaret ediyor..

 

Galatasaray Teknik Direktörü Fatih Terim, hakem tarafından trübüne gönderilmesi sonucu büyük olasılıkla sezonu kapattı. Artık takımın başında çıkması mümkün olamayacaktır.

 

Anlaşılmaz ve kabul edilmez tutum ise yardımcıları Hasan Şaş ve Ümit Davala’nın da tribünü gitmesidir. Hadi Fatih Hoca topu yere vurdu, hakem yanlış anladı ve attı.. Ehee diğer 2 yardımcı hocalara ne demeli, bu nasıl sorumsuzluktur, bu nasıl iş ahlakıdır, Galatasaray gibi büyük bir kulübü, son final maçlarında, hocasız bırakmaya kimin hakkı vardır..

 


Fatih Terim yüzde 90 olasılıkla bu sezon bitimi gidecektir.

Nereye?

Büyük oranda İnter Kulübü gibi gözüküyor..

Zaten Real Madrid maçının 2. Yarısına Sneijder çıkartıp Gökhan Zan’ı oyuna alması bile ‘gelecek kariyer planlamasına’ darbe vurmamak içindir. Çünkü alınabilecek daha farklı skorlu mağlubiyet; bir çuval inciri berbat edebilirdi. Sneijder çıkarıp Amrabat alsaydı; Fatih Hoca’nın bildiğimiz futbol felsefesini uyguladı derdik ama kendisiyle bile aykırı düştü, sırf gelecek yıl tehlikeye girmesin diye..

 

Gelelim, son Mersin maçında atılmasına.. Maç şok 1 golle başlıyor yani Galatasaray maça 1-0 mağlup başlıyor.. Derken 10 kişi kalıyor ve Fatih Terim sorumluluktan kaçıyor.. Hakem hata bile yapsa usulen tepkini göster ve tribüne çık Fatih Hoca.. Ne gerek var, harala gürele boğuşmaya, tartışmaya.. Hem dünya liginde kariyer planlaması yapıyorsun, hem de çok amatörce davranıyorsun..  

Niye bunları yaptı?

Kaçabilecek şampiyonluğun sorumluluğunu üstlenmek istemiyor..

Yani şampiyonluk kaçtığı zaman kulübede yoktum, takımı yönetemedim diyecektir..

Zaten ister şampiyon olsun, ister olmasın; bu saatten sonra Galatasaray’da teknik direktör olarak kalması da olanaksızdır.

Fısıltı halinde Galatasaray’a Mourinho geleceği şeklindedir.. Galatasaray Başkanı Ünal Aysal muhtelemen bunların planını yapmaktadır. Hamit, Sneijder, Drogba ısrarla Mourinho’dan icazet alıyorlar..

Neden peki?

Hele 30 milyon Euro masraf eden Başkan, şampiyon olunmazsa bunun hesabını kimseye veremez, elbette hesabı da sorar..

 

Şimdi şampiyonluk kime doğru kayıyor öngörüsüne gelelim.. Şampiyonluk düğümü Galatasaray adına son 2 maçta çözülecektir. Hele Trabzonspor düşme potasında devam ederse ki, halihazırda öyle duruyor, son maç final havasına girecektir..

Sondan bir evvel Fenerbahçe maçını berabere kapatır ve son maça 4 puan farkla girerse; işte o zaman tehlikede olabilecek Trabzonspor’a Galatasaray kıyak yapar.. Öbür türlü çok zor ve dramatik maç olabilir.

 

Bakalım fikstüre.. Önce Fenerbahçe:

Fenerbahçe-Eskişehirspor

Gençlerbirliği-Fenerbahçe

Fenerbahçe-Kayserispor

Büyükşehir Belediye-Fenerbahçe

Fenerbahçe-Galatasaray

Karabük-Fenerbahçe

 

Şimdide Galatasaray:

Karabük-Galatasaray

Galatasaray-Elazığspor

Gaziantepspor-Galatasaray

Galatasaray-Sivasspor

Fenerbahçe-Galatasaray

Galatasaray-Trabzonspor

 

Görüldüğü gibi 1 puan bile kaybeden bu yarışta ağır yara alır.. İşin ilginç yanı Fenerbahçe; hem UEFA Kupası, hem Türkiye Kupası, hem de şampiyonluk yarışında devam ediyor, hani Fenerbahçe için ikame edilebilecek yarış vardır.. Mesela şampiyon olamaz ama Türkiye Kupasını alır, şampiyon olamaz ama UEFA Kupasını alır ya da 3’nü birden alır, Ha hiçbirini alamama olasılığı var mı? Var ama şu an itibarıyla her 3 kulvarda iddialıdır.. Galatasaray içinse sadece şampiyonluk kaldı elinde, bu işin pansumanı yoktur. Ya şampiyon olacak ya da olacak..

 

13 Ağustos 2012 Pazartesi

Galatasaray Başkanı Ünal Aysal başarılı bir profesyonel..


Sayın Ünal Aysal, geçen yıl yani 14 Mayıs 2011 tarihinde toplanan Olağanüstü Galatasaray Genel Kurulu’nda Başkan seçildi..



Galatasaray’ın özellikle 2010, 2011 sezonunda çok başarısız sezon geçirmesi bir yana maddi olarak da diplerde sürünüyordu..



Sayın Başkan, hemen ekibini kurdu ve işe girişti..



Yılların iktisatçı birikimini Galatasaray için kullandı. Tereyağından kıl çeker gibi Galatasaray’ı düştüğü ekonomik zorluktan çekti, çıkardı..



Peki, ne yaptı?



Borsaya kotalı Galatasaray hisselerini bedelli olarak böldürdü ve oradan 100 trilyona yakın kaynak elde etti..



Hakan Balta hariç 2010-2011 sezonu kadrosunu tamamen değiştirdi ve savaşan, ne yaptığını bilen bir futbol takımı oluşturdu.



Kiminle?



Yılların tecrübesi Fatih Terim Hoca ile..



Gazetelere, televizyonlara verdiği röportajlarda kısa, öz, net, bilgilerle Galatasaray’ın hedeflerini tak tak sıraladı ve herkes ağzı açık baka kaldı:J)



Galatasaray’ın ve Türk futbolunun üzerinde yaşatılan Aziz Yıldırım hegomanyasını topla tüfekle değil; icraatla, startejiyle ve başarıyla 1 yılda darmadağan etti..



Gerçi birkaç gaf yapmadı değil ama.. Hani 20 milyon Galatasaraylı AKP’ye oy verdi gibi:J) Neyse canım o kadarlık kusur kadı kızında bile varmış:J)

Sayın Ünal Aysal başkan olduktan 1 yıl sonra neler oldu?



Galatasaray, şampiyon oldu..



Galatasaray, uzun aradan sonra Şampiyonlar Ligi’ne direk katıldı..



Galatasaray, uzun aradan sonra Fenerbahçe’yi yenme başarısı gösterdi..



Galatasaray, gerekli yerlere, gerektiği futbolcuları transfer etme gücünü gösterdi..



Tarihinde ilk kez kombine satışında 40 bini geçerek rekorlar kırdı.. En az 40 kombine talebi geri çevrildi.. Fenerbahçe, kombine satışında ve gelirinde ilk kez Galatasaray’ın gerisine düştü..



Galatasaray, uzun aradan sonra Süper Kupa’yı kazandı, hem de ezeli rakibi Fenerbahçe’yi yenerek..



Bu tablo karşısında Ünal Başkan’ın önünde eğililir ve şapka çıkartılır..



Canım, Ünal Başkan’ın Yunanlı Sevgilisi Fania varmış..



Eheee…



İşte evlenmiş, çoçuğu olmuş..



Eheee..



Bana ne, sana ne, bize ne..



Adamı başkan yaptıysak özel hayatına müdahale edeceğiz diye yapmadık ki..



Niye yaptık?



Galatasaray Kulübü hak ettiği yere hızla gelsin, dünya markası olsun, üstünlüğünü herkese kabul ettirsin diye BAŞKAN oldu ve iyi de oldu..



Ünal Başkan’dan önce Galatasaray Başkanına, Sayın Aziz Yıldırım’ın, telefon açıp dert dinlediği konumdan çıkarıp; ders veren konuma getirdi.



Bakın Galatasaray Başkanı Sayın Ünal Aysal son açıklamasında ne diyor?



Aziz Bey'in politikası, Galatasaray'ın sırtından Fenerbahçe'yi geliştirmek.. Başka bir dayanağı yok. Ne kadar Galatasaray düşmanıysa o kadar Fenerbahçe başarı elde etmiş. Savunmasını bile Galatasaray düşmanlığı üzerine kurdu. "Ben suçsuzum, delili şudur. O şahit böyle diyor ama o şu gün buradaydı, ben şu gün şuradaydım. Bu iddianın şurası yanlış" demedi. Gene bize çattığında, "Lütfen kendinizi savunun. Biz sizin savunma yapıp bir an önce kurtulmanızı istiyoruz. Bize çatarak, başkalarını kirleterek savunma yapamazsınız" dedik. Mahkeme kararı çıktı; sadece "Geçmiş olsun" mesajı yayınladık. Bir ay sonra yine bize çattı. Ünal Aysal olarak umrumda değil. Benimle ilgili sözlerine yanıt vermedim. Ama Galatasaray'a çattığında, benim bir Galatasaray ceketim var, yanıt vermeliyim. Sert bir cevap vereyim önü kesilsin istedim. Fenerbahçe camiasını karşımıza almadan... Böyle bir adamla muhatap olmak istemiyorum dedim."



İşte profesyonel, akıllı, zeki Galatasaray Başkanı budur yahu:J) Üzerine söylenecek laf kalmadı. Sayın Başkan Ünal Aysal liderliğinde Galatasaray, çok başarılara imza atacaktır, bundan adım gibi eminim ve biliyorum..


Twitter adresim: @omerozdamar