19 Nisan 2012 Perşembe

Emre’ye 2 maç ceza..


Malumunuz Fenerbahçe Futbolcusu Emre Belözoğlu ırkçılık suçlamasıyla PFDK’na sevk edildi.

Derken bu akşam (19 Nisan 2012) karar çıktı.

Peki özetle ne deniyor kararda?

Emre Belözoğlu, ırkçılık yapmamış, sadece Trabzonspor oyuncusu Zokora’ya hakaret etmiş..

Ehee..

İşte 4’e 3 oylamayla sadece 2 maç ceza verilmiş..

Maşallah! Bu hukuk anlayışıyla ve geldiğimiz bu adalet noktasıyla futbol sever olarak hepimiz ne kadar övünsek azdır..

Tek söyleyeceğim, yazıklar olsun!

Hızla futbol cehenneminde hep beraber yanacağız.

Buna neden olanlar her kimse (siyasetçi, futbolcu, yönetici, federasyon, hakem, menejer…)  gelecekte tarih mutlaka hesabını soracaktır..

Lafın bittiği yerdeyiz.. Artık kim ne yaparsa yapsın, bana ne yahu..


17 Nisan 2012 Salı

Galatasaray-Fenerbahçe maç sonucu tahmini.. (22 Nisan 2012)


22 Nisan 2012 Pazar günü oynanacak dev derbinin heyecanına biraz daha heyecan katma amacıyla tahmin yarışması düzenledim..

Yarışmaya katılmak çok ama çok kolaydır..

Sadece skor yazacaksınız.. Beraberlik, mağlubiyet, galibiyet gibi yuvarlık ifadelerle değil elbette.. Örneğin Galatasaray 1-1 Fenerbahçe, Galatasaray 1 – Fenerbahçe 1 gibi olacaktır.. Çünkü adı üstünde skor tahmin yarışmasıdır..

Nereye yazacaksınız peki?

Blog sonunda yer alan yorumlar bölümüne yazabilirsiniz, twitter üzerinden yazabilirsiniz, özel mesajla yazabilirsiniz..

Ehee yarışma sonunda ne olacak?

Öyle ya, madem bir yarışma var, her yarışmanın da bir ödülü olması gerekir..

Ödül ‘İmzalı 2 Kitabımı’ masrafsız olarak kazananın adresine kargolayacağım..

Neydi ödül kitaplarımın adı?

O da çarpıcıdır, ‘Normal Ötesi Aşk’ ve ‘Normal Ötesi Aşk-2’ isimlidir..

Velhasıl bu kitapları imzalayacağım ve göndereceğim..

Kimler yarışmaya katlabilir?

Ayrım yapılmaksızın herkes..

Hadi o zaman tahminlerinizi bekliyorum ve dikkalice not alıyorum. Böylece Pazar akşamı en iyi skor tahmincilerini ortaya çıkaracağız..

16 Nisan 2012 Pazartesi

Galatasaray için 1 maç kaldı..


Beşiktaş 0-2 Galatasaray.. Bu skor çok normaldir. Hep iddia ettim, neyi? 34 haftalık periyod sonunda 1. 2. 3. Ve 4. olan takımların güçleri doğrultusunda güç tablosu oluştuğunu, play-off sonucunda bu tablonun değişmeyeceğini..  



Nitekim dün oynanan Fenerbahçe-Trabzonspor ve bugün oynanan Beşiktaş-Galatasaray maçı tezimi doğrulamıştır.



Süper final bence önümüzdeki hafta biter.. Bu öngörüm tabi Galatasaray-Fenerbahçe maçının sonucuna bağlıdır. Galatasaray yenerse ya da berabere kalırsa şampiyonluğu alması yüzde 90 garantidir..



Fenerbahçe yenerse; fark 2 puana düşeceği için ezeli yarışta avantaj Fenerbahçe’ye geçer. Çünkü şampiyonluk 6. ya da son haftaya Fenerbahçe-Galatasaray maçına kalır..



Galatasaray nasıl oynadı?


Nerede oynarsa oynasın; rakibi Beşiktaş’a 11 puan farkla maça çıkması, zaten başlı başına psikolojik üstünlüktür.. Melo’nun fırsatçılığı, Aydın’ın füzesi, 2-0 skor üstünlüğüyle, psikolojik üstünlük tescillenmiştir..

15 Nisan 2012 Pazar

Fenerbahçe, Trabzonspor’a şans tanımadı..


Maçın baştan sona hakimi Fenerbahçe takımıydı. Tartıya çıkarsa; Fenerbahçe’nin Trabzonspor’a karşı hem teknik, hem fizik üstünlüğü bariz olarak ortaya çıktı.



Orta saha Alex, Emre, Cristian 3’lüsü o kadar teknik üstünlük kurdular ki Zokora, Colman, Alanziho topu göremediler yahuJ



İlk yarı Fenerbahçe’nin hem 1-0 skor üstünlüğüyle, hem de oyun üstünlüğüyle sona erdi.



2.yarı Trabzonspor için olmak ya da olmamak adına hamle yapması kaçınılmazdır. 15 dakika kadar zorladı ama içeriksiz ve boş zorlama oldu. 60 küsurunca dakikada Fenerbahçe, 2.golü buldu, maçta o dakikada bitti..


Trabzonspor’un artık şampiyonlar ligi şansı kalmadı gibi.. Aslında 34 haftalık lig maratonu sonucunda oluşan tablonun ‘öldür Allah’ değişmeyeceği bu maçta gözükmüştür..

13 Nisan 2012 Cuma

Süper Final 2 hafta sonra boş final olabilir..


39 puanlı Galatasaray, ilk hafta 28 puanlı Beşiktaş’ı yendiğini, 28 puanlı Trabzonspor ile 34 puanlı Fenerbahçe berabere kaldığın varsayarsak;



Galatasaray 42,

Fenerbahçe 35,

Trabzonspor 29,

Beşiktaş 28 puana ulaşabilir..



2. hafta ise 42 puanlı Galatasaray, 35 puanlı Fenerbahçeyi yendiğini, 29 puanlı Trabzonspor, 28 puanlı Beşiktaşı yendiğini varsayarsak;



Galatasaray 45,

Fenerbahçe 35

Trabzonspor 32

Beşiktaş 28 puana ulaşabilir..



Sonra ne olabilir?



Önce kalan maçlara bakalım mı?



3. hafta

Trabzonspor - Galatasaray

Fenerbahçe - Beşiktaş

4. hafta

Galatasaray - Trabzonspor

Beşiktaş - Fenerbahçe

5. hafta

Trabzonspor - Fenerbahçe

Galatasaray - Beşiktaş

6. hafta

Fenerbahçe - Galatasaray

Beşiktaş - Trabzonspor

Galatasaray 1.olması artık garantidir. Buna karşın Fenerbahçe’nin 2.olması risk altındadır.



Nasıl mı?



3.hafta maçlarına bakın, siz anlarsınız..


Melo, Riera kavgası ve etik, ahlak postası..


Malumunuz geçen haftanın flaş konusu Rieara-Melo kavgasıdır.  Hani antreman sırasında tartışan iki oyuncuyu, Teknik Direktör Fatih Terim soyunma odasına gönderir ya, Melo burada kavgayı sürdürüp; Rieara’nın gözünü morartır ya, hani 5 dikiş atılır ya, Her 2 oyuncu kadro dışı bırakılır ya, sonra kulüp yönetimi ve teknik heyet para cezası kararıyla futbolcuları geri takıma alır ya..



Vay efendim niye takıma geri alınmış? Niye takımla ilişiği kesilmemiş? İşte ahlak, etik, sporun evrensel kuralları falan filan..



Falan filan diyorum çünkü herkes bol keseden takımdaşlık ruhuyla sallıyor, hatta atıyor..



Neden?



Takımdaşlık ruhuna aykırı hareket eden Melo’yu hemen takımdan uzaklaşması, Riera’ya para cezası verilmesi normal ülkelerde adı konmamış spor kriteridir.. Futbolsever olarak ben de bu ilkeye inanıyorum..



Yahu burası Türkiye! Özellikle futbol dibine kadar pislik içinde kalmışken, futbolun her yerini çamur sarmışken, Galatasaray temizlik deterjanı mı olsun? Herkes skoru ve şampiyonluğu her ne pahasına alınırsa alınsın, her ne alaveresine, daleveresine rağmen kazanılsınn diyen kitlelerin çoğunluk olduğu Türkiye’de ne temizliğinden, ne etiğinden, ne ahlakından bahsediyorsunuz.. Geçiniz efendiler geçiniz bunları..

Etik Kurulu bilgi kirliliğinin ve senaryonun baş aktörü oldu..


Önce yorumsuz aynı medyada, aynı gün yer alan 4 ayrı haberi paylaşıyorum..



HABER-1

UEFA 3 ay önce aldığı ve kendisinin tercüme ettirdiği şike iddianamesini TFF’ye iade ederek, ‘’bize etik kurulu raporunu gönder’’ dedi..



HABER-2

TFF yetkilileri, UEFA’nın kendilerinden sadece Etik Kurulu raporunu istediklerini, iddianame ile ilgili bir iadenin şu an için söz konusu olmadığını belirttiler.



HABER-3

Etik Kurulu Başkanı Prof.Dr. Oğuz Atalay'ın, 21 Mart 2012 günü "Etik Kurulu açısından savunma alma işlemi tamamlanmıştır" açıklaması yapmasına rağmen, sürpriz bir şekilde savunma almaya başladı.. Etik Kurulu, bugün (12 Nisan 2012) Sivasspor Başkanı Mecnur Odyakmaz, F.Bahçe asbaşkanı Şekip Mosturoğlu ve G.Birliği kalecisi Serdar Kulbilge’yi dinledi. Kurulun yarın da bazı isimlerin bilgisine başvuracağı hafta başında raporunu TFF yönetimine sunacağı öğrenildi



HABER-4

Türkiye Futbol Federasyonu (TFF) Etik Kurulu Başkanı Prof. Dr. Oğuz Atalay, yaptığı yazılı açıklamada, bazı basın yayın organlarında çıkan ''şike soruşturmasına ilişkin raporun tamamlandığı ve hiçbir kulübe ceza verilmemesine kanaat getirildiği'' yönündeki haberlerin gerçeği yansıtmadığını belirtti.



İnsanların kafasını abandone etme eylemi tamda budur işte.. Öyle bilgi ve haber bombardımanı olur ki artık düşünemez, yorumlayamaz hale gelirsin..



Bu strateji bilinçli olarak TFF tarafından uygulanmaktadır. Aldığı prensip kararıyla TFF Başkanı ve Yönetim Kurulu üyeleri şikeyle ilgili gelişmeler hakkında medyayı resmi olarak bilgilendirmiyor.



Bu stratejiye hizmet eden spor medyası tetikçileri, hergün yeni haber bombası patlatıyorlar.



Öyle bir psikolojik harekat yapılıyor ki içinde kimler var kimler.. Başbakan dahil siyasetçiler, spor medyasının önemli bir bölümü, kulüp yöneticileri ve sıradan spor severler..



Gelelim etik kurulun oynadığı role.. Malumunuz etik kurulunun hazırlayacağı raporun hiçbir yaptırım gücü yoktur. Önüne konuyla ilgili tüm materyalları (işte iddianame, soruşturma ifadeleri, fotolar, videolar..) alır, inceler, kanaatini rapor haline getirir ve TFF Yönetim Kurulu’na verir..



Etik Kurulu’nun ifade alma yetkisi yoktur. Çünkü disiplin soruşturması yürütmüyor. İfade ya da savunma alacak olan yetkili kurul Profesyonel Futbol Disiplin Kurulu (PFDK)’dur.



Bana göre Etik Kurulu, yazılan senaryoya uygun davranan bir kurul haline gelmiştir. Senaryonun ana gövdesi zamana oynamaktır. Buna uygun rolü de etik kurulu gayet güzel oynamaktadır.

11 Nisan 2012 Çarşamba

Fenerbahçe-CAS pazarlığı..


Önce verileri paylaşayım..



Varan-1

27 Mayıs'ta görülmesi gereken F.Bahçe'nin davası açıklanan takvimde yer almadı.



Varan-2

Fenerbahçe yöneticisi Ömer Temelli: Davayı çekmediklerini ve sadece ileri bir tarihte olduğu için takvimde görülmediğini, davayı çekme gibi bir durum söz konusu olursa açıklama yapacaklarını..



Varan-3

Fenerbahçe As Başkanı Ali Koç: Bu yönde sorulara yanıt vermek istemiyorum..



Varan-4

Fenerbahçe Avukatı Emin Özkurt: Net bilgi veremem..



Varan-5

F.Bahçe'nin CAS'taki davasını takip eden birinci avukat olan Jean Louis Dupont: Bu bir pazarlık değil, görüşmedir. Fenerbahçe kendi donelerini, UEFA kendi donelerini savunmaktadır. Bu, CAS'ın talep ettiği ölçülerde normal bir prosedürdür.



Varan-6:

CAS'ın basın ofisi: Fenerbahçe'nin davasını çektiği yönünde kendilerine bir bildirim yapılmadığını..



Yorum ve analizim: Bir kere UEFA-Fenerbahçe pazarlığı kesindir. Pazarlığın temelinde ceza yatmaktadır. Geçen yıl Şampiyonlar Ligi’ne alınmayan, böylece ilk cezasını alan Fenerbahçe, 2012-2012 UEFA organizsyonunda kesin olarak yer almak istiyor. Yani başka bir yaptırımla karşılaşmak istemiyor.

Mümkün mü?

Bence çok zordur.

En az ceza ne olabilir?

2 yıl Avrupa Kupalarından men olabilir. Yani Fenerbahçe bu sezon şampiyon bile olsa UEFA yarışmalarına katılamaz kanaatindeyim.

Bence CAS üzerinden UEFA-Fenerbahçe pazarlığının temelini bu nokta oluşturuyor. Çünkü Fenerbahçe’nin 1 yıl daha Avrupa’dan men edilmeye tahammülü yoktur.


10 Nisan 2012 Salı

Şike yok, teşvik yok, teşebbüs yok, puan silme yok, küme düşme yok..


Bu nasıl başlık diyen çıkabilir fakat Demirören federasyonuyla geldiğimiz son nokta burasıdır..



Kısaca yok oğlu yok..



Peki, Temmuz 2011’den bu yana ne var?



O yok, bu yok, öyleyse 93 sanıklı şike davası niye var?



O yok, bu yok, öyleyse kulüp başkanı, yöneticileri 8 aydır niye hapiste duruyor?



Basına yansıdığı kadarıyla sahaya yansımış şike, teşvik yok, sahaya yansımış şike-teşvik teşebbüsü yok..



Kimler diyor?



Demirören Federasyonun profesyonel futbol disiplin kurulu ve etik kurulu gibi oluşumlar..



Nasıl bu kanaate erişiliyor?



Maçlar izleniyor, gözlemci ve hakem raporları okunuyor ve maçların temiz olduğu fikrine varılıyor..



Oysa futbol tümüyle hata oyunudur. Hata yapan oyuncunun teşvik aldığını, şike yaptığını maçları izleyerek, ayırt etmek neredeyse olanaksızdır.



Saha içinde şike ya da teşvik olduğunun kanıtlanması eylemi yapan oyuncunun itirafıyla mümkün olur.



Peki, bu olmazsa şike veya teşvik bulmanın çaresi nedir?



İşte telefon görüşmeleri, fotoğraflar, videolar şike ya da teşvik için şüphe oluşturur, olumlu ya da olumsuz vicdani kanaate varılır..



Binlerce sayfa telefon görüşmeleri, para trafiğinin videosu, fotoğraflar, bilmem kaç sayfa iddianame, mahkemenin iddianameyi kabul etmesi, ceza yargılamasının başlaması bir yana; şike yok, teşvik yok, teşebbüs bile yok denmesi mümkün müdür?



Mümkündür ancak tüm bu materyalları tercüme ettiren ve hukukçularına okutturup görüş oluşturan UEFA; mutlaka kendisi de disiplin soruşturması açacaktır..



Ne çıkabilir?



Demirören federasyonuna dönüp disiplin soruşturmasını UEFA olarak tamamladım, herkes suçsuzmuş diyebilir. O zaman mesele yoktur, dosya kapanır.



Ya da senin soruşturman eksik olmuş, ben şu kişilere, şu kulüplere şöyle ceza verilmesini talep ediyorum diyebilir..



O zaman federasyon ya istifa edecek ya da gereğini yapacaktır. Gereğini yaparsa; kendisini çürüğe çıkarmakla eşanlamlı olur..



Neyse az kaldı artık.. En geç 2 ay içinde ak mı, kara mı ortaya çıkacaktır..



Daha erken TFF kararı çıkabilir mi?



Tek şart vardır. Fenerbahçe CAS’dan davasını çekerse UEFA ile uzlaşan TFF kararını hemen açıklayabilir. Aksi halde CAS davasının görüleceği 26 Mayıs 2012 tarihine kadar beklenecektir..


9 Nisan 2012 Pazartesi

Muslera penaltısı nelere kadirmiş..


Galatasaray Kalecisi Muslera, penaltı vuruşu yaptı, kıyamet koptu.. Denmeyen laf kalmadı yahu.. Ne ahlak kaldı, ne etik değerler kaldı, ne centilmenlik kaldı..



Manisaspor düşmeyi garantilediyse bunun Galatasaray takımıyla ne alakası vardır.. O zaman düşmeyi garantileyen takımla maç yapılmamalıdır.. Manisaspor sahaya çıkmayıp hükmen mağlup olsaydı keşke.. Hani Galatasaray yenmesiyle hem küme düşmüş, hem de kalecisine penaltı attırmış olsa ehhh amenna diyeceğim..

Ey futbol tacirleri! Futbol oyunu show ve para olduğuna göre Muslera penaltı değil serbest vuruş, çift vuruş, tek vuruş, korner vuruşu bile yapabilir yahu..J Bu penaltı enstantanesinin, saydığınız değerlerle ne alakası vardır.. Keyif alın!

Orta yerde atmaya hak kazanılmış bir penaltı kararı vardır. Bu penaltıyı ister kaleci atar, ister defans oyuncusu atar, kimi, nasıl ilgilendirir yahu..