29 Ağustos 2013 Perşembe

Galatasaray Şampiyonlar Ligi Grubu ve şansı..


Galatasaray-Real Madrid

Juventus-Galatasaray

Galatasaray-Kopenhag

Kopenhag-Galatasaray

Real Madrid-Galatasaray

Galatasaray-Juventus

Fikstür nasıl?

Ehee idare eder.. İlk maç kendi sahamızda Real Madrid harici bir takımla olsaydı çok daha avantajlı olurdu..

Her neyse bu tablodan ne çıkar?

Bence son maç final olur.. Galatasaray-Juventus maçı ya gruptan çıkarız ya da UEFA Avrupa Kupasına kalırız..

Nasıl mı?

Galatasaray-Real Madrid maçına 1 puan yazdım..

Kopenhag maçlarında 6 puan yazdım..

Etti mi 7?

Real Madrid Galatasaray maçına sıfır yazdım..

Ve son maç Galatasaray-Juventus ya herro ya merro karakteri taşıyacaktır.

Hadi hayırlısı bakalım..


Valla 3. olsak, UEFA Avrupa Kupasına katılsak ve bu kupayı 1 kez daha alsak hissiyatı içimden geçmiyor değil.. 

11 Ağustos 2013 Pazar

Galatasaray-Fenerbahçe süper kupa maçı skoru..


Twitter ve Facebook üzerinden yazmıştım.

Galatasaray-Fenerbahçe Süper kupa maçının skorunu bilene imzalı kitap gönderiyorum.. Mention/yorum yaparak skor tahmininde bulunabilirsiniz..


Twitter üzerinden mention yaparak katılanlar:

Seyhun Urla @surla23h 4-2 Galatasaray alır.


Facebook üzerinden yorum yapanlar:

Mustafa Arabacıoğlu 1-1 biter uzatmaya gider.. Kitabı hemen gönder dostum...

Dilek Çınar Konuyla ilgiyi hiç fikrim yok ama atıyorum :)) 2-1 Cimbom alır..


Sinem Öztürk Özdamar gs 2 - fb 1 (sinem)

Sinem Öztürk Özdamar gs 2 - fb 0 (melos)

Sinem Öztürk Özdamar gs 3 - fb 1 (özgür)

Sadık Çamoğlu 10-0 Bildim, ben de isterim bende..

Öncelikle katılım için teşekkürler.. Katılan ve isabetli tahmin yapanları gece 22.30 civarında öğreneceğiz. Saat 20.30’a kadar yorum ya da  mention yaparak katılım yapabilirsiniz, yani şansınız devam ediyor..



29 Temmuz 2013 Pazartesi

Galatasaray ideal kadrosu ne olsun?


Böyle bir tartışmaya girmeden kuralları ve oyuncuları sayalım mı?

Bir kere sahada sadece 6 yabancı olacaktır. Gerisi tribüne gidecektir. Gerisi dediğimizde toplam 4 yabancıdır. Tribünde 5 yabancıya da yer yoktur. Zaten TFF lisans vermemektedir. Bir kulübü toplam 10 yabancısı için lisans yani izin çıkarmaktadır.

Gelelim Galatasaray’ın yabancılarına..

Fernando Muslera
Dany Nounkeu
Emmanuel Eboue
Felipe Melo
Albert Riera
Wesley Sneijder
John Elamander
Didier Drogba
Nordin Amrabat

Emmanuel Culio (GİDECEK), Tomas Ufalusi (GİDECEK) ayrılırsa; 6+4+0 formülüne uygun olabiliyor.

Gelelim yerlilere..

Kaleciler: Eray İşcan, Aykut Erçetin ve Ufuk Ceylan

Defans (stoper) ikilisi: Gökhan Zan, Semih Kaya

Sol kanat defans: Hakan Balta

Sağ kanat defans: Sabri Sarıoğlu

Orta Saha Göbek: Selçuk İnan, Yekta Kurtuluş, Ceyhun Gülselam, Erman Kılıç

Sağ kanat ileri: Colin Kazım, Engin Baytar, Yiğit Gökoğlan (GİDECEK)

Sol kanat ileri: Hamit Altıntop, Emre Çolak

Forvet: Burak Yılmaz, Umut Bulut, Sercan Yıldırım (GİDECEK)

En son Slovenya kampı ve Napoli hazırlık maçının kadrosu şöyledir:
-Fernando Muslera, Eray İşcan, Aykut Erçetin, Ufuk Ceylan

–Gökhan Zan, Albert Riera, Dany Nounkeu, Aurelien Chedjou, Hakan Balta, Semih Kaya, Emmanuel Eboue, Sabri Sarıoğlu

–Felipe Melo, Hamit Altıntop, Ceyhun Gülselam, Selçuk İnan, Wesley Sneijder, Erman Kılıç, Yekta Kurtuluş, Engin Baytar, Emre Çolak, Nordin Amrabat, Kazım Kazım

– Johan Elmander, Didier Drogba, Burak Yılmaz, Umut Bulut.

Şimdi en zor işi geldik..

İdeal 11’i bulmaya.. Valla tüm maçlarını izlediğim Galatasaray takımının geçen 2 yılını dikkate aldığım zaman hayalimdeki ideal 11 şöyledir:

Muslere (kaleci)

Ebue-Chedjou-Semih-Hakan Balta (zorunlu olduğu için)

Selçuk-Melo (Orta saha)

Kazım-Sneijder (Kanatlar)

Drogba-Burak (Forvet)

6 yabancı ve 5 yerli benim ideal kadromdur..

Elbette Teknik Direktör Fatih Terim, form durumuna göre, hafta için çalışmasına göre, sakatlık durumuna göre o kadar çok seçeneği var ki; inanın bunun karşısına başka bir 11 çıkar, ligde ilk 3’e oynar..

İsterseniz deneyelim mi?

Kalede Eray ya da Aykut olsun,

Defans 4’lüsü Dany, Gökhan Zan, Sabri, Riera

Orta saha 4’lüsü Yekta, Ceyhun Gülselam, Emre Çolak, Engin Baytar

Forvet: Umut Bulut, Elamander

Bahse girerim, Galatasaray’ın bu yaptığım 2.takım kadrosu kesinlikle ilk 3 hadi bilemedin ilk 5’e kafadan oynar..

Bu örneği niye verdim?

Galatasaray Teknik Heyetin seçim işinin ne kadar zor olduğunu kanıtlamak içindir..

Okuyan ve arzu edenler ideal 11’lerini yorum kısmına yazabilirler..

Galatasaray bu yıl ligi forsa eder, şampiyonlar liginde ise ilk 4 vazgeçilmez hedefidir..


26 Temmuz 2013 Cuma

Başbakan Erdoğan, hala aynı hatada ısrar ediyor..


Başbakan Erdoğan, tam olarak ne söylediğine bakalım, sonra yorumlayalım..
"Bu soruyu CAS'a sorsanız daha iyi olur. Başbakan olduğum için bütün takımlara eşitim. Çocukluğumdan bu yana Fenerbahçe'ye ayrı bir yakınlığım var ama bu konu farklı."
"UEFA'nın Türkiye'deki toplantısında tüzel kişiler yerine bireylerin cezalandırılmasını savunmuştum. Bu konuda siyasi parti ve dernekler için de aynısını savunuyorum. Bu şekilde milyonlarca taraftarı da cezalandırıyorsun. Şahıslara ceza verin ama kulübü küme düşürme, puan cezası gibi şeyleri tasvip etmiyorum."
"Bu kurallar yıllardır UEFA'da geçerli diyorlar. Gelin bu yanlışı düzeltelim. Yıllardır süren bu yanlış, kulüplerin boynunda testere gibi durmasın. Gelin hep beraber kaldıralım."
Sorular karşılığından Başbakan Erdoğan’ın ağzından çıkan cümlecikler bunlardır..
Gelelim şahsi düşünce ve yorumuma.. Bir kere Türkiye’de bu işlerin Arap saçına dönmesinin tek müsebbibi Başbakan Erdoğan olduğuna kesin kanaat getirdim.. TFF Başkanı, Gençlik ve Spor Bakanı vasıtasıyla Başbakan Erdoğan ne dediyse aynısını uyguladı..
Nasıl mı?
İşte sportif yargılama sonucunda şahıslara ceza verdi ama kulüplere hiçbir ceza vermedi.. Başbakan Erdoğan’ın isteği aynen yerine getirildi.
Türkiye içi tamam ama Türkiye dışı yani UEFA kanadı bir türlü bu telkini yemedi, en sonunda Fenerbahçe ve Beşiktaş kulüplerine ceza verdi.
Başbakan Erdoğan’ın mantık hatası yaptığını çok basit örnekle açıklamaya çalışayım. Farz edelim, ‘X’ kulübün ‘Y’ başkanı şike, teşvik suçlarını işliyor. Ve TFF talimatlarına aykırı davranıyor. Talimatı çiğneyen zaten karşısında cezası yazıyor. Başbakan Erdoğan’ın düşüncesine göre ‘Y’ şahsına ceza verelim ama ‘X’ kulübüne vermeyelim. İyi de o ‘Y’ şahsı ne için ve kimin menfaati için şike-teşvik suçlarını işledi? Tamamen ‘X’ kulübün menfaati içindir. İşte şampiyon olsun, işte küme düşmesin falan filan gerekçelerle..
Ehee kulüp nasıl cezasız bırakılacak? Bunun mantığı var mı?
Oysa evrensel spor hukukuna göre hem kulübü yöneten şahıs hem de kulüp cezalandırılacak ki gelecekte diğer kulüplere ve yöneticilere ders olsun..
Bir de özerk olduğunu iddia edilen TFF’nin siyasetin içine ne kadar girdiğinin bu meselede iyicine kanıtlanıyor.
Sonra Başbakan Erdoğan’ın 25 milyon Fenerbahçeli, 15 milyon Beşiktaşlı var, onların hakkını savunacağım derken mağdur olan 1 kişi dahi olsa; adaletin terazisi ne olacak?
Ama anlayabiliyorum, futbolu bile siyasete alet ediliyor ya, yuh diyorum. Seçimler yaklaştı, bazı takımların taraftarına göz kırpıldı..
Ha bunu yapan sadece Başbakan Erdoğan değildir, CHP ve MHP’de yapmaktadır. Bence çok yanlış kulvarda koşmaktadırlar.. Çünkü bu kulvar çok taşlıktır, düşersiniz, bir yeriniz kırılır.. Buralara hiç girmeyin en iyisi..

Yahu bırakın kendi mecrasında olay çözülsün.. İşte bağımsız yargı var diyorsak; siyasetten kimse müdahil olmadan her şey ortaya çıksın..

Müstakbel yengemiz Yolanthe Cabau, limitleri zorluyor..


Bir dergiye verdiği röportajda özetle; ‘Wesley Sneijder öncesi lezbiyen ilişkim oldu, bundan utanmıyorum, yeniliklere karşı çıkan bir kadın değilim, eğer ben, Sneijder ve bir kadının daha katılımıyla oluşan 3’lü fanteziye hayır demem..’

Özetin özeti bu kadardır..

Beni ilgilendiren Bayan Cabau’nun özel hayatı değildir. İstediği hayali, istediği fanteziyi kurabilir, ister tatbik eder, ister etmez, bana ne..

Yorumcu ve yazar olarak beni ne zaman ilgilendirir?

Bu hayallerini ve fantezilerini kamuoyuna ortak ettiği zaman..

Şimdi Galatasaraylı olarak müstakbel yengemiz Yolanthe Cabau’nun bu açıklamaları limitleri zorlamaktadır. Hayır, bu özel ilişki modeline herkes niye ortak edilir? Kamuoyu, yengemizin yatak odasına dair fantezi ve hayallerini bilse ne olur, bilmese ne olur, kaldı ki niye bilsin..

Neyse bence bu hoş ve estetik olmamış.. Yengemiz bu tür mahremlerini anlatmasa ve limitleri zorlamasa iyi olacak gibi geliyor bana..

Ha illa da özel hayatını deşifre etmek istiyorsa; otursun, bir kitaba kaleme alsın, yayınlasın.. Tamam, onun anlaşılır bir tarafı vardır, ama böyle ayaküstü gazetecilere demeç ya da röportaj vermek sıkıntı yaratıyor..


23 Temmuz 2013 Salı

Felipe Melo, Galatasaray için anlamı nedir?


2 sezondur hem TT Arena’da hem de televizyon karşısında Galatasaray seyircisi Melo’yu çok sevdi. İşin gerçeği ben de çok sevdim..

Ha çılgın mı? Çok çılgın..

Evet, problemli mi? Çok problemli..

Agresif mi? Çok agresif..
Zeki mi? Çok zeki..

Her takıma bu tip bir oyuncu gerekli midir?

Gereklidir ve bu tarz oyuncu sayısı 2 olursa; o takımda savaş çıkar..

Galatasaray takımı için kattığı anlam nedir? Ya da ne yapıyor maç esnasında Melo?

Hırs ve saldırganlığı Galatasaray’ı sürüklüyor; aynı zamanda rakibi ürkütüyor..

Anımsayın ilk sezonunu!  TT Arena’da Fenerbahçe’yi 3-1 yendiğimiz maçtı.. Rakip orta sahayı duman etti, köşe vuruşundan gol yaptı, pitbull gösterisiyle herkesi ısırırım taklidi gerçekleştirdi ve çok tuttu, sevinci önce tribüne sonra ülke sathına yayıldı..

Daha bir futbolcu, başka ne yapsın?

Ha soyunma odasında takım arkadaşı Riera’yı saldırması tasvip edilecek bir vukuat değildir ama boşuna çılgın demiyoruz.. Melo böyle birisi işte..

Tüm maçlarına bakın, orta sahada ve oyun kurucu rakip oyuncunun peşini bırakmaz, sürekli faullerle taciz eder ve yıldırır.. Çok da zekidir, çünkü sarı kart gördüyse; bir kez daha rakibe yanaşmaz..

Argo tabirle fırıldak bir oyuncudur ama başta söylediğim gibi her takıma böyle bir oyuncu profili gereklidir.. Tabii ki bu benim görüşümdür..

Fatih Hoca, sanki Melo’nun davranışını bilmiyor mu? Bal gibi biliyor ama sahaya yansıtmak istediği futbol felsefesine yüksek oranda katkı yapıyor, ondan dolayı da gerekli toleransı gösteriyor..

Kim ne derse desin, Galatasaray’ın son 2 sezon şampiyonluğunda önemli ölçüde katkısı olmuştur..

Melo, öyle de, böyle de Galatasaray’a gereklidir.. Onu bilirim, onu söylerim..


21 Temmuz 2013 Pazar

Fenerbahçe-CAS sonucu üzerinden bahis-iddia açıyorum..


Malumunuz 28 Ağustos 2013 günü UEFA’nın verdiği 2 yıl Avrupa’dan men cezası CAS’ta karara bağlanacaktır..

Peki, karar ne çıkacaktır?

A. Cezanın kaldırılması yani yok sayılması..

B. Cezanın onanması yani kabul edilmesi..

C. Cezanın 1 yıla indirilmesi..

D. Cezanın 1 yıla indirilmesi ve 2011-2012 sezonunda gitmediği Avrupa Kupalarının yerine sayılması yani cezasını tamamlanmış denilmesi..

E. Hiçbiri..

Sizce 5 (beş) şıktan hangisi olacaktır?

Bahse-iddiaya katılır, yorumla bildirirseniz, elbette bilirseniz, kurayla belirleyeceğim 3 şanslı kişinin adresine; hiçbir ücret ödemeksizin PTT yoluyla, imzalı kitaplarımı göndereceğim..

Hadi bakalım, bahis-iddia açılmıştır. Yorum bildirme hakkınız sadece 1 (bir) kez olup tekrarı halinde bilseniz bile kuradan çıkarsınız..

İsterseniz, ilk bahis-yorum benden olsun..

Ben işin doğrusu her şeye açık bir süreç olarak görüyorum. Yine de bahis-iddia şıkkım ‘B’ dir..


19 Temmuz 2013 Cuma

Kasımpaşa Kulübü çevir gazı yanmasın..


Bakın önce neler oldu, neler bitti, bir anımsayalım, sonra yorumlayım

Tarih: 14 Temmuz 2013 
Kasımpaşa Kulübü Başkan Vekili Hasan Hilmi Öksüz, Fenerbahçe Kulübü'nün UEFA'dan aldığı 2+1 yıl Avrupa kupalarından men cezasıyla ilgili UEFA Tahkim Kurulu'na yaptığı savunmada şahit olarak ifade veren futbolcuları Orhan Şam'ı kadro dışı bıraktıklarını ve affetmeyeceklerini söyledi.
Öksüz, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Orhan'ın kendilerinden izinsiz olarak Fenerbahçe'nin savunmasına katılmak için İsviçre'nin Nyon kentine gittiğini belirtti.
Başkan vekili Öksüz, Orhan Şam tarafından kendilerine herhangi bir izin talebi gelmediğini kaydederek, "Bu olay bizim iznimiz dışında gelişti. Böyle bir seyahate katıldığı için Kasımpaşa Kulübü olarak, bu tür bir olaya sessiz kalamazdık. Bizden izinsiz Fenerbahçe'nin davasına gitti ve bunun bir cezası olmalıydı. Bu yüzden kadro dışı bırakıldı" diye konuştu.

"Bu işin sorumlusu Fenerbahçe Kulübü'dür"

Hasan Hilmi Öksüz, Fenerbahçe Kulübü'nün savunma yapması için çağırdığı Orhan Şam'ı zor durumda bıraktığını ileri sürdü.
Sarı-lacivertli kulübün yanlış yaptığını iddia eden Öksüz, şunları kaydetti:
"Orhan'ı o savunmaya davet eden Fenerbahçe Kulübü'dür. Kulübün, bizden  izin alması gerekirdi. Kasımpaşa'nın sözleşmeli futbolcusunu mahkemeye götürüyorsunuz ve ortada bir yargılama, savunma konusu var. Fenerbahçe'nin bizden izin alması gerekirdi. Burada hoş olmayan bir durum ortaya çıktı. Buna sebep olan da Fenerbahçe Kulübü'dür."

Orhan'ı affetmelerinin söz konusu olmadığını vurgulayan Öksüz, kısa süre önce Fenerbahçe'den renklerine kattıkları ve 2016 yılına kadar sözleşmesi bulunan 27 yaşındaki futbolcuyla yollarını ayıracaklarını dile getirdi.
Futbolcunun kendi başına bir işe kalkıştığını vurgulayan başkan vekili Öksüz, "Burada eğer futbolcu kendi başına iş yaparsa, cezasını görür. Orhan Şam maalesef böyle bir durum yaptı. Sonuç olarak Kasımpaşa'nın kendine göre bir disiplin durumu vardır. Bu konuda bir af olacağını sanmıyorum. Ödenmiş bazı paralar vardır.  O işler halledildikten sonra Orhan'ın sözleşmesi fesh edilecektir" ifadelerini kullandı.

Tarih: 17 Temmuz 2013
Kasımpaşa yönetimi, Fenerbahçe Kulübü ile İsviçre’ye giderek UEFA’da yapılan savunmaya katılan futbolcusu Orhan Şam‘ı affettiğini açıkladı.
Kasımpaşa Kulübü’nden konuyla ilgili şu açıklama yapıldı:
“Sezon başı sözleşme imzaladığımız oyuncumuz Orhan Şam ile ilgili olarak son dönemde kamuoyuna yansıyan haberler ışığında kendisi ile görüşülmüş olup karşılıklı bir yanlış anlama meydana geldiği anlaşılmıştır. Oyuncumuz takım ile birlikte bugünden itibaren yeniden idmanlara başlayacaktır. Kamuoyunun bilgisine sunulur.”
Yorum:
Biraz inceledim Kasımpaşa Kulübü’nün resmi internet sitesini.. İşte Yönetim Kurulu Üyelerine baktım, abi, hepsi kelli felli işadamı, önceden kulüp yöneticiliği tecrübesi olan değerli insanlardır..

Orhan Şam isimli futbolcusu, şunu yapmış, bunu yapmış, doğru yapmış, yanlış yapmış, hiç bunlara girmem.. Kulübün başkan yardımcısı resmi açıklama yapıyor hem de yalanlanması mümkün değildir, devletin resmi ajansı olan AA’ya..

‘İşte affetmek söz konusu değildir, burası ciddi bir kulüptür, disiplinsiz davranışlar cezasını bulur ve herkes buna katlanır’ mealinde çok güzel, çok hoş, bir o kadar takdire şayan duruş gösterilmiş ve kulüp ilkesi vurgulanmıştır..

Anaaa aradan 3 gün geçti. Pat diye bir açıklama daha..İşte affettik olarak özetlenen ancak kendisini inkar eden, kendisini yalanlayan, tutulacak tek bir dal dahi bırakmayan, manasız, geçersiz ifadeler;  Kasımpaşa Kulübü resmen uçuruma atılmıştır.

Türk futbolunda şöyle ilkeli, prensipli, duruşlu bir kulüp görsem dişimi kıracağım denir ya, hayret ki yok arkadaş yahu..

Hani Fenerbahçe ceza alırsa, Kasımpaşa Avrupa Kupalarına gidecek ya, ondan dolayı Orhan Şam’a kızdı ya, sonra karar açıklandı, Kasımpaşa kupalara gidecek, Orhan Şam affedilecek..

Yapmayın abi, bu kadar hamur duruşu olmaz yahu..

Ne oldu şimdi?

Kasımpaşa gidemiyor, ne yapacaksınız?

Orhan Şam’ı bir daha mı göndereceksiniz?

Çocukta ne olduğunu anlayamadı, bir kalıyor, bir gidiyor, tekrar kalıyor..

Neyse ben başka söylenecek söz bulamıyorum.


18 Temmuz 2013 Perşembe

Fenerbahçe Kulübü Başkanı Aziz Yıldırım son ruletini oynuyor..


Bugün öğleden sonra önce Fenerbahçe Kulübü Başkanı Sayın Aziz Yıldırım’ın FB-TV’den yaptığı kısa açıklamayı izledim. Önce şaşırdım ve sonra eğer ‘’CAS yürütmeyi durdurma kararı verdiyse; bu iş bitmiştir’’ dedim içimden..

Sonra CAS’dan gelen açıklama ise her şeye tüm çıplaklığıyla orta koydu.

Ne diyor açıklamasında CAS?

Avrupa Futbol Federasyonları Birliği (UEFA) ile Fenerbahçe ve Beşiktaş'ın, hızlı yargılama yapılması konusunda aralarında anlaşmaya vardığı ve iki kulübe mahkeme kararına kadar herhangi bir yaptırım uygulanmayacağı.. Böylece Fenerbahçe, UEFA Şampiyonlar Ligi, Beşiktaş ise UEFA Avrupa Ligi'nde yapılacak kura çekimlerine katılabilecek. Ayrıca Fenerbahçe ile ilgili kararın 28, Beşiktaş ile ilgili kararın ise 30 Ağustos'tan önce verileceği..
Sonra Fenerbahçe’nin CAS'ta görülecek davasının tarihi belli oluyor. CAS'ta duruşma 21 ve 23 Ağustos tarihlerinde gerçekleşecek, 28 Ağustos 2013 tarihinde ise nihai karar verilecektir.

Bunun anlamı nedir?

UEFA diyor ki ‘Şampiyonlar Ligi Grup Kurası’na kadar dava bitecekse; benim açımdan sorun yoktur, hem Fenerbahçe hem de Beşiktaş ön eleme kura çekimini katılabilir..

CAS diyor ki ‘evet, bitiririm, hızlandırılmış yargılama yaparım’; bu şartları hem Fenerbahçe hem de Beşiktaş kabul ediyor.

Kısaca teklif kimden geldiyse geldi ama UEFA-CAS-Fenerbahçe ve Beşiktaş mutabık kalıyorlar. Yargılama prosedürüne ve sonucuna razı olacaklarını hem UEFA’ya hem de CAS’a beyan ediyorlar.

Sonuç olarak CAS, 28 Ağustos 2013 günü nihai kararını açıklayacaktır.

Ya diyecek ‘evet, UEFA Disiplin Kurulu ve UEFA Tahkim Kurulu’nun Fenerbahçe’ye verdikleri 2 yıl Avrupa’dan men cezası yerindedir’

Ya da ‘hayır, bu ceza yerinde değildir ve kaldırdım’ ..

Eğer ceza kalkarsa; Fenerbahçe Kulübü Başkanı Sayın Aziz Yıldırım, hakikaten kral olarak kalmaya devam edecektir, kendisi istemediği müddetçe hiçbir güç onu başkanlıktan indiremez..

Eğer ceza onanırsa; işte Sayın Başkan’ın son rulet hamlesi hüsranla sonuçlanacaktır ve elinde süpürgeyle olup bitenleri temizlemeye çalışacaktır.  

UEFA da kendince akıllı bir taktik izlemiştir. ‘CAS’da 7-8 ay sürecek davayla uğraşacağıma, şampiyonlar ligi grup maçları başlamadan bu son kapıyı da kapatayım, hem benim başım ağrımasın, hem de aksi bir kararda tazminat mazminatla uğraşmayayım’ diye düşünmüştür..

Ha keza Fenerbahçe Kulübü Başkanı da akıllıca bir taktik izlemiş, ‘28 Ağustos 2013 tarihine kadar yaklaşık 40 gün zaman kazanmış olup bu zaman zarfında yapabileceği tüm hamleleri hesaplayacak, düşünecek, taşınacak ve en iyi sonucu elde etmeye çalışacaktır’..

Bakalım, rulet masasından kim kazanan olarak kalkacaktır?

UEFA mı, Fenerbahçe Kulübü Başkanı Aziz Yıldırım mı?


Bunu hep beraber 40 gün sonra öğreneceğiz..

17 Temmuz 2013 Çarşamba

Fenerbahçe kalecisi Volkan Demirel konuştukça batıyor..


Geçen yıl bir gazeteciye ‘’Seni evinden aldırırım , seni evden aldırmazsam ben de Volkan Demirel değilim’’ dedi ve mafyatik bir dille tehdit savurdu..

Derken hafızam beni yanıltmıyorsa; geçen yıl yine bir gazeteciye ‘’UEFA hakkımızı geri verdi, geçen sezon kupaya almama haksızlığını da tescil etti’’ dedi.

Derken UEFA, Fenerbahçe’ye 2 yıl Avrupa Kupalarından men cezası verdi ve tahkim onayladı. Yine Volkan Demirel, diğer 2 futbolcuyla (Emre ve Kuyt) birlikte kameralar karşısına çıktı.

Bakın özetle neler dedi ve ne yanıt verdim?

Volkan Demirel: Madem bir şey yaptık karşımızdakilerde çıkıp biz de yaptık desin. Maçları satanlarda çıksın biz maçları sattık şike yaptık desinler böyle bir şey yok yani. Tek taraflı yapılmadı bu şikeler yapıldığı söyleniyor ya.

Yanıt: Ah kardeşim Volkan! Ya işine gelmiyor ya da saf ayaklarına yatıyorsun.. Fenerbahçeli 2 asbaşkan hem spor hukukundan hem de ceza hukukundan ceza almadı mı? Futbolcu İbrahim Akın, şikeye karıştığı için spor hukukundan 2 yıl men cezası, ceza hukukundan hapis cezası almadı mı?

Volkan Demirel: Konuşursam ağır konuşurum. Ben hiç bir şeye inanmıyorum. UEFA'ya iddia geliyor, okuyor, tapelere bakıyor. Yabancı bir adam ne kadar Türkçe'yi bilir. Ben İngilizce konuşan veya sayfalarca yazıyı ben çözemem. Normal bir insan olarak UEFA'nın kararına saygı duymuyorum. Gerekli yazıyı yazacağız ve bir cevap bekleyeceğiz.

Yanıt: Sevgili Volkan! İyi de daha geçen yıl Türkiye’ye gelen futbolcunuz Kuyt, maşallahı vardır, Türkçeyi sökmüş, 10 binlerce sayfadan oluşan dosyayı okumuş ve Fenerbaçe’nin masum olduğu kanaati hasıl olmuş. Buna ne dersin peki?

Esas konumuza gelelim.. Volkan Demirel belli ki Sayın Başkan Aziz Yıldırım’ı çok seviyor, hani ölürüm ben onun yoluna gibi şarkı sözü falan vardır ya, Volkan işte o kadar çok seviyor..

Oysa bu davada Emre hariç hiçbir Fenerbahçeli futbolcu ismi telaffuz edilmiyor. 2010-2011 sezonunda Fenerbahçeli futbolcular gerçekten hiçbir şeyden haberleri yok ve sadece futbollarını oynadılar. Fakat Fenerbahçe takımının bazı yöneticileri bu işlere girmişler, bu kesin yargıyı diyebiliyorum, çünkü hem mahkeme kararı hem de UEFA kararı tescil ediyor yani girmişler diyor..

Fenerbahçe’yi savunacak olan futbolcu değildir. Fenerbahçe kongresi bu işleri takip edecek, savunacak yönetim seçmiştir. Futbolcular, sizler bu işlere girmeyin, sizler asli işinizi yapın, yani topunuzu oynayın..

Sonra bir laf daha etti Sayın Volkan Demirel, ‘’işte kıçımla topu kestim, o gol olsa, maç 2-2 olacaktı, ben de mi şike yaptım’’ mealinde ifade kullandı.. Bu toplara girme Sevgili Volkan! Birisi de çıkar der ‘’o kadar maçtan eminsin ki gol yesen bile, nasıl olsa takım galip gelecek’’  Yapma, böyle figürler, bu ayaklar hiç hoş değil.. İtham edilen yöneticiler savunsun kendilerini.. Sen kalecilik mesleğini yap, sonra sen profesyonel futbolcusun, yarın bir gün Sayın Aziz Yıldırım gider, o zaman sen de gitmek zorunda kalırsın..