30 Eylül 2012 Pazar

Bucak Belediyesi Oğuzhanspor tatsız..



 


Oğuzhanspor'un daha önce 2-1 kaybettiği, Ziraat Türkiye Kupası maçı elemesinde Tekirovaspor karşılaşmasını izledim.  
 
Bugün de BAL Ligi 2. Hafta maçı olan Bucak Belediye Oğuzhanspor-Kızılcabölük Belediye Spor maçını izledim..
 
İlk hafta deplasmanda 3-1 kaybetmiş Oğuzhanspor’un, kendi sahasında oynayacağı bu maçı mutlak kazanma düşüncesi vardır..
 
Neden?
 
Hani BAL’dan lider çıkmayı ya da ilk 3 içinde yer almayı hedefliyorsanız; ilk 2 maçı kaybetme olmaz ama maalesef 3-2 kaybetti.. Hem de 2-0 önde ve dakika 60-65 civarındaydı.. Belkide şuursuzca gelmeye başlayan Kızılcabölük Spor takımı, geride çok açık verecek ve maç 3-0 bile olabilecekti..
 
Oğuzhanspor Takımı’nın hem kaptanı hem de kalecisi öyle bir gol yedi ki golü atan oyuncu bile inanamadı.. Top sağdan ortalandı, kalecinin kucağına geldi ve maalesef topu bıraktı, rakip forvete dokunmak kaldı..
İşte maçın kırılma anı bu goldü..  Zaten oyun üstünlüğü olan Kızılcabölük takımının moralini ve kazanma inancını tavan yaptırdı..
 
Ardından gelen peş peşe gollerle maç 3-2 Kızılcabölük Belediye Spor lehine sonuçlandı.
 
Oğuzhanspor takımında göze batanlar ise ilk golü yapan 10 numara, sağ açık 3 numara ve 2 stoper dışında diğer oyuncular vasatın üzerine çıkamadılar..
 
Kızılbölük Belediye Spor’un sol kanat 2 ile 7 numaralı oyuncuları süperdi.. Zaten yenen tüm goller bu kanattan geldi.. 11 numaralı forveti ise çok yakında eski adıyla Bank-Asya yeni adıyla PTT liginde görebiliriz..
 
Oğuzhanspor’un henüz bir oyun şablonu oluşamamıştır. Kombine atak hiç yapamamıştır. İlk gol 10 numaranın defans hatasında topu kapması ve çok süper vuruş yapmasıyla olmuştur. Ha keza 2. Gol de ta orta sahadan vurulmuş, hatalı ileri çıkan kaleci içeri almıştır..
Kısaca Oğuzhanspor, bu yıl şampiyonluk hedefinden öte BAL’a tutunma yılı olmalıdır..
Son bir not: Kızılcabölük, Denizli ili Tavas ilçesi’nin kasabasıdır..
 
 

 
 


 
 

28 Eylül 2012 Cuma

Galatasaray, Ordu deplasmanında gevşedi..




Maçın ilk 10 dakikası gösterdi ki Orduspor deplasmanı Galatasaray için zor ve meşakatli geçeceğini herkese bağırıyordu..

 

Orduspor oyuncuları rakibi ısırıyor, topa hükmetmeye uğraşıyor, boş alan bırakmıyor..

 

Böyle olunca Galatasaray, bildiğimiz, alıştığımız oyunu bir türlü sahaya yansıtamadı.. Galatasaray’ın en önemli özelliği olan kanatların hiç çalışmamasıdır. Ne Ebue, ne Hakan Balta hiç orta yapamadı.. Orta saha Selçuk ve Melo tam senkronize olamadı..

 

Forvette Burak, Elmander, Umut ayaklarına gelen nadir fırsatları değerlendiremedi..

 

Stoper Cris çok ağır yahu.. Tank gibi sanki.. Manevrası hem yavaş hem de hızlı değil..

 

Neyse Galatasaray taraftarı biraz üzüldü ama Salı günü Şampiyonlar Ligi Braga maçında hepsini unutturacaktır ve herkesi sevindirecektir..

 

Sonuç olarak Galatasaray takımının, Ordu maçına tam konsantre olamadığı, namağlup ünvanını kaybettiği ve 34 haftalık lig maratonunda bu tür kaza maçları olacabileceğini futbolseverlere bir kez daha hatırlattı.. Ancak Galatasaray hala liderdir, her şey kendi elindedir..

 

 

19 Eylül 2012 Çarşamba

Bucak Belediyesi Oğuzhanspor gelecek adına umut verdi..


 
Ne zamandır aklımdaydı, Oğuzhanspor’un maçlarını izlemek ve BAL (Bölgesel Amatör Lig)’da ne yapar sorusuna yanıt bulmayı arzuluyordum..

 

19 Eylül 2012 günü Burdur ilini temsilen Bucak Belediyesi Oğuzhanspor Kulübü ‘Ziraat Türkiye Kupası’ 1.tur kurasında çıkan Tekirova Belediyespor Kulübü ile karşılaştı..

 

Tek maç, eleme usulü maçın başlama saati 15.00 olmasına rağmen 40 dakika önce geldim, takımların saha için antremanını izledim..

 

3.Lig 1.Grubunda yer aldığını öğrendiğim Tekirova Belediyespor,  ilk 2 maçını kazanmış, 6 puanla grubunda lider olmuş bir takım olduğu antremanından belliydi.. İddia kuponunda yer alan bu maçta; Tekirovaspor’a 1,20 verilerken Oğuzhanspor’a 5.50 verildi.. Kısaca favori ortadadır ve açıktır..

 

Bucak İlçe Stadı’na maçı izlemeye gelen yaklaşık 400 civarında Bucaklı seyirciler, açık ve kapalı trübünleri hemen hemen doldurdular..

 

Maç başladı, Oğuzhanspor haddini bilerek oynuyor, kontra atakla gol arıyor, Tekirovaspor ise kanatları kullanarak baskılı, atak ve hücumla golü bulmaya çalışıyor..

 

Beklendiği üzere ilk yarım saat dolmadan Tekirova Belediyspor golü de buldu. Sonra yakaladığı fırsatları cömertçe harcadı.. İlk yarı boyunca hem Oğuzhanspor takımı, hem de seyirciler suskun ve tutuktu..

 

2.Yarı başladı, seyirciyle desteğini arkasına alan Oğuzhanspor baskı kurdu, kazandığı köşe vuruşundan gelen topa 5 numaralı stoper-orta saha savunma oyuncusu güzel bir kafa vuruşuyla köşeden golü yaptı..

 

Maç 1-1 oldu, Oğuzhanspor yine geriye yaslandı ve kontradan gol bulursa ne ala oyun sistemine döndü.. Dakikalar geçiyor, Tekirova bastırıyor, Bucak Oğuzhanspor takım halinde direniyor.. Ne zamana kadar? Maçın bitimine 5-6 dakika kalıncıya kadar.. Sol kanat 25 numaralı Tekirovaspor’lu oyuncu topu hızla taşıdı, ortaladı, defans hatasıyla Tekirovaspor’lu oyuncunun önüne düştü ve golü yaptı.. Maçta o dakikada bitti.. Çünkü maçın son 5 dakikasına girildi.. Kalan sürede ve uzatmalarda karambolden birkaç fırsat yakalayan Oğuzhanspor beraberliği sağlayamadı..

 

Bucak Belediyesi Oğuzhanspor, ilk resmi maçı olduğu için daha tam hazır olmadığı, takım uyumunun sağlanmadığı görülmüştür. Şurası kesindir ama oyuncular kaliteli ve Bucak Oğuzhanspor’u BAL Lig’inden bir üst tura yani 3.Lig’e çıkarabilecek yeteneğe sahipler.. Gözüme çarpanlar ise golü atan 5 numara ile orta sahanın beyni olan 8 numaradır. Oğuzhanspor’un bana göre tek eksiği ise kanatlarının iyi çalışmamasıdır. Gelecekte oyun sistemi oturdukça kanatların da iyi çalışacağı aşikardır.

 

Sonuç olarak Bucak İlçe Stadyumunda Oğuzhanspor’un maçlarını artık izlemeye değer buluyorum. Tüm Bucaklıların takımlarına sahip çıkmasını ve destek vermesini diliyorum..






 

12 Eylül 2012 Çarşamba

Türkiye ‘A’ Milli Futbol Takımı Dünya Kupası Grup Elemeleri..


Her ne kadar Türkiye, Estonya’yı 3-0 yense de bana gelecek adına iyi sinyaller vermedi..

 

Nedenini tane tane sıralayalım..

 

-Spor medyasıyla didişen bir teknik patron, futbolcularla da sağlıklı iletişim kuramaz..  

-Hollanda-Türkiye maçında Şelçuk İnan’ı ne için oynatmadığını izah edemeyen bir teknik direktör kaybetmeye mahkumdur..

-Gol sonrası yedek kulübüsünde oturan bazı futbolcular sevinemiyorsa teknik patron da sorun vardır..

-Hamit Altıntop’u Hollanda maçında neden ve o mevkide oynattığını, Estonya maçında neden yedek bıraktığını açıklanması elzem bir soru vardır, yanıtı hala muallaktır..

-Oturduğu koltuğa saygıyı kararlarıyla, duruşuyla, açıklamasıyla kısaca hak eden görür, hak etmeyen saygı gösterin diye bağırır durur..

 

Estonya maçına şöyle kısaca göz atsak bile durumun ne kadar vahim olduğunu kolayca anlarız..

Adamların yüzde 100 penaltısı verilmedi, daha 20. Dakikada hakemin haksız yere gösterdiği kırmızı kartla 10 kişi kalan Estonya’yı bile ite kalka yeniyorsan; Romanya’yı, Macaristan’ı nasıl yeneceksin? Hollanda maçını saymıyorum bile çünkü yeneceğine inanmayan ve buna göre kadro çıkartan bir teknik adama sahibiz..

 

Biz bu gruptan ya 3. Ya da 4. Oluruz… Demedi demeyin bana..

 

Neden mi?

 

Yahu arkadaş, Türkiye olarak daha bir futbol şablonumuz, sistemimiz yoktur..  Ben daha ne söyleyeyim..

 

Türk futbolundaki seri yanlış işlerin milli takıma sirayet etmesi zaten kaçınılmazdır.. Neden ve nasıl geldiği belli olmayan, üzerinde Beşiktaş şaibesi (borç batağı ve şike) taşıyan bir federasyon başkanımız vardır..  Lafın bittiği yer işte burasıdır..

 

8 Eylül 2012 Cumartesi

Milli Takım Teknik Patronu Abdullah Avcı’ya eleştiri..


 
Sayın Hocam, 2014 Dünya Kupası grup maçlarının ilkini yapıyorsunuz..

 

Doğru mu? Evet..

 

Sayın Hocam, bu önemli maça kadar 7-8 hazırlık maçı yaptınız mı?

 

Evet..

 

Her türlü kadro kombinazyonunu denediz mi?

 

Evet..

 

Nihayetinde kanatlara, orta sahaya kimleri monte edeceğinizi karar verdiniz mi?

 

Evet..

 

Evetse Sayın Hocam, Hollanda maçında sürprizlere, maceralara ne gerek vardı?

 

Hollanda maçı o kadar önemli ki grup liderliğinde kapışacağımız en büyük rakibimiz.. Hal böyle olunca sizin arayış yerine mantıklı, makul bir kadroyla çıkmanız gerekmez miydi?

 

Olmadı hocam olmadı! Çok hayati bir hata işlediniz. Milli Takımımızın grupta oynayacağı gelecekteki maçlarını da ipotek altına soktunuz.. Buna kimsenin hakkı yoktur..

 

Sayın Hocam, Hollanda maçına çıkardığınız kadroyu bundan önce oynadığınız hazırlık maçının birinde bile yer verseniz amenna diyeceğim ama hiç böyle bir şablon denemediniz.. Grubun ilk maçı, hem de kritik maçı; deneme tahtası mı hocam?

 

Futbolun evrensel kuralı basit ve sadedir. Orta saha yani beyin takımı, kanatları çalıştıracak, böylece rakip defans dengesi bozulacak, uygun orta yapılacak ve forvet gol atacak..

 

Olmadı hocam olmadı! Siz Hollanda maçında tam anlamıyla takımı çorba yaptınız.. Kim nereye koşacağını bilmiyor, ne yapacağını tahmin edemiyor..

 

Ha tren kaçtı mı? Kaçmadı ama türbülansa girdi.. Bir sürü zorluk yaşanacaktır..

30 Ağustos 2012 Perşembe

Galatasaray Şampiyonlar Ligi grubu maç programı


 
30 Ağustos 2012 günü L.Messi, C.Ronaldo ve yılın futbolcusu seçilen İniesta’nın da katılımıyla UEFA Şampiyonlar Ligi Kurası çekildi..  H grubunda yer alan Galatasaray’ın rakipleri şunlardır:

- Manchester United
- SC Braga
- Cluj

Galatasaray, İngiltere’den, Portekiz’den ve Romanya’dan çıkan rakiplerle iç ve dış saha olmak üzere toplam 6 maç yapacaktır. İlk maçını 18 Eylül 2012 tarihinde oynarken son maçını 5 Aralık 2012 tarihinde oynayacaktır..

Galatasaray, ilk 2’ye kalması için olay bellidir. Kendi sahanda Braga’yı ve Cluj takımlarını yeneceksin, deplasmanda berabere kalacaksın, grup birinciliği için M.United ile yarışacaksın.. Başka formül, başka çare de yoktur..

Kim ne derse desin Galatasaray bunu başarabilecek tecrübeye, oyuncuya, teknik direktöre sahiptir..

Tahminim odur ki, Galatasaray 6 maç sonucunda 10-12 puan arası toplayacaktır.




UEFA Şampiyonlar Ligi H Grubu'nda maç programı şu şekilde:

19 Eylül 2012 Çarşamba

21.45 Manchester United - Galatasaray

21.45 SC Braga - CFR 1907 Cluj

2 Ekim 2012 Salı

21.45 Galatasaray - SC Braga

21.45 CFR Cluj - Manchester United

23 Ekim 2012 Salı

21.45 Galatasaray - CFR Cluj

21.45 Manchester United - SC Braga

7 Kasım 2012 Çarşamba

21.45 CFR Cluj - Galatasaray

21.45 SC Braga - Manchester United

20 Kasım 2012 Salı

21.45 Galatasaray - Manchester United

21.45 CFR 1907 Cluj - SC Braga

5 Aralık 2012 Çarşamba

21.45 SC Braga - Galatasaray

21.45 Manchester United - CFR Cluj

YAZARIN ÖZEL NOTUDUR

İşte benim de ‘Normal Ötesi Aşk’ isimli kitabımın okuyucu yorumlarını paylaşıyorum:


 

İyi de kitabın bir bölümünü okumak istiyorum diyorsanız; buyurun ilk bölümü aşağıdadır:


 

Sizler de beğenir, merak eder, almak isterseniz; D&R, IDEFIX gibi seçkin kitapevlerinden ısrarla talep edebilirsiniz..


 


 


 


 

 

Yok ben sizden ve imzalı almak istiyorum derseniz; homeros80@hotmail.com adresini isim-soyadı, adres ve cep telefon bilgisiyle başvurabilirsiniz..

29 Ağustos 2012 Çarşamba

TV Kanallarında Spor Programı transferleri..


Hani biz futbolcu transferi okuruz, ilgileniriz ya, bu yıl bence tam tersi oldu ve spor medyası altüst oldu.. Spor yazarlarının yer değiştirmesine bilgim ve hızım yetişemedi ama spor programlarının transferleri çok flash oldu..

BEYAZ TV : Erkut Öztürk’ün sunuculuğu ve moderatörlüğü yönetiminde eski hakem Ahmet Çakar, TV-8’den yeni transfer Sinan Engin ve Köşe Yazarı Rasim Ozan Kütahyalı katılımıyla; Pazar günü ‘Beyaz Futbol’, Pazartesi günü ‘Derin Futbol’ adıyla program yapılıyor..

KANALTÜRK TV : Gökmen Takinacı’nın moderatörlüğünde, Osman Tanburacı, Engin Verel ve Muhittin Boşat’ın yorumları ile katılacağı “Futbolizm" programı Cumartesi, Pazar akşamları yayında oluyor..

TV-8 : Serhat Ulueren moderatörlüğü ve sunuculuğunda ‘Telegol’ programı aynı kadroyla yani Eski Hakem Erman Toroğlu, Spor Yazarı Ziya Şengül, Spor Yazarı Gökmen Özdenak ve Spor Yazarı Kaya Çilingiroğlu katılımıyla Pazar ve Pazartesi akşamları yayında oluyor..

HABERTÜRK TV : Yeni transfer Faik Çetiner’in hazırlayıp sunduğu ‘Bizim Stadyum’  Eski Hakem Bülent Yavuz, Haber Sunucusu Simge Fıstıkoğlu, Spor Yazarı Halil Özer ve Spor Yazrı Serdar Ali Çelikler katılımıyla Pazar Akşamı yayınlanıyor..

NTV SPOR : Sunucu ve Moderatör Güntekin Onay ile Yorumcu Rıdvan Dilmen her hafta maç sonu ’Yüzde Yüz Futbol’ adıyla program yaparlar..

TGRT Haber TV : Pazar akşamı Cüneyt Şen’in sunduğu; Kemal Belgin, Ümit Aktan, Tahir Kum’un yorumlarıyla ‘Futbol Gecesi’ programı, Pazartesi akşamı yine Cüneyt Şen'in sunduğu; Naci Arkan, Sadık Söztutan ve Cem Buba'nın yorumları ile ‘Futbol Gecesi’ yayında oluyor..

Favorim-1: Valla geçen yıldan beri Beyaz TV’de ‘Derin Futbol’ ve ‘Beyaz Futbol’ programlarının fanatiği oldum. Pazar ve Pazartesi akşamları izlemekten kendimi hiç alıkoyamadığım.. Bu yıl ise şimdilik ısınıyorum.. Hele 26-27 Ağustos 2012 akşamlarının programlarında Ahmet Çakar Hoca yoktu ya, o yüzden biraz tatsız geldi, sürekli bakmadım.. Bu arada Moderatör Göktuğ Sevinçli’nin ayrılmasına üzüldüm. Bence gidişinin altında Rasim Ozan Kütahyalı ile Ahmet Çakar yatıyor gibi geliyor.. Hani günah almak istemem ama geçen yıl adamın burnundan getirdiler.. Göktuğ Bey, ‘lütfen isim vermeyin’ dedikçe Rasim Ozan Kütahyalı isim verdi ve hakkında bir şeyler söyledi.. kimisi bağlandı, kimisi dava açtı, RTÜK’ten ceza yendi, falan filan..

Favorim-2: Pazar akşamı Cüneyt Şen’in sunduğu; Kemal Belgin, Ümit Aktan, Tahir Kum’un yorumlarıyla ‘Futbol Gecesi’ programının tekrarını izlerim.. Çünkü ben gece 02.30 ya da 03.00 civarında yatarım..

Favorim-3:  Sunucu ve Moderatör Güntekin Onay ile Yorumcu Rıdvan Dilmen maç sonu sıcağı sıcağına izlerim..

Sizleride bir parça bilgilendirdiğim spor programlarından seçin, beğenin ve izleyin..

28 Ağustos 2012 Salı

Galatasaray bu sezon (2012-2013) ne yapar?


İlk 2 haftaya bakınca; Galatasaray’a yüzde 10 kayıp marjı tanıyorum..  Toplam 34 maç yapacak ya, bunun yüzde 10’nu 4 maça tekabül ediyor.. 4 kayıp maçının birini Beşiktaş maçında beraberlikle kullandı. Geriye 32 hafta kaldı, 3 maç daha lay lay lom yapma lüksü vardır..

 

Galatasaray’a rüya takımı denmesini Teknik Direktör Fatih Terim istemiyor ama bence öyledir.. Nedeni çok basittir. Geçen yılın şampiyon kadrosu muhafaza ediliyor, üzerine bomba transferlerle takviye yapılıyor.

 

Göreceksiniz ve izleyeceksiniz bu Pazar akşamı Bursaspor’u TT Arena’da eze eze nasıl yenecek..

 

Galatasaray 34 hafta sonunda 90 puana ulaşacağını rahatlıkla söyleyebilirim..

 

Şampiyonlar Ligi grubundan ilk 2’ye kalıp üst tura çıkması garantidir, Türkiye Kupası’nda final oynaması kaçınılmazdır..

Fenerbahçe’de Alex De Souza depremi var..


Fenerbahçe Teknik Direktörü Aykut Kocaman, Lefter’dan sonra heykeli dikilecek futbolcu Alex krizinin tek müsebbibidir..

 

Neden?

 

Çünkü takımı yönetmede tek sorumlu olan Aykut Kocaman, geçen yıl Emre Belözoğlu krizini nasıl yönetmediyse, bu yıl da Alex krizini elini yüzüne bulaştırdı..

 

Derken ‘’Alex nerede, Aykut burada’’ sloganı atılıyor..

 

Nerede?

 

Fenerbahçe-Gaziantepspor maçının 70. Dakikasında..

 

Sonra ne oluyor?

 

Dünyanın hiçbir yerinde olmayacak olay gerçekleşiyor. Fenerbahçe Kulüp Başkanı Aziz Yıldırım, saha kenarına iniyor, kadın ve çoçuklara anons yapıyor..

 

Mealen ne diyor?

 

‘’Alex yoktur ama ben varım, Aykut Hoca var, sahaha yer alan futbolcular var, alkışlayın ve destekleyin..’’

 

Verilen ana mesaj nedir?

 

Fenerbahçe tek benden sorulur diyerek Fenerbahçeli seyirciler Alex diye bağırmasına bile tahammül edemiyor..

 

Kim ne derse desin; Alex etkisi deprem gibidir, yıkımı ve artçıları Fenerbahçe üzerinde umulandan çok büyüktür. Fenerbahçe Teknik Direktörü Aykut Kocaman başta olmak üzere herkes bu işten payını alacaktır.

 

Alex gider ama arkadan Aykut Hoca gider, Aziz Yıldırım gider..

 

Demedi demeyin.. Zaman bakalım, kimi haklı çıkaracak?

 

 

 

21 Ağustos 2012 Salı

Galatasaray bayramı..

Galatasaray 2 - 1 Kasımpaşa


Galatasaray, Kasımpaşa’yı 2-1 yendi ve lige sükseli başlangıcı hak etti.. Umut Bulut banko forvet ve yerinin garanti olduğunu cümle aleme ilan etti..



Maçın analizine gelirsek 3 ana başlık sayabilirim..



Kadro, gol bulma sorunu, Kasımpaşa’nın durumu..



Sondan başlayalım, Bu Kasımpaşa belli ki, çok can yakar.. Müthiş bir kadro oluşturmuş.. Ligin ilerleyen haftalarında çok zor yenilir..



Fatih Hoca, başlangıç kadrosunu yanlış kurduğu kanaatindeyim.. Amrabat bu tip maçların kesin ilk 11 oyuncusudur. Çünkü Kasımpaşa kapacak, uzun ve kontra toplarla gol bulacak.. Ana taktik budur.. Bu taktiğin bozulması için kanatların iyi çalışması ve rakip eksilten Emre Çolak gibi bir oyuncuya daha gereksinim vardır..



Maalesef Galasaray’ın gol bulma sendromunu hala üzerinden atamadığı ortadadır..  İlk yarım saatte en az 2-3 net gol poziasyonu yakalıyorsun ama atamıyorsun.. İlk yarı bitmeden golü buldu.. İkinci yarı başladı, yine direkten dönen top, yine cömertçe harcanan net gol poziasyonları.. Böyle durumda kullanılan serbest vuruşla Kasımpaşa golü buldu.. 1-1 oluyor, ondan sonra Melo, Amrabat oyuna giriyor, yüklen babam yüklen, gol bulmaya çalışıyor.. Maçın bitmesine 2-3 dakika kala galibiyet golünü buluyor ve 2-1 kazanıyor.. Oysa normalda hem maçı rahat kazanacakken hem de bu kadar stres yaşamayacakken son dakikalara kadar çırpınıp duruyorsun..



Bu galibiyet çok önemlidir.



Neden?



Çünkü hem ligin ilk maçı olması, hem de muhtemel rakiplerinin berabere kalması, Galatasaray’a psikolojik üstünlük sağlayacaktır..